İBB evde bakım hizmetlerini de tatile çıkardı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sitemiz Yeniakit yazarlarından Atilla Özdür, 'Evde enjeksiyon masalı' başlıklı yazısında, başından geçen bir olayı anlatarak tatil sevdası hizmetten önce gelen CHP'nin tartışmalı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu eleştirdi.
Sitemiz Yeniakit yazarlarından Atilla Özdür, bugünkü yazısında dikkat çeken ifadeler kullandı.
İşte Atilla Özdür'ün 'Evde enjeksiyon masalı' başlıklı yazısı:
Bizim nesil mahalle hayatından gelmedir. Bayram günlerinde büyüklerimizi ziyarete giderken, ebe annelerimizi de unutmazdık. Mahallelerimizin sütçüsü vardır, seyyar manavları vardır. İğneci amca ya da dayıları ve doktorları…
Bunlar, mahallelerimizin kendine özgü birer saygın sahipleri idiler…
Mahalleden birisinin damar yolu ya da kabadan vurduracağı iğnesi olmasın. İğneciler her kim ise, elinde tansiyon aleti ve enjektörlerini kaynatma kutusuyla birlikte yaz kış, akşam sabah demeden kapınızdadır…
Öyle bol kepçeden her hastaya ayrı bir enjektör lüksü yok. İğneci halanın gelirken getirdiği metal kutucukta iğnelerle birlikte emme basma aparatı bir güzel kaynatılır ve her beş kişiden sonra da kaynatılarak temizlenir…
Ücret mi?, o da, ne demek!..
Mahalle hayatının tadı tuzu kaybolurken paranın haysiyet ve bereketi de birlikte yok oldular…
•
20 Ocak 2020 tarihinde G.O.Paşa Fizik tedavi Hastanesinde muayenemiz vardı. On beş günlük ayakta tedaviye alınırken 10 adet de kabadan iğne verildi. Bu hastanede servisler dışında iğne vurulmadığı, vurulması yasaklandığı için, ilacımızın birini eve dönüş yolunda Okmeydanı Acil’inde vurdurduk.
Ertesi gün, bakanlığın 184’ünü arayarak evde sağlık hizmetinden faydalanmak istedik. Akşama doğru bir kez daha aradığımda Bakanlık ekibinin, isteğimizi 153 Evde Sağlık Hizmeti’ne havale ettiklerini öğrendik. Bilahare Alo 153’ü aradığımızda da, bu birim, İBB’nin bir hizmet kolu imiş. Bu kez isteğimizi bir kez de doğrudan kendilerine bildirdik. Beklememizi salık verdiler…
Ertesi sabah da arayan soran olmayınca duvar duvara komşumuz özel hastaneye geçiverdik. Kabadan vurulan sıradan bir enjeksiyon ücreti yirmi liraymış ödedik ve paramızın gururunu yaşadık…
Bir sonraki Pazar sabahı İBB’nin 153’ünü hal hatır sorma bahanesiyle bir kez daha aradığımızda yine beklememiz emrolundu…
İyi bir eğlence çıkmıştı bize. Devam edip gidecektik. Lakin Pazartesi sabahı 27 Ocak, Evde Sağlık Hizmeti’nden aradılar. İğne vurmaya geleceklermiş. Sofradan yeni kalkmış ve toplanmıştık da. Gelmelerine gerek kalmadığını bildirerek iğnemizi vurdurmak üzere bir daha yanımızdaki özel hastaneye yönelerek masalımızı noktaladık…
•
Kız kardeşim ve eniştem iki ihtiyar, tek başlarına yaşıyorlar. Zaman geliyor, enjeksiyon, zaman geliyor serum. Evde sağlık anında geliyor ve bütün isteklerini yerine getiriyordu…
Ne zaman?,
Seçimlerden evvel, geçen yıl. Oysa bu yıl ve devamında “her şey daha güzel” olacaktı…
İBB’nin yarım litrelik Hamidiye suyu 75 kuruş idi, bu yıl 150. Hem de belediyenin kendi tezgahlarında…
Eskiye nispet, güzel değil mi?
Büyüklerimiz, mazide kalan kendi eskilerinden bahsederlerken, hep sitayişle, hasretle anarak anlatırlardı. Masalcılık şimdi bizlere düştü. Öleceksek ki ne şüphe, hemen şu sıralarda ölüp gidelim istiyoruz…
Zira, gelecekte perişanlığımızla birlikte maskaralığımızın daha da arttığını gördüğümüzde, kafayı hepten yemiş olacağız…