Terör örgütü PKK’nın kazdığı hendeklerle yaşanmaz hale getirdiği Cizre, Silopi ve Sur gibi ilçelerde göç dalgaları zulmün ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne seriyor. Siyasiler ve STK temsilcileri, “Cami ve okulları yakan PKK’lı caniler, Kürt halkını acımasızca öldüren bu şerefsizler, ‘iblisin itleri’dir” diye tepki gösterdiler.
FARUK ARSLAN / MEHMET ÖZMEN - Terör örgütü PKK’nın, HDP’li belediyelerin desteğiyle kazdığı hendeklerle yaşanmaz hale getirdiği Cizre, Silopi ve Sur gibi ilçelerden yaşanan göç dalgaları, bölgedeki PKK zulmünün ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne seriyor. Okul ve cami yakan, halkı göçe zorlayan PKK ve HDP’ye yoğun tepki var. Son iki günde 30 bin kişinin PKK/HDP zulmünden kaçarak göç etmesini gazetemiz Akit’e yorumlayan bölgenin önde gelen siyasileri, “Bu şerefsizler bölge halkına cehennem hayatı yaşatıyor” dediler.
PKK MİLLETE HAYATI ZEHİR ETTİ
Bölge insanlarını göçe zorlayan PKK/HDP zulmünü Akit’e değerlendiren AK Parti Diyarbakır eski Milletvekili Cuma İçten “Özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra PKK ve onun siyasi uzantısı olan HDP sistematik bir şekilde muhafazakar, mütedeyyin ve hukuka inanan insanların bölgeyi terk etmesine yönelik bir sindirme politikası geliştirdiler. Bu ilçelerdeki insanların birçoğu gelir düzeyi en alt seviyede olan ve ekonomik zorluklar içerisinde hayata tutunan, 20-25 yıl önce tek çantasını alıp köylerinden göçüp şehirlere yerleşen insanlardır. Dicle’de, Sur’da tek odalı evlerde hayatını devam ettirmeye çalışan bu insanlara PKK, bu hayatı dahi zehir etti“ dedi.
ZULMÜN YENİ ADI KÜRT KEMALİZMİ
Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı Vedat Turgut ise, cumhuriyetin kuruluşunda Kemalist rejimin zulmünden dolayı Müslüman Kürtlerin hem Müslüman hem de Kürt oldukları nedeniyle göç etmek zorunda bırakıldığını hatırlatarak, “Bu millet şu an aynı zulmü Kemalizm’in farklı bir versiyonu olan Kürt Kemalizmi’nden görüyor. Birçok ilçeden binlerce Kürt evini barkını terk ederek göç etmek zorunda bırakıldı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Kurşunlu Camii’nde Cuma namazı kılınmadı, ezan okunmadı. Şu an halka karşı ciddi bir zulüm söz konusu ve bu zulmü yapanlar PKK’dır, KCK’dır, YDG-H militanlarıdır” dedi.
HDP, PKK’NIN SÖYLEDİĞİNİN DIŞINA ÇIKAMAYAN BİR PARTİDİR
PKK’nın niyetinin halkı orada tutmak olduğunu, fakat halkın tepkisi nedeniyle örgütün zor günler yaşadığını belirten Doğu ve Güneydoğu Kalkınma Vakfı Başkanı Hüsamettin Korkutata, “HDP, terör örgütü PKK’nın söylediğinin dışına çıkamayan bir partidir. Bölgede yaşayan vatandaşların göç etmesi kendi canlarının bizar olmasından kaynaklanıyor. Vatandaş PKK’nın alçakça baskısından bıktığı için fırsat buldukça kaçmaya çalışıyor ve örgüt kaçmalarına mani olmak istiyor. Örgütün, vatandaşların kaçmasına mani olmasının nedeni güvenlik güçlerine karşı siper olarak kullanmasıdır. PKK, bölgede Kürt halkına hayatı cehenneme çevirmiş durumda. Halk; PKK’ya karşı isyan etmiş, bıkmış durumda” dedi.
