• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Milli Eğitim Bakanına mektup!

Yeniakit Publisher
2024-04-06 12:45:00 -
Milli Eğitim Bakanına mektup!

Yazar Aydın Başar, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e açık mektup yazdı.

Eğitimci – yazar Aydın Başar, irfandunyamiz.com’daki yazısında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e açık mektup yayınladı.

Başar’ın mektubunun tam metni şöyle:

Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’e…

Muhterem Bakanım

Müsaadenizle iki bölümde görüşmek istediğimiz konuyu arz etmek istiyoruz. Birinci bölümde kısaca konuyu arz edip ikinci bölümde de talebimizi arz edeceğiz. Anlatacağım meselenin ıstırabını yaşadığımız için bu yazıyı yazmak zorunda kaldık. Konu şahsi ve maddi bir konu olmayıp tamamen toplumu ilgilendiren bir meseledir.

Birinci bölüm

3 yılı idarecilik olmak üzere 17 sene vazife yapmış bir öğretmen olarak sürekli gözlem yapmaya gayret ettik. Son dönemlerde duygusal olmayan, akılcı ve matematiğe dayalı bir anlayışla eğitimi belli standartlara ulaştırmak için yapılan iyi şeylerin farkındayız. Fakat ne yazık ki nesillerin maneviyatı noktasında, başörtüsü serbestliği, andımızın kaldırılması, bazı seçmeli derslerin konulması ve müfredattaki olumlu gelişmeler dışında hiçbir iyi gelişme olmamış tam tersine eskisinden kötü hale gelinmiştir. Bu, sadece nesillerin maneviyatı özelindeki bir tespittir.

Eğitim sistemine ve okulların haline baktığımız zaman bunu şöyle bir benzetmeyle anlatmak isteriz. Farz edin ki bazı kimseler çocuğunuzu yakalamış, dikenli tellerle bağlamış ve yine dikenli tellerle boğmak istiyor. Çocuğunuz çırpınıyor, çocuğunuz feryad ediyor, “anne baba beni kurtar” diye yalvarıyor. Manevi gelişim açısından bakıldığında eğitim sisteminin hali tam da böyle.

Okullarda neler olup bittiğini bilen öğretmenlerin bazı şeyleri anlatmaları mümkün değildir. Çünkü okulları, kurumları, iktidarı karalama yaptıkları zannıyla suçlanabilirler. Samimi, inançlı ve dertli öğretmen tanıdıklarınıza sorarsanız öğrencilerdeki ahlaki bozulmanın artık korkutucu bir boyuta geldiği anlaşılacaktır.

Diğer taraftan başkaca büyük sorunlar da bulunmaktadır. Misalen 2024 yılında olmamıza rağmen hala Cuma saatinde ders işlenmekte ve milyonlarca öğrenci Cuma namazına gidememektedir. Yine bir başka sorun bir çocuk din dersi ile ana sınıfında tanışması gerekirken dördüncü sınıfta tanışabilmektedir. Bunlar maalesef pek dillendirilmeyen sorunlardır.

Çözüm önerisi

Fakir bu ve benzeri konulardaki sorunların çözümü noktasında, iş bilenlerle çalışılırsa en başarılı neticelerin alınabileceğine inanıyorum. İşin dertlisi olan kişilerle istişare yapılması gerektiğini düşünüyorum. Neler yapılması gerektiği konusunda yüzlerce önerim bulunmakla beraber, gözlerimize bakarak ve bizi zaman ayırarak dinleyecek yetkililere bunları anlatmaya hazırız. Fahri olarak hizmete hazırız.

Fakat üzülerek görüyoruz ki vakit geçiyor, ikindi vakti çıkıyor, dert büyük ve yapacak çok şey var. Biz çocuklarımızı sıkalım, bunaltalım, bazı şeyleri onlara dayatalım demiyoruz ama onların manevi gelişmelerini de dikkate alalım diyoruz.

Çözümü biz de biliyoruz, işler sanıldığı gibi kolay değil” denilebilir elbette. Buna saygı duyarız. Ancak biz de kendi üzerimize düşen vebali bir nebze olsun hafifletebilmek için bu yazıyı yazmış bulunduk. Hatta böyle iyi niyetli girişimlerin bazen soğuk karşılandığını bile bile Mevla’ya güvenerek yazdık. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin şu dizesiyle sözü bitirmek isteriz. “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.”

Aydın Başar

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

asim keski

Insallah mektubu yazan Ögretmeni "sen nasil oluyorda bizim görmemiz sesleri görüyorsun, boyunu aşan işlere kalkisiyorsun, sen isine bak" gibi sebeblerden dolayi sürgün etmezler. Ülkenin en büyük sorunun nu Milli egitim oldugunu her gelen hükmet ve b akan söyledi ama neden kötüye gitti? arastirma geregi duymuyorar cünkü her gelen, tertemiz takim elbiseyi giyer miss gibi tahtina oturur, 40 derece sicakta bile kiravat takma eziyetine katlanir kasila kasila saga sola dönerek talimatlar verir.verilen talimatlar yerine gelir. alt kademelerde hic kimse görüs bildiremez cönkü üsttekinin engin öngörüsüne siginir. BIzim ülkemiz malesef kurulusundan bugüne böyleydi. degismeeeez.

asim keskin

Bizler, Milli egitimin disiplinli döneminde okuduk. 50 kisilik sinita bir iki kisinin yaramzligi yüzünden 50 kisilik sira dayagi yedik. bence haketmisiz. Cünkü diger 48 kisi o iki veled-i zinaya hakim olabilseydik. ona haklettigi dersi verebilseydik o dayaklari yemeyecktik.Demekki otokontrol cok önemli. Ve Ögretmen bizim icin bir askeri konutan gibiydi. Ist e o düzen yeniden gelmeli dayakla sopayla egitim dönemi geri gelmeli.Siz displini cocugun kendisine ailesine birakirsaniz avrupanin kokusmus aile yapisini jet hiyzila eve getrisiniz. Böyle de oldu malese. Ülkemizde Linc kültürü gelismeli ki kimse yamuk yapmasin. POlis iyi egitlmeli ve eline Job verilmeli. bir kavgada kimin hakli oldugunu hemen cikarabilmeli ve onlarin anasini oracikta aglatmali. okulda ögretemen zibidilerin anasini oracikta aglatmali. yoksa bu ülke bes yila kalmadan darmadagini,k olur.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23