Kur’ân’a göre dua etmek, Allah’a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Zira O, insana şah damarından daha yakın olan, her şeyi bilen ve işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah’a gizli kalmaz.
Dua eden bir kimse, bütün gönlüyle Allah’a yönelip ilticâ edebildiği takdirde, kendisine her şeyden daha yakın olan Rabbine karşı, saygısını ifade etmiş olur.
Kur’ân’a göre dua etmek, Allah’a ulaşabilmenin en kolay yoludur. Zira O, insana şah damarından daha yakın olan, her şeyi bilen ve işitendir... İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah’a gizli kalmaz. İşte Cenâb-ı Hak, bu husustaki bütün şüpheleri bertaraf ederek kullarını irşâd için buyuruyor ki:
“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin dileğine karşılık veririm. O hâlde (kullarım da) benim dâvetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara, 186)
İnsan, kulluğunun şuurunda olduğu müddetçe, Allah katında bir değer kazanabilir. Bu yüzden insanın Allah’a yönelmesi, hataları konusunda Rabbine tevbe etmesi ve sadece O’ndan yardım dilemesi gerekmektedir.
İbn-i Atâ Hazretleri, duanın rükünleri, kanatları, sebepleri ve vakitleri olduğunu söyler ve: “Duanın rükünleri tam olursa kuvvetlenir, kanatları uygun olursa semâlara uçar, vakitlerine rastlarsa kazanır, sebepleri bulunursa hedefine ulaşır.
Duanın rükünleri
Kalb huzuru, şefkat, itaat ve huşu; kanatları doğruluk; vakti seher; sebepleri de Hz. Muhammed (sav)’e salevâttır” der.