10 Ağustos’ta halktan yedikleri şamara rağmen “Başarılıyız” deyip koltuklarına sıkı sıkıya sarılan parti liderleri bir tarafta, seçim öncesi “Erdoğan morarır” diye atıp tutan, ama hiçbir şey olmamış gibi bugün köşe döşenmeye devam eden kalemşörler diğer tarafta. Her iki taraf da şimdi birbirini suçluyor. Bir taraf oy kullanmayan tatilcilere kabahat buluyor, diğer taraf da seçim öncesi yerlere göklere çıkaramadığı Kılıçdaroğlu-Bahçeli ikilisinin istifa etmesi gerektiğini söylüyor. Oynanan bu tiyatroda cevap bulması gereken soru ise şu oluyor: Hadi morarmadınız, peki yüzünüz de mi kızarmıyor?
İŞTE O YAZI:
(...) Seçim sonucunun yarattığı beşinci yenilgiden sonra CHP’de; “Koymuş postasını... Görmüş restini...” rüzgarı esmeye başladı. Emine Ülker Tarhan‘ın ve Muharrem İnce‘nin yanında yer alan milletvekilleri (...) özeleştiri yapmaya yöneldiler. Kılıçdaroğlu’nu sözünün eri olmaya ve “partinin başından çekilip” istifa ederek Kurultay’ın toplanması yolunu açmaya çağırdılar.
MHP ise ölü sessizliğinde...
Eski kartpostaldan memnun.
Bahçeli’ye tek eleştiri olmadı.
Beş seçimdir AKP karşısında “oylarını bir kaç puanın ötesinde artıramayan” Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi “ben riski üzerime alıyorum...” demişti.
Dürüst olmalıyız.
Açık konuşmalıyız.
Kılıçdaroğlu, topu taca atıyor. (...)
Necati Doğru/ / SÖZCÜ
Akit Arşiv sayfasından...