Kadına düşkünlüğüyle bilinen ülkeleri büyük tehlike bekliyor.. İngiliz istihbaratı "kadın" silahını devreye soktu
İngiliz gizli servisi MI-6'nın başına atanan ve sonbaharda koltuğuna oturması beklenen ilk kadın direktör Blaise Metreweli'nin dedesinin de Ukrayna kökenli bir Nazi casusu olduğu ortaya çıktı.
Alman askeri tarih kayıtlarına göre Metreweli'nin baba tarafından büyükbabası Konstantin Dobrovolski, "Ajan30" kod adı ve "kasap" lakabıyla tanınan bir Nazi idi.
1941 yılında Nazi ordusuna katılmak üzere Kızıl Ordu'dan firar eden Dobrovolski'nin başı için Sovyetler 50 bin rublelik bir ödül koymuştu. Ancak Dobrovolski, iddiaya göre 1943 yılında sırra kadem bastı ve o tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.
Metreweli, babasının Nazi dedesi ile hiçbir ilişkisinin olmadığı öne sürülerek savunulmaya çalışıldı.
Metreweli'nin MI-6'nın ilk kadın patronu olacak olması ise dedesinin durumundan çok daha önemli görülüyor.
Özellikle kadına düşkünlüğüyle bilinen coğrafyalardaki ülkelerin bir kadının yönetimindeki İngiliz istihbaratından çok büyük darbeler yiyebileceğine; Merteweli'nin, emri altındaki kadın ajanları çok daha aktif şekilde organize edebileceğine dikkat çekiliyor..
İslam dünyasındaki ülkelerin istihbarat birimlerinin de kadınların yönetimindeki casusluk faaliyetleriyle mücadelede çok zorlanacakları değerlendiriliyor.
