Gençliğimiz sigara bataklığında! Kullanımı 10 yaşa kadar düştü
Türkiye’de çocuk ve gençlerde sigaraya başlama yaşı 10’a kadar düştü. Uzmanlar, 10 yaşından itibaren tütünle tanışan çocukların sayısının arttığını ve erken yaşta başlayan bağımlılığın ilerleyen yıllarda bırakmayı zorlaştırdığını vurguluyor. Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, ailenin çocuğun ilk gözlem alanı olduğunu söyleyerek “Ebeveynlerin hem davranışları hem de ev içerisindeki tutumları çocuk için güçlü bir model oluşturur” dedi.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Türkiye’de çocuk ve gençlerde sigaraya başlama yaşı giderek düşüyor. Uzmanlar, nikotin bağımlılığının artık çocukluk çağında başladığını, bazı çocukların 10 yaşından itibaren tütünle tanıştığını belirtiyor. Araştırmalara göