• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Margarin ne menem bir şey?

Yeniakit Publisher
2018-10-21 16:08:00 -
Margarin ne menem bir şey?

Ülkemize “margarin” denilen yağ türü 50’li yıllarda girdi. Uluslararası şirketler üretiyordu ve halkımız bu yağın ne menem bir şey olduğundan haberdar değildi.


Köylümüzden şehirlimize halkımızın kullandığı iki yağ çeşidi vardı. Kuyrukyağı ve zeytinyağı.. Koyun kuyruk yağı evlerde eritilir, tenekelerde saklanır, ihtiyaç oldukça her çeşit yapmakta kullanılırdı. Kuyruk yağının eritilmesi sonucunda kalan kıkırdaklardan “kete” denilen çörekler yapılırdı. Zeytinyağı, soğuk yemeklerimizde ve salatalarda tercih edilirdi.

Savulun margarin geliyor

Margarin Batı’nın sanayi ürünüydü. Alâyı valâ ile çok patırtılı bir reklam kampanyası ile piyasaya sürüldü.

Bilir misiniz; merak saikiyle alan aileler bu yağ ile yaptıkları ilk yemeklerde burunlarını tuttular. Bu nasıl birşeydi, bu nasıl yenebilirdi.. Yemekler ziyan olmuştu! Halkımızın ağız tadına uygun değildi. Millet irkildi. Elini çekecek oldu ama, margarin özellikle şehirli kısmına hem zahmetsiz hem de çok ucuz geldi. İnsanların çoğu suratlarını buruştura buruştura lokmalarını zor çiğneyip yutuyorlardı. Fakat özellikle ucuz oluşu margarine katlanan kalabalıkların giderek artmasına sebep oldu.

Lokantalar, aşevleri camekanlarına astıkları ve uzun süre tuttukları “Bizde margarin kullanılmaz” levhalarını yıllar içinde birer ikişer indirdiler..

Trans yağ nedir bilir misiniz?

Margarin propagandası o kadar yoğundu ki, çoluk çocuk ekmek üzerine sürüp yiyordu artık. Yemeklik tuzlusu da vardı 5, 10, 17 kiloluk tenekelerde, tuzsuz 100-200 gram paketlisi de..

50’li yıllara kadar ülkemizde kanser nedir bilinmezdi. 60’larda özellikle çocuklarda lösemi görülmeye başlandı.

Fakat kimse margarinin sıvı yağların katılaştırılmış hali olduğunu bilmiyordu. Bu yağlarda da fazla miktarda trans yağ oluştuğu da bilinmiyordu. Zaten trans yağ ne demek, 2000’li yıllarda anlaşılır oldu. Sıvı yağlar yüksek ısı altında margarine dönüştürülürken trans yağ oluşuyordu.

Bu arada koyun kuyruk yağı köylere çekildi. 70’li yollarda margarin ve derken mısırözü, ayçiçeği, soya sıvı yağları, kuyruk yağını köylerden bile kovdu.

Trans yağda ne var demeyin. Trans yağlar, karaciğer yağlanmasını başlatıyor. Bu sebepledir ki kalp, damar hastalıkları, felç ve her türlü kansere sebep olan en zararlı yağlar.. Ayrıca trans yağlar, insülin direncini başlatan çok tehlikeli kimyasal maddeler.. Yaradılışımızdan bedenimiz bu tür başkalaşım geçirmiş yağlara karşı hassas, çabuk etkileniyor ve hastalanıyor.

Kanser dehşet saçıyor

50’li yıllarda ülkemizde kanser illeti bırakın bugünkü gibi yaygın olmayı kelime olarak dahi bilinmiyordu. Artık hemen her ailede ya kanserden ölmüş bir yakınımız var veya bu illetle boğuşmakta olan bir fert..

Kanser dehşet saçıyor. Asrımızın vebası haline geldi.

Devletin en önemli gider kalemleri arasında evet petrol birinci sırada ama, kanserle mücadele için de milyarlarca dolar harcanır hale gelindi.

Buradan nereye geliyoruz

“Bakın sonra yazmamıştınız ki, dememeniz” için bazı uyarılarda bulunmak istiyoruz.

Siz siz olun gıdalarınızın “rafine” olmasından sakının..

Yemeklerde erken dönem soğuk sıkım sızma zeytinyağı, inek, keçi, koyun veya manda sütünden saf köy tereyağı kullanmalısınız. Kuzu ya da danadan elde edilen kuyrukyağı kullanmaktan kaçının. Doğrusu koyun kuyruk yağı kullanmaktır.

Kızartmalarda mısırözü, ayçiçeği, soya veya kanola yağı daha ısınır ısınmaz hemen trans yağlar oluşmaktadır. Gayet tabii olarak yüksek ısıda bu sıvı yağlar doğal özelliklerini kaybederek trans yağlara dönüşürler.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23