İslâm'da hayvan hakları
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) gönderilmeden önce, zayıf insanlara ve kadınlara bile değer verilmiyordu. Böyle bir toplumdan hayvan haklarına riayet etmeleri beklenemezdi. İslâm'la birlikte onlar da zulümden kurtulup rahata erdiler.
Dinimiz, hayvanların faydasız ve sebepsiz yere, keyfî bir şekilde öldürülmesini de yasaklamıştır. Bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurdular:“Kim bir serçeyi boş yere, sırf eğlence olsun diye öldürürse, kıyâmet günü o serçe feryâd ederek Allâh’a şöyle seslenir: "Ey Rabb’im! Falan kişi beni gereksiz yere öldürdü, herhangi bir fayda için öldürmedi."(Nesâî, Dahâyâ, 42)
İslâm, hayvanlara merhametle muâmele etmeyi, onlara eziyet verici davranışlardan kaçınmayı emreder.
Yine Efendimiz (s.a.s.) : "Evine döndüğün zaman hâne halkına söyle, hayvanlara iyi baksınlar, yemlerini güzelce versinler! Yine onlara tırnaklarını kesmelerini emret ki hayvanları sağarken memelerini incitip yaralamasınlar!"(Ahmed, III, 484; Heysemî, V, 168, 259, VIII, 196)
"Allah Teâlâ bu dilsiz hayvanlara iyi davranmanızı emrediyor! Verimli bir arâziden geçiyorsanız hayvanların biraz otlamasına müsâade edin! Kurak bir yerden geçiyorsanız oradan çabuk geçin, bu tür yerlerde fazla oyalanarak hayvanlara sıkıntı ve zarar vermeyin!” (İbn-i Hacer, el-Metâlibü’l-Âliye, IX, 346/1978)
"Her canlı sebebiyle sevap vardır.” buyurdular. (Buhârî, Şürb, 9; Müslim, Selâm, 153)
Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Din İslâm, Erkam Yayınları