• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hüseyin Gülerce sessizliğini yeniakit.com.tr’ye bozdu!

Yeniakit Publisher
2017-08-01 13:00:00 - 2017-08-01 14:19:06

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Hüseyin Gülerce sessizliğini yeniakit.com.tr’ye bozdu!

Cumhuriyet Gazetesi davasında verdiği ifade sonrası hedef haline getirilen Hüseyin Gülerce yeniakit.com.tr’ye konuştu. İşte Gülerce’nin bomba açıklamaları.

 Son günlerde bazı köşe yazarları ve gazeteler tarafından hedef tahtasına oturtulan Gazeteci Yazar Hüseyin Gülerce yeniakit.com.tr’ye konuştu. Kendisine saldıranların FETÖ ile aynı çizgide olduğunu ifade eden Gülerce Ahmet Hakan’ın bir ‘dönek’ olduğunu ifade etti.

“ZAMAN GAZETESİ İLE CUMHURİYET GAZETESİ BAZEN KELİMESİ KELİMESİNE AYNIYDI”

Yeni Akit (Y.A) - Birkaç gündür gerek sosyal medya gerekse gazete yazarları köşelerinde şahsınızı hedef almaya başladı. Bunlara nasıl bir cevabınız olacak.

Hüseyin Gülerce (H.G) – Şimdi benim dikkatimi şu çekti… Cumhuriyet Gazetesi ile ilgili dava görülmeye başlanınca bu toplu saldırı oldu. Cumhuriyet Gazetesi iddianamesinin tamamı yayımlandı, internet ortamında var. Ben oraya baktım. Orada çok ciddi iddialar var. Cumhuriyet Gazetesinin FETÖ’nün hedefleri doğrultusunda yayınlar yaptığına dair. Yayın kadrosunun Can Dündar’ın gazetenin başına geçmesiyle birlikte bir eksen değiştirdiklerine dair çok somut örnekler var. Bu haliyle Cumhuriyet’in gazetecilik yapmadığı bilhassa 7 Haziran seçimlerinden önce MİT TIR’ları hadisesini aradan 1,5 – 2 yıl geçtikten sonra seçim öncesi gündeme taşıması ve Türkiye’yi AK Parti’yi, Sayın Cumhurbaşkanı’nı  dışarıya jurnallemek için böyle bir şey yapması; ve Sayın Erdoğan uluslararası ceza mahkemesinde yargılanması yolunda gayret sarf etmesi savcıların dikkatini çekmiş. Bununla ilgili 430 sayfa iddianame var. Çok somut deliller var. Bu davada dikkatleri dağıtmak için işin özünü bulandırmak için ben ismimin seçildiğini düşünüyorum! Şöyle; bu yazarların hepsinin ortak söylediği şey koskoca Cumhuriyet Gazetesi Davası bir itirafçının, muhbirin ifadeleri üzerine yürütülüyor. Halbuki 430 sayfa içerisinde benim tanıklığım, verdiğim ifade sadece 2 sayfa. O 2 sayfa içerisinde bu sanıkların hiç birinin ismi yok. Mesela adam tweet atıyor ‘Ahmet Şık hakkında söylediklerin’ diyor. Halbuki Ahmet Şık hakkında söylediğim bir şey yok! Kadri Gürsel ile ilgili tek bir şey yok. Benim söylediğim şey bu Cumhuriyet Gazetesi’nin MİT TIR’ları ile FETÖ’nün hamlelerine paralel yayın yaptığı. Zaman Gazetesi ile manşetlerin bazen kelimesi kelimesine aynı çıktığı. Şimdi öyle bir algı oluşturdular ki bu bana saldırı bir algı operasyonu. Yani ‘koskoca Cumhuriyet’i temsil eden gazete bir eski Gülenci’nin ifadeleriyle karalanmak isteniyor’ işte ‘Gazetecilik yargılanıyor’ diye topyekun bir saldırı var burada benim ismimin üzerinden sulandırmaya çalışıyorlar. Dikkatleri dağıtmaya çalışıyorlar. Bunu yaparken de beni itibarsızlaştırmak ve yalnızlaştırmak istiyorlar. İki hedefleri var Gülerce’yi eski konumundan dolayı itibarsızlaştırmak, konuştuklarını da tesirsiz bir hale getirelim. İşin aslı bu… Ben buradan herkese sesleniyorum Cumhuriyet Gazetesi iddianamesinin okunmasını rica ediyorum.

“BİZ YÜZDE 51’İN SAVUNDUĞU FİKİRLERİ VE DEĞERLERİ SAVUNUYORUZ”

Y.A Peki, neden siz hedef tahtasına konuldunuz? Amaç sizin üzerinizden başka noktalara mı mesaj göndermek?

H.G Benim üzerinden Hükümeti ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı yıpratmak istiyorlar. Şuanda Türkiye’de bir yarılma oldu. Son referandumda da gördük. Yüzde 52’ye yüzde 48 gibi bir şey var. Şimdi biz yüzde 51’in savunduğu fikirleri ve değerleri savunuyoruz. Cumhuriyet Gazetesi davasını Cumhuriyeti tutanlar ise bu yüzde 48’lik hayır bloğu. Bundan sonra bu hayır bloğu 2019’a doğru inisiyatif almak için her şeyi kullanacaktır. Aslında bana saldırmaları 2019 ile ilgili bir kilometre taşı. Çünkü surda bir gedik açarlarsa benim üzerimden bunun arkasından dönecekler Cumhurbaşkanı’na diyecekler ‘Hüseyin Gülerce eskiden Gülenciydi bak şimdi o artık itibarsız hale geldi e siz de ne istediyse vermiştiniz asıl kabahatli de sizsiniz. Zaten 15 Temmuz’da örtülü bir darbeydi” beni eğer devirebilirlerse –ki Allah’ın izniyle deviremezler- ama bundan sonra hükümete daha fazla saldıracaklar. Bakın Kılıçdaroğlu enteresan bir şey söyledi ‘bu davanın savcıları FETÖ’cü’ dedi. Benin FETÖ’cü deyip yıpratmak istiyorlar savcıları FETÖ’cü deyip yıpratmak istiyorlar.

“NORMAL İNSAN OLSALAR, VİCDANLI İNSAN OLSALAR TAKDİR ETMELERİ LAZIM”

Bu bir tezgah. FETÖ ile mücadeleyi sulandırma çabası. 25 Aralık’tan önce FETÖ yoktu. 25 Aralık’tan önce Cemaat vardı, hizmet hareketi vardı, Fetullah Gülen vardı. 25 Aralık’tan sonra ben ihaneti gördüm ve mücadele ediyorum. Yani şunu demek istiyorlar ‘İhaneti görsen bile Fetullah Gülen’e vefasızlık etmeyecektin. Sen de Gülen ile birlikte olacaktın” Ben bir erdemlilik yapmışım o kadar gazetede genel müdürlük, mütevelli heyet başkanlığı yapmama rağmen bu yapının ihanetini görür görmez terk etmişim. Normal insan olsalar vicdanlı insan olsalar takdir etmeleri lazım.

“FATİH ALTAYLI BANA O ZAMANLAR ‘HÜSEYİN BEY, HÜSEYİN BEY’ DİYORDU”

Y.A - Eleştirenler arasında Ahmet Hakan, Fatih Altaylı bir de Yılmaz Özdil bu üçisim çok dikkat çekiyor. Bu üç isim ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

H.G – Şimdi bakınız bizim durumuz ile bu üç ismin durumu şöyle. Biz ihaneti görünceye kadar evet o hareketi fikren desteklemişiz. Hani fikir özgürlüğü diyorlar ya… Benim o günkü fikrim öyleydi yani. O günlerde Fetullah Gülen’in yanında görünmek demek itibar sahibi olmak demekti yani. O gün kimse beni kınamıyordu ki! Tam tersine CNN Türk’ü, NTV’si, Haber Türk’ü hepsi beni bu hareketin önde gelen ismi diye konuşmaya çağırıyorlardı. Adam şimdi diyor ki ‘Sözcüsü gibiydin’ ya ben sözcüsü gibi değildim siz beni ‘sözcüsü’ gibi yaptınız.  Hem beni sözcüsü haline getiriyorlar hem de şimdi ‘İyi hava atıyordun sözcüsü gibiydin’ diyorlar. Ya beni siz ‘Sözcüsü’ gibi gösterdiniz. Fatih Altaylı çağırıyordu beni Habertürk’e odasına benimle çay içiyordu, konuşuyordu benimle ‘Hüseyin bey, Hüseyin bey’ diyordu… Şimdi abuk sabuk şeyler söylüyor.

“FATİH ALTAYLI DENİLİNCE AKLA GELEN İLK ŞEY…”

Şimdi bazı sorular vardır söylendiği zaman akla ilk gelen şeyler vardır. Fatih Altaylı denilince aklınıza gelen ilk şey nedir? Diye sorarsanız, afedersiniz o dönemde başörtülü kızlara dediği ‘Fa…e’ sözü aklıma geliyor. Benim aklıma ilk gelen bu.

“AHMET HAKAN DEDİĞİNİ ZAMAN BENİM AKLIMA İLK GELEN ŞEY BİR DÖNEK”

Ahmet Hakan dediğini zaman benim aklıma ilk gelen şey bir dönek! Arkasından aklıma gelen şey ise bu adam 7 Haziran seçimleri öncesinde HDP barajı aşsın tezgahında Selahattin Demirtaş’a CNN Türk’teki programında saz çaldırması. 8 Haziran’da da Hürriyet’te de ‘Bir güneş gibi lider doğdu, AK Parti’nin kaybetmesinin sebebi de Erdoğan’dır’ diyen adam.

“YILMAZ ÖZDİL FAŞİST KAFALI BİR ADAM”

Bu adam AK Parti’ye oy veren milyonlara ‘Bidon kafalı diyen’ faşist kafalı bir adam. Benim aklıma ilk gelen şey bunlar. Onun için bu isimlerin bana saldırması aslında benim için bir şeref tablosu. Çünkü bunun tersi de olabilirdi. Beni Ahmet Hakan, Yılmaz Özdil, Fatih Altaylı övseydi inanın ben sokağa çıkamazdım. Bana sevdiklerim dostlarım öğrencilerim derdi ki ‘Ya hocam sana ne oldu seni artık Fatih Altaylı övüyor, Yılmaz Özdil, Ahmet Hakan övüyor. Biz seni böyle bilmezdik derler. Bu beni doğru istikamette olduğumu gösteren bir şahitlik oldu.

Y.A - Size karşı başlatıldığını ifade ettiğiniz girişim neden başlatıldı. FETÖ’nün menfaati için mi?

H.G - Bu işin mahkeme kararını beklemeden özeti şudur Türkiye’de bu hayır grubu yüzde 95 itibariyle Türkiye’nin yönetiminden Erdoğan gitsin isterse Türkiye yıkılsın diyenler. Erdoğan yönetimden uzaklaşsın diyenler kimler. Bir ABD, iki AB, üç İsrail ve FETÖ; bunlar Erdoğanlı bir Türkiye istemiyor. Bu bahsettiğimiz yazarların çalıştığı gazetelerde Erdoğanlı bir Türkiye istemiyor, FETÖ ve CHP’de Erdoğanlı bir Türkiye istemiyor. Bu noktada birleşmişler. Aralarında organik bir bağ var mıdır? Bu mutlaka ortaya çıkacaktır.

Burada çok net bir şey var. Millet var millet düşmanları var. Milletle Millet düşmanları arasında bir mücadele var ben milletin yanında duruyorum bu adamlar millet düşmanlarının yanında duruyorlar. 19 yaşından beri ben millet var millet düşmanları var diyorum. Hiç değişmedim 19 yaşından beri. Her şeyi affedebilirsiniz ama ihaneti affedemezsiniz. Biz orada eğitimi destekledik, diyalogu destekledik. 

Mesela Abant Toplantıları. O günlerde Hürriyet Gazetesi muhabir gönderiyordu. Ballandıra ballandıra çıkıyordu. Bu toplantılar Gülen’in mesajı ile açılıyordu. Bilmiyorlar mıydı kimin yaptığını? Kaynak: yeniakit.com.tr

 

Yarın: CHP, FETÖ ilişkisi ve Enis Berberoğlu ve Eren Erdem…

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23