Türkiye’de, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından aslında herkesin bildiği, işaret ettiği ama bir türlü adını zikredemediği “üst akıl” tartışmaları başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün oda ve borsa başkanlarıyla yaptığı toplantıda FETÖ-PDY’ye 14 Ağustos söylentileriyle ilgili sert eleştiriler yöneltti. Darbe girişiminin asıl planlayıcısının Gülen olmadığını söyleyen Erdoğan, “Üst akıl Pensilvanya’daki değil, üst akıl başka. Onun kafası o kadar çalışmaz” dedi. Peki, Cumhurbaşkanı’nın da işaret ettiği, bir türlü ismi konulamayan, itiraf edilemeyen bu üst akıl kim?
BİZİM YANIMIZDA KAL
Psikolojik harp silahı olarak devreye sokulan ve son bir haftadır dalga dalga büyüyen “14 Ağustos’ta Türkiye’de yine olağan dışı gelişmeler olacak” şeklindeki gri propaganda devletin zirvesinin de gündemi oldu. Aslında herkesçe malum “üst akıl’, taşeronları vasıtasıyla 14 Ağustos tarihine atıfta bulunarak ikinci bir dalganın geleceği tehdidinde bulunuyor. Daha önce Milli Görüş’ün Türkiye’deki yükselişini durdurmayın hedefleyen, BOP süreci için D-8’i Türkiye’nin ve ümmetin gündeminden çıkarmayı amaçlayan “üst akıl”, son gelişmelerden sonra panik yaşıyor. Başarısız darbenin sonucu olarak Türkiye’nin ABD, AB ve NATO’dan kopmasından endişe eden rejisörler Türkiye’nin “Batı şablonunun içerisindeki uluslararası” pozisyonunu değiştirmemesini telkin ediyor.
15 Temmuz gecesi milletin iradesine karşı ayaklanan FETÖ/PDY terör örgütü ve ona bağlı cunta milletin tokadı ile karşılaştı. Hain darbe girişimi sonrası Türkiye bir yandan hapis urları bünyesinden temizlemeye çalışırken öte yandan ise farklı bir dış politika yolu çizmesi kuklacıları rahatsız etti. Sosyal medya hesaplarından, bu sefer 14 Ağustos tarihin de ikinci bir dalganın geleceğini öne süren kuklacıların sahiplerinin bu telaşı ise 9 Ağustos’taki görüşmenin sonuçlarından korkulduğu gerçeğini de gözler önüne seriyor.
9 AĞUSTOS’TA NE OLACAK?
Hain şebekenin 14 Ağustos tarihini tehdit olarak kullanmasının arkasında 9 Ağustos tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in St. Petersburg’da yapacağı tarihi görüşmenin olduğu kaydediliyor. 15 Temmuz girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk yurt dışı gezisi olması ve bu gezinin de Putin ile yapılacak olması büyük bir önem taşıyor. Görüşmeden çıkacak sonuçlar açısından bu görüşme dikkat çekiyor. Özellikle Suriye konusunda izlenecek yeni yol haritası ve Türkiye’nin farklı bir dış politika yolu çizebilecek olması Atlantik ötesini ve kara Avrupa’sını derinden rahatsız etmeye başladı. 9 Ağustos günü yapılacak tarihi görüşmede, Türkiye’nin kendi raylarından çıkmasını istemeyen kuklacılar, FETÖ/PDY taşeron örgütünü bir kez daha harekete geçirdi. Türkiye’yi 9 Ağustos için tehdit eden mesajlar paylaşarak, milleti tedirgin edip, devleti tehdit eden bu yapı kalemşörleri aracılığıyla sosyal medya hesaplarından, 14 Ağustos tarihini paylaşması dikkat çekiyor. 14 Ağustos tarihini paylaşan bu terör şebekesi Türkiye’nin dış politikasına yön vermek istiyorlar. Yıllardır NATO ve Avrupa konsepti dışına çıkamayarak, adeta her isteklerini yerine getirme noktasına getirilen Türkiye, son birkaç aydır farklı bir yol çizme girişimleri açıkça bir darbe girişimi ile engellenmeye çalışıldı. Özellikle İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek ve Suriye’nin de dağılmasına zemin hazırlayacak projelere karşı bir duruş sergileme yoluna gitmeye çalışan Türkiye’ye darbe girişiminden başarısız olanlar bu sefer de farklı yöntemler ile ayar vermeye çalışıyor.
DARBECİ BİLDİRİ DE O BÖLÜM DİKKAT ÇEKMİŞTİ
15 Temmuz gecesi kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adını veren darbeciler TRT’de okuttukları bildiride, dış politika kısmı dikkat çekmişti. ‘Türkiye’nin şuan içinde bulunduğu, BM, NATO ve diğer tüm uluslararası kuruluşları yönelik yükümlülüklerini yerine getirecek’ ifadeleri ile de Türkiye’nin aynı şekilde bu kuruluşlara bağlı olduğu da deklare edilmişti. Bu ifadeler bile darbe girişiminin uluslararası bir yönünün olduğunu da ortaya koymuştu.
NE ZAMAN RUSYA GÜNDEME GELSE…
Türkiye siyasi tarihi gerçekleşmiş darbeler ile dolu. Özellikle direk askeri müdahalelerin olduğu 27 Mayıs ve 12 Eylül gibi büyük darbeler ile 15 Temmuz girişiminde dış politika unsuru en dikkat çeken yönü olarak değerlendiriliyor. 1960 yılının yaz aylarında Rusya’ya tarihi bir ziyaret gerçekleştirecek olan Adnan Menderes, ziyaret gerçekleşmeden iki ay önce 27 Mayıs günü darbe ile indirilmişti. Aynı şey 12 Eylül için de geçerliydi. 1974 yılında Batı’ya kafa tutarak Kıbrıs Barış Harekatı’nı düzenleyen Türkiye’ye kızan Batı ambargolar koymuş, 1980’in zeminini oluşturmuştu. Aynı yıllar, Türkiye yine ekonomik ilişkiler için Rusya ile yapacağı görüşmeler sekteye uğramış ve ardından darbe gerçekleşmişti.
ERBAKAN ‘ÜST AKIL’I TÜRKİYE’DEN SÖKÜP ATTI
54. HÜKÜMET döneminde Başbakan Erbakan, ülkenin yönünü “Üst akıl”ın rotasından çevirmiş, insanlığa 2. Yalta Konferansı davetinde bulunmuş; D-8’in kuruluşuyla da Yeni Bir Dünya’nın temelleri atmıştı. Karabulutların ülke ve milletin üzerine çullanmaya çalıştığı bugün bu ülkenin ihtiyacı yeniden “üst akıl” tasallutundan kurtulmaktır. 1 dolardaki sırda kendisini resmeden “üst akıl” ın bir daha bu ülkenin yarınını inşa etmesine müsaade edilmesin.
Kaynak:
x
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23