110 gramlık beyincik beyni uyarıyor: “Bunun yaptığı aldatmaca..” diyor.
Gıdıklanmaya ne kadar duyarlı olursanız olun, kendinizi gıdıklayamazsınız. Allah’ın hikmeti işte: Bir beyniniz ve bir beyinciğiniz var, Ve o beyincik sanki, “Beni aldatamazsın” diyor.
Bunun sebebi beynimizin etrafımızda olan bitenleri takip ederken pek çok hissimiz arasında en önemli olanları ayırdetmeye programlanmış olmasıdır. Mesela oturduğunuz sandalyeyi veya ayağımıza giydiğimiz çorabı –özellikle onları düşünmediğimiz sürece- hissetmeyiz.
Fakat omzumuza dokunan bir el hemen bizi irkiltecektir. Beynimiz bu ‘hisleri ayırt etme’ fonksiyonunu sürdürebilmek için kendi temasımızı başkalarının temasından ayırt etmeye yarayan bir sinyal üretmekte ve hemen onu öne çıkarmaktadır.
110 gramlık bişi!
Bu görevi gerçekleştiren ise hemen ensemizde, beynimizin alt gerisinde bulunan beyinciktir.
Yaklaşık 110 gram ağırlığındadır beyincik. Kendi eylemlerimizden doğan hisleri tayin eden yerdir. Beklenen veya beklenmeyen reaksiyonları ayırt etme görevi beyinciğe aittir.
Beyincikten gelen sinyallere göre, beyin bu hissin önemli olup olmadığına karar verir.
Gıdıklanma hissi abartılmış bir refleks olmakla birlikte, eğer size dokunan yine siz iseniz, beyin bu durumda gıdıklanmaya değil, dokunmaya, mesela elinizden gelen hislere öncelik vermektedir.
Peki gıdıklanınca neden gülüyoruz?
İngiltere'de insanların gıdıklandığında neden güldüğünü araştıran bilim insanları, hassas noktalardaki (koltuk altı, boğaz, ayakların tabanı) hafif dokunuşların, beyinde ayrıca acıyı hissetmemizi sağlayan hypothalamus bölgesini uyardığını belirterek, gülmenin bir çeşit savunma mekanizması olduğuna inandıklarını belirttiler.
Gülmek bir savunma
BBC'de yayımlanan habere göre, bilim insanları ayrıca yapılan araştırmaların, insanların gülme sinyalini saldırana karşı teslim olduğunu göstermek üzere geliştiğini ve gülmenin gergin durumlarda zarar görmemizi engellediğini gösterdiğini belirttiler.