• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hayvanlar aleminde 'Paralel' şaşkınlığı!

Yeniakit Publisher
2015-05-04 18:13:00 - 2015-05-04 18:21:21
Hayvanlar aleminde 'Paralel' şaşkınlığı!

Paralel Yapı gün geçtikçe umutlarını çeşitli alemlere bağlıyor. En son umudu olan kendisini 'beyaz maymun' olarak ifade eden Ertuğrul Özkök'ten sonra şimdi de umutlarını hayvanlara bağladı. Paralel medya organı Zaman'da hayvan kılığında 'köpek', 'maymun', 'beygir', eşek, 'öküz', 'koyun' gibi tiplemelere bürünen Paralelciler, Erdoğan ve halka kinlerini kustu.

YENİAKİT.COM.TR Paralel Suç Örgütü, bu kez hayvan kılığına girdi. 'Hayvanlar âleminde Türkiye şaşkınlığı' başlığıyla Erdoğan ve halka kinlerini kusan Paralel medya organı Zaman, bu kez umutlarını hayvanlara bağladı. Bu başlık altında halka 'koyun', Erdoğan'a ise 'Hacac', 'Hitler', 'Yezid', 'Nemrut', 'Şerefsiz ibni Sebe', 'Haysiyetsiz ibni Selül', 'öküz' gibi hakaretlerde bulunan Paralel İhanet Çetesi, 'hayvanlar aleminde' sınır tanımadı. Fuat Avni'yi Hz. Süleyman'ın Hüdhüd kuşuna dahi benzeten Paralel medya organı, 'hayvanlar alemine' kadar düştü.

İşte Zaman'da geçen o Paralel 'Hayvanların' diyalogları:

Kabile devletine dönen Türkiye’nin haline insanlar duyarsız kalınca dertlenmek hayvanlara kalmıştı. Ormanda büyük bir ağacın altında toplanmış memleket meselelerini konuşuyorlardı. Sürpriz konuk Hz. Süleyman zamanından beri bir nevi Fuat Avni’lik yapan Hüdhüd Kuşu’ydu. Yukarıda tünemiş bilgiç bilgiç kafasını sallıyordu.

Söze Aslan başladı: Arkadaş ne olacak bu insanların hali?

Köpek: Efendim ben çok dertliyim. Bu ara herkesin ağzında ben varım. Tarihte hiç bu kadar anılmadım. Diyeceksiniz ne var bunda? Öyle değil. Biri insanların kanunlarını mı katletti, hem benim adımla yapana öfke kusuyorlar. Biri masum insanları aylarca sorgusuz sualsiz tutukladı mı, hemen benim ismim. Yeter arkadaş!

Aslan: Gerçi hak ediyorlar ya neyse! Ama buraya kendi dertlerimizi konuşmaya gelmedik, ülkeyi konuşacağız.

Köpek: İçim yanıyor abi. Soyum hatta köpeklerin yaratıldığı günden bu yana hiçbirimiz böyle ‘insanlık’lar yapmadık! Daha dün Taksim’de olanları gördünüz. Bir arkadaşım, vefalı insan arkadaşına sahip çıkmak istedi ama hem sahibi hem kendi dayak yedi. Bir ‘insan’ onu tekmeledi. Şimdi hangisi köpek? Şahsen ben köpekler âlemi adına bu pespayeliklerden utanıyorum.

Aslan: Hep derim. Bu insanlar adam olmaz. Sütü bozuk olanlar o kadar çok ki! Bizde bile var. Aha bu maymun!

Ağacın dalına kuyruğundan asılmış nazlı nazlı sallanan Maymun, Aslan’ın lafını duyunca az daha kafa üstü çakılıyordu. Kuyruğu zor toparladı:

-Aslan abi yani insanlara biraz empati yapınca sütümüz mü bozuldu?

-Tabii Maymun kardeş alınma ama senin sütün bozuk. Bu ‘insan’ kılıklıları çok taklit ediyorsun.

Maymun: Tövbe tövbe beni yanlış anladınız. Benim sütüm gayet ak. Süt bozukluğunu insanlarda ara. Bak yardım derneği faaliyetine terör diyen insan canlısını gördün. Şimdi ona maymun diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Hepimize hakaret. Birader, maymunlar tarihi böyle zavallı bir saray mukallidi görmedi.

Köpek atıldı: Bi o mu? Adam okumuş, kitap bile yazmış. Kalkıyor külhanbeyi taklidi yapıyor. Tak yapıştırıyorlar maymun diye. Zıplıyor hopluyor. Kedi ama kükrüyor, sıpa ama kişniyor. Birader hangimiz böyle komiğiz ya! Hele yalan hele yalan! Ya gerçekten hayvanlar âleminde böyle yalancı yok ya!

Aslan: Yahu şimdi onlara kızarken adil olun. Bu insanların hepsi aynı değil. İyileri de var. İnsan deyince ayıp oluyor. Genellemeyelim. Atın iyisi pazarda, insanın iyisi mezarda belli olur.

SİNEKLER PEKMEZCİYİ İYİ TANIR

Tilki: Yok yok hepsi öyle ya! Bana kurnaz der bu insanlar. Bazı zübükler müdür, vali olacağım diye yapmadıkları soytarılık yok. Sinek, pekmezciyi tanır. Şimdi bu masum maymun kardeşim onların yanında melek ya!

Aslan: Türkiye iyice dibe vurdu. Daha dibi var mı diye eşeliyor seninki! Zübüğün biri öğrencilere burs veren derneklere baskın yapmış!

Köpek: Vay insan vay!

Tilki: Peki diğer insanlar ne yapmış? Gidip suratına tükürmüşler mi?

Aslan: Hayır! Sessizce bakışmışlar

Koyun: Bakın gene mevzu bana geliyor. Hissettim. Ben de köpek kardeş kadar olmasam da bu süreçte sıklıkla anılıyorum. Rahatsız oluyorum. Menfaatini düşündüğü için yapılan hukuksuzluklara seyirci kalanlara ‘Bu halk koyun gibi’ diyorlar. Ben çok alınıyorum. Allah beni yaratırken yapacağım işleri belirlemiş. Hepsini eksiksiz yaparım. Ne arkadaşımı satarım, ne işimi aksatırım. Bütün eşeklikler bana fatura ediliyor!

Önce eşeğin sırtındaki sinekler sıçradı. Sonra dalmış, başka âlemlerde dolaşan eşek zıplayıp kulaklarını dikti:

- Ne oldu biri bi şey mi dedi? (Kimse umursamadı.)

Aslan: Yani ben ormanın kralıyım ama söyleyin tek yalanımı gördünüz mü?

Köpek: İtin olayım görmedim! Ama mevkidaşların bir konuşuyor ki… Yalanlarını ayıklasan geriye harf kalmaz.

Aslan: Bu insanlarda dayanışma yok. Savcı arkadaşları göz göre göre şehit ediliyor, sesleri çıkmıyor. İstedikleri kararı vermedi diye hırsızlar, hakimi linç ediyor. Diğer hakimler suspus.

Koyun: Evet evet, hemen de koyun falan derler. Söyleyin Allah aşkına hangi koyun cinsinde böyle duyarsızlık var? Bence bu insanlar birbirlerini bizim adımızla anacağına örnekleri kendilerinden bulsunlar:

HİTLER’LİK ETME!- VAY HACCAC VAY!

Aslan: Doğru ama nasıl?

Koyun: Mesela ‘Hitler’lik etme’, ‘Vay Haccac Vay’ desinler. ‘Seni gidi Yezid’, ‘Bak gördün mü Nemrut’u, ‘Şerefsiz İbni Sebe’, ‘Haysiyetsiz İbni Selül’... gibi.

Aslan: Evet güzel. Bizi pisliklerine bulaştırmasınlar. Yok arkadaş bizde böyle hayvan.

Junior Düldül yelesini hafif arkaya savurup söze girdi (Bu at sıradan bir at değil. Daltonların amansız belalısı Red Kit’in -toprağı bol olsun- Düldül’ünün amca kızının teyze oğlu):

Bakın benim büyük dedem, Red Kit’in mesai arkadaşıymış. Daltonlar ne zaman hırsızlık yapsa tepelerine binermiş. Ama şimdi düşünüyorum da iyi ki bu zamanda yaşamıyor. Hangi bir Dalton’la başa çıkacaktı? Emin olun şimdiki hırsızlar hem Red Kit’i hem de dedemi tutuklarlardı. Allah’tan hırsızları yakalayan şimdiki polisler metal atlar kullanıyor da arabaları Silivri’ye almadılar.

Aslan: Yani şimdi ülke hırsızların elinde mi?

Junior Düldül: Yok tamamen öyle diyemem. Ayıp olur. Ama hırsızların en sefalı olduğu zaman.

Köpek: Evet ya! Ben kaç yıldır tek bir hırsızın yakalandığını görmedim. Her gün gazetelere bakıyorum.

Ayı Yogi: Arkadaşlar izniniz olursa ben de birkaç kelam edeyim. Ülke bitti. Bakın adam kapı kırıyor, hukuku yerle bir ediyor, siz yıkın, ben yasasını yaparım diyor. Tırnağı olamayacağı kimselere ‘Kimsin sen kimsin?’ diye efeleniyor… Yani düpedüz öküz. Ama kalkıp ona ayı diyorlar. Olmaz ki! Benim Kuzey’li ırkdaşlarım bile bunu yapmaz.

Öküz: Şimdi olmadı ama Yogi kardeş benim sülalemde böylesi var mı? Beni rencide ediyorsun.

Ayı Yogi: Özür dilerim. Ağzımdan kaçtı. Bu insanlar bizim de üslubumuzu bozdu.

PENGUEN TELEFONLA KATILIR

Aslan: Yahu bu insanlardan hiç mi memnun olan yok?

Güney kutbundan bir Penguen toplantıya telefonla katılır: (Birkaç cızırtıdan sonra) -Evet evet ben insanlardan çok memnunum. Kaç yıldır Türk medyası bana merak saldı. Çok mutluyum. Hukuk askıya alınınca, hakimler özgürce karar verdiğinde CNN Türk, NTV, Habertürk hemen benim bantları dayıyorlar. Biz de sülalece ekranda bir o yana bir bu yana kırıtıyoruz. Fazla bir atraksiyonumuz yok ama olsun.

Aslan: Benim, Sarı İnek sülalesine ettiklerimi bilmiyorlar, ne yapsınlar. Oysa sıra şimdi onlarda.

Kara Karga pat diye atıldı: Aslan amca ben de memnunum insanlardan. Bi ısırık peynir yüzünden hırsız ilan edilmiştim. Yemek nasip olmamıştı ama kitaplarına buzlamadan resmimi basmışlardı. Şimdi unutuldum. Memleket hırsızlara teslim. Ne demiş atalarımız: ‘Eşeği ahıra bekçi eden, ahırdaki gürültüden şikâyet etmez.’

Eşek adını duyunca anlamaz ama yine atlar:

Ben de, ben de memnunum!

Aslan: Niye ki?

Eşek: Valla ben rol modelim artıkın. Taklit eden edene… Ne kadar ben, o kadar büyük koltuk…

Aslan: Off of ne hava ya! Katıra baban kim demişler, dayım attır demiş. (Arı’ya döner):

-Arı kardeş sen Kur’an’da geçiyorsun ne diyorsun bu olanlara?

Arı: Yahu arkadaşlar şu insanlar hakkında konuşup zamanınızı zayi etmeyin. İşinize bakın, daha çok çalışın, zikrinizi yapın, fikrinizi yapın. Zaten Allah onların belasını vermiş ki iyilik yapan insanlara ilişiyorlar. Başka belaya ne ihtiyaç?

Köpek: Benim büyük dedem Kıtmir de Kur’an’da geçiyor. O kadar hikmet sahibi değilim ama Arı kardeş doğru diyor. İyiliklere düşman olmak bela olarak kâfi.

Junior Düldül: Olmaz arkadaş! Ben dünyada da belalarını bulmalarını bekliyorum.

Hüdhüd Kuşu dayanamaz, yukarıdan seslenir: Eee kader, senin keyfine göre gelsin belarını versin öyle mi? Senin derdin hevesini tatmin. Zulmedenlerin helak zamanını Allah takdir eder. Senin heveslerin değil!

Aslan: Ama benim asıl korkum bunların yüzünden Allah bizi de yerin dibine batıracak.

Hüdhüd Kuşu: Yok yok! -Hz. Süleyman duymasın- Ben geceleri çok gezerim. Bazıları çok güzel dua ediyor. Allah o yüzden kurunun yanında yaşı inşallah yakmayacak.

BUGÜN MÜ DESEM YARIN MI DESEM?

Sessiz sessiz oturan Güvercin:

Müsaadenizle ben de konuşayım, benim asaletim vakti zamanında yaptığım kudsi bekçilikten gelir. O gün bugün barışın sembolüyüm. Benim tavsiyem ‘Sen Güvercin ol, barış ol ki, düşmanını Allah halletsin’.

Hüdhüd Kuşu: Ben fazla konuşmayayım. Kur’an beni konuşturmuş zaten. Bakın ne demişim: “Anlaşılan, şeytan yaptıkları bu kötü işleri kendilerine güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmış, bu yüzden de hak yolu bulamıyorlar.” (Neml, 24)

Aslan yelelerini az karıştırdı:

Neyse ben size bir insan fıkrası anlatayım da toplantıyı bitirelim. (Bütün hayvanlar dikkatle Aslan’a döndü):

Eşeğin biri bir rüya görmüş. (Uyuklayan Eşek, adını duyunca dişleri dışarıda dinlemeye başlar) Rüyasını ormanın bilge Aslan’ına anlatmaya gitmiş:

‘Aslan dede, rüyamda bir gemi gördüm. Gemi mi desem, gemicik mi desem, yat mı desem?

‘Biraz ilerisinde bir ev gördüm. Yalı mı desem, konak mı desem, Saray mı desem? (Aslan dede her şeyi 3 kere tekrarlamasına sinirlenmeye başlar.)

‘İleride bir ormanlık gördüm. Kupon arazi mi desem, AVM mi desem, rezidans mı desem…’

Aslan dede, kafasını bilgiç bilgiç sallar, başlamayan rüyayı tabir eder:

Allah belanı verecek ama bugün mü desem, yarın mı desem, öbür gün mü desem!

yeniakit.com.tr

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23