Aileye yeni katılan birey, büyük çocuk için adeta her şeyini paylaşmak zorunda kalacağı bir ortaktır.
Kardeş kııskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgisinin, sevgisinin bölünmesi korkusu yatmaktadır. Yeni doğan kardeş, büyük çocuk için adeta her şeyini paylaşmak zorunda kalacağı bir ortaktır.
Kardeş kıskançlığı duygusuyla savaşmak yerine, çocuğa bu duygunun kabul edilebilir olduğu ve nasıl başedeceği öğretilebilir.
En başta anne ve babanın ilgi ve sevgisini artık yeni doğanla paylaşmak zorundadır. Ancak bu durum, o kadar da kolay değildir. O ana kadar anne ve babanın ilgi odağı olan çocuk, bunu kabullenmekte zorlanır.
Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı ikileme düştüğü duygular taşır. Sevgi ve nefret arasında gidip gelir. Aslında onu sevmesi, ya da sevmek zorunda olması, çevre, anne ve baba tarafından dayatılmış gibidir. Küçük kardeşini sevmediğini söylerse, annesi babası ve çevre tarafından ayıplanacak, eğer sevdiğini söylerse en büyük övgüyü alacaktır!
Bu övgüyü almak için kendini zorlar. Kardeşini sevdiğini ispatlamaya çalışır. Taşıyamayacak olsa da kardeşini kucaklayıp taşımaya çabalar. Ağlamasına önce o koşar. Sevgisi o kadar yoğundur ki; küçük çocuğu eline alır, sıkıştırır ve bu defa kardeşi bu yüzden ağlamaya başlar. Anne ve babadan bu yüzden azar işitir veya azından bebek elinden alınır. Yine suçlu duruma düşer. Sevgisini ispat çabaları nafiledir!. Onu anlayan yoktur!
Anne ve babasına yaranamamaktadır ve adeta bu dünya, kardeşi ve kendisi için dar gelmeye başlamıştır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya başlar. Artık husumete dönüşür...
HER ÇOCUKTA OLMAZ...
Kardeş kıskançlığı her çocukta ve aynı oranlarda görülmeyebilir. Çocuklar arasındaki yaş farkı ne kadar yakın olursa, özellikle küçük yaş döneminde daha yoğun yaşanabilir. Anne-baba tutumları, cinsiyet, yaş faktörü ve aradaki yaş farkı sıkıntıların boyutunda etkili olur.
Eğer çocuklar arasındaki yaş farkı 2.5-3 yaştan az ise, bu daha yoğun yaşanan bir duygu olur. Birbirine yakın dönemlerde olan çocukların ihtiyaçları da benzerlik taşır. Aynı ilgi ve enerjiyi göstermek, anne ve baba için zorlayıcı olabilir. Gördüğü ilginin bölünmüş olması annenin ilgisini kaybediyor olduğunu düşündürtür.
ÇOCUKTA GELİŞEBİLECEK DAVRANIŞLAR
Anneden uzaklaşma ya da daha önceden istemediği şeyleri talep etme gelişebilir. İçe kapanabilir. Uyku ve yemek yeme ile ilgili sorunlar başlayabilir ya da aşırı sinirli olabilir. Alt ıslatma, parmak emme, bebeksi konuşma, ağlama görülebilir. Kendi başlarına yemek yemek istemeyebilirler. Anne-baba ile birlikte uyumak için hayali korku hikayeleri uydurabilirler.
Anne-babaya ve çevrelerine sözlü ve fiziksel olarak sataşabilirler. Kendisinden istenileni yapmakta isteksiz olabilir. Anneyi kontrol etmek ve sevgisini sık sık sorgulama eğilimi gelişebilir. Okula gitmek ile ilgili sorun çıkartabilir. Bütün bu faktörler anne babanın tutumu ile azalabilir ya da çoğalabilir.
Anne ve babalar ne kadar eşit davranırlarsa çatışmanın o kadar az olacağını sanırlar.
5 yaş ile 10 yaşın ihtiyaçları ve bunların çözümünde kullanılan yöntemler aynı olamaz. Çocukların yaş dönemlerine uygun iletişim kurmak gerekir. Taleplerini bununla orantılı olarak değerlendirmek gerekir. Tartışmaların olması olağandır. Bu tartışmaları çözümlerken kişisel sınırlarını da öğrenirler.
Ebeveynler buna ne kadar müdahale ederse, baş etme becerilerinin de gelişmesini engellemiş olurlar.
Fiziksel zarar vermedikleri ve birbilerinin haklarını taciz etmedikleri sürece anne-baba müdahale etmemeli, haklı ve haksız ayırımı yapmamalı.
Kıskançlığı yoğun yaşayan çocuk ile ilgili, günlük işlerde onun da seçebileceği bir yakından yardım istenmeli. Diğer kardeşin olmadığı baş başa geçirilen saatler de planlanmalı. Unutulmamalı ki, kardeş bile olsalar her çocuğun kişiliği farklıdır. Farklılıklarına saygı gösterilmeli, kızmak yerine onun duygu ve düşüncelerini dinleyin.
Ona ev içi ve kardeş ile ilgili günlük sorumluluklar verin ve bunları yerine getirdiğinde sözlü olarak övün. Yeni bir kardeş gelme aşamasında eşyalarını ve oyuncaklarını onun izni olmadan bebeğe vermeyin. 3 yaşındaki bir büyük kardeş bebeğin canlı olduğunu ve ona zarar verebileceğini bilemez, ilgisini gösterdiğimiz tepkiye öfke duyar. Zaman içerisinde bizim davranışlarımızla paralel olumlu ya da olumsuz tutumlar geliştirir. Anne ve babanın çocuklar ile ilgili iş paylaşımı yapmış olması gerekir.