Korkutata, “Bölge halkının en büyük sorunu insanca yaşamaktır. PKK, vatandaşların bulundukları bölgelerde insanca yaşamasını engelliyor. Cumhuriyet tarihi boyunca Recep Tayyip Erdoğan kadar Kürtlere insanca yaşama, bir batılı gibi yaşama hakkını tanımamıştır. Erdoğan, ret ve asimilasyon politikalarını ayağının altına alarak çöpe atmıştır. Erdoğan’ın dik duruşu ve siyaseti sayesinde Doğu ve Güneydoğu’da insanlar artık onurlu bir şekilde yaşamaya başlamıştır. Kürtler bütün haklarına Erdoğan sayesinde onurlu bir şekilde kavuşmuştur” şeklinde konuştu.
PKK’NIN HENDEK SİYASETİ NEDENİYLE KENTLER BOŞALIYOR
PKK’nın daha önce dağlarda yaşanan çatışmayı şehirlere taşımasıyla bölgede insani, ekonomik, sosyal ve kültürel bir maliyetinin olduğunu ifade eden Hak-Par eski Genel Başkanı Bayram Bozyel, “Geçmişte bölgedeki bir çok yerde devlet eliyle boşaltılırken şimdi Kürtlerin yaşadığı kentler PKK’nın başlattığı hendek siyaseti nedeniyle boşalır hale geldi. Kentler boşalıyor ve insanlar büyük acılar çekiyor. Tarihi değerler, tarihi miraslar, tarihi yapılar yakılıyor, yıkılıyor” dedi.
TOKMAK, HDP’DEN ÇOK PKK’NIN ELİNDE
HDP’nin etkisiz hale getirildiğini söyleyen Hak-Par eski Genel Başkanı Bayram Bozyel, “Şu anda tokmak, HDP’den çok PKK’nin elindedir.7 Haziran seçiminden sonra HDP’ye verilen yüksek kredi iyi değerlendirilemedi ve tam tersine bu iyi okunamadığından yanlış sonuçlar çıkarıldı. HDP’nin aldığı oy oranı sonrasında siyasi alan genişletileceğine daraltıldı. Kürt toplumunun HDP’ye verdiği desteğin gereği yerine getirilemedi. PKK, Türkiye’nin dışına çıkmalı ve şiddeti durdurmalıdır” şeklinde konuştu.
HDP, MAZLUM VE MAĞDUR KÜRT HALKININ HAKKINI KORUMALI
Doğu ve Güneydoğu’da ortaya çıkan gelişmelere karşı milletin vekaletini alan HDP’nin vatandaşların hak ve hukukunu korumak yerine PKK’nın eylemlerini meşrulaştırma, meydana gelen olayları da devlete mal etme gibi akıl almaz bir tutum sergilediğini söyleyen Diyarbakır eski Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu, “Parlamentoya gelmiş bir HDP’li siyaset kadrosunun çözümü namlunun ucunda değil, siyasette araması gerekir. Devlete ve devletin güvenlik güçlerine akıl vermek yerine terör örgütünü ve onun sivil uzantılarının gerçekleştirdiği eylemlere ’dur’ demesi gerekmektedir. HDP, örgüt militanlarının savunuculuğuna soyunması yerine evlerinden kaçmak zorunda kalan mazlum ve mağdur Kürt halkının hak ve hukukunu koruması gerekir” dedi.
HDP, PKK’NIN KUKLASI KONUMUNDA
Bölgenin uluslararası Siyonistler aracılığıyla ve PKK taşeronluğunda tamamen boşaltılarak İsrail’in hizmetine sunulmak istendiğine dikkat çeken Refah Partisi eski Milletvekili Fethullah Erbaş, “Bölge tamamen boşaltıldıktan sonra büyük İsrail’i kurmak istiyorlar. HDP’yi Kandil dinler mi? HDP, PKK’nın bir kuklası konumunda. PKK, HDP’yi hiç önemsemiyor bile. Yolları kazmışlar, hendekler açmışlar ve devlet gidip yaptığında da, ‘Devlet zor kullanıyor ve orada insanları öldürüyor’ diyorlar. PKK, bölgede iş yapan müteahhitlerin iş makinelerine el koyuyor bölge halkına cehennemi yaşatıyor” diye konuştu.