• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kur’an-ı Kerim’e adanmış bir ömür

Yeniakit Publisher
2016-04-26 06:45:00 - 2016-04-26 01:14:55
Kur’an-ı Kerim’e adanmış bir ömür

Hazreti Peygamber’in “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” hadis-i şerifi doğrultusunda bir hayat yaşayan ve 7 yaşında hafız olup Beyazıt Camii’nde 40 yıl imamlık yapan Abdurrahman Gürses hocaefendi, talebeleri ve sevenleri tarafından hayırla yadediliyor

Peygamber Efendimiz’in “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” hadisine uygun bir hayat yaşayan ve bir asra dayanan ömründe sayısız hafız yetiştiren abide şahsiyetlerden Abdurrahman Gürses, hayırla yadediliyor.

Beyazıt Camii’nde 40 yıl imamlık yapan Gürses, Reis’ül Kurra makamında da bulundu. Kıraatini dinlemek için binlerce insanın Anadolu’dan İstanbul’a geldiği Gürses, “Kıraat ilminin kendi nesli, kendi kuşağı itibarıyla, yaşayan son halkası ve asrın bu anlamda en büyük üstadıydı” şeklinde nitelendiriliyor.

“KURRA KIYAMETE KADAR DEVAM EDECEKTİR”

Çengelköy Yıldırım Beyazıt Camii İmam Hatibi Mustafa Demirkan, kurra hafızlığı ve hocası Reis’ül Kurra Abdurrahman Gürses’i anlattı. Bütün reis ve şeyh’ül kurralar için rahmet dileyen Demirkan, “kurra”lık müessesinin bizzat Hz Muhammed tarafından, Medine-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevi’de, Ashab-ı Suffa’yla başlatıldığını söyledi.

Demirkan, bu ilmin daha sonra dalga dalga kâinata yayıldığını dile getirerek, bunu sadece kitabi olarak muhafaza etmenin mümkün olmadığını kaydetti. Kur’an-ı Kerim ayetlerinin izlediği yolu hatırlatan Demirkan, “Cebrail Aleyhisselam Allah’tan aldığı gibi Resulullah Efendimize nakletti. Cebrail okudu, Resulullah dinledi, Resulullah okudu, Cebrail dinledi. Buna arz ve sima denir. Böylece Resulullah Efendimiz, Ashab-ı Kiram’a öğretti, onlar da tabiine öğretti, onlar da sonra gelenlere... Böyle, böyle bize kadar geldi ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir” diye konuştu. Kur’an-ı Kerim’in bizzat Allah tarafından korunduğunu vurgulayan Demirkan, “Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz” ayetini hatırlattı. Demirkan, şimdiki Reis’ül Kurra Ahmet Arslanlar’dan önce kendi hocası Abdurrahman Gürses’in bu makamda bulunduğunu hatırlattı. Gürses’le tanışmasını anlatan Demirkan, “İmam Hatip’te öğrenciyken Kur’an-ı Kerim müsabakası oldu. Orada birinci olanları bir geziye çıkardılar. Hocamızı o zamana kadar tanımıyordum. Tevafuk oldu yan yana geldik. Bana ‘Oğlum bu kıraat ilmi iki kanatlıdır. Biri bende diğeri sende. Bendekini de sana vereyim çift kanatlı ol’ dedi. O yaz ilim almaya başladım kendisinden ve son nefesine kadar beraberdik.” diye konuştu. Hz. Allah’ın Abdurrahman Gürses gibi insanlarla Kur’an-ı muhafaza ettiğini dile getiren Demirkan, bu gibi kişilerin Kur’an-ı Kerim’i kalplerine nakşettiğini söyledi.

“İNSAN KELAMININ TERCİH EDİLDİĞİ YERDE KELAM-I İLAHİYE KIRAAT CAİZ DEĞİLDİR”

Abdurrahman Hoca gibi insanların tevazu ve vakar sıfatlarını bir arada barındırdıklarını ifade eden Demirkan, şu anekdotu anlattı: “Cumhuriyet döneminde ehl-i kalem, birinin evinde toplanıp sohbet ederlerdi. Hoca efendi de Kur’an okumak için oradaymış. Euzü Besmele çektiği anda kulağına ‘Konuşacak kişiler var biraz kısa kes’ demişler. O da ayete başlamadan ‘Sadakallahülazim. İnsan kelamının tercih edildiği bir mecliste Kelam-ı ilahiye kıraat caiz değildir’ der.”

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23