Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çetinkaya, "Bizler tehditlere karşı içgüdüsel olarak öfke tepkileri üretmeye yönelik biyolojik bir donanıma sahibiz. Saldırıya uğradığımızda savaşmamıza ve kendimizi savunmamıza izin veren bu saldırgan tepkiler bireyin yaşamına hizmet etmesi bakımından da gerekli. Öte yandan, bizi rahatsız eden veya sinirlendiren her kişiye veya nesneye fiziksel olarak saldıramayız; yasalar, sosyal normlar ve sağduyu, öfkemizin bizi ne kadar ileri götürebileceğine dair sınırlar koyar. Öfke biyolojik ve psikolojik maliyeti yüksek bir duygu durumudur. Bireyin biyopsikolojik denge durumunu bozar, öfkenin yaşamın bir parçası haline gelmesi kalp ve damar hastalıkları ve kaygı ve stres bozuklukları, dürtüsel öfke patlamaları gibi sağlık sorunlarına zemin hazırlar" dedi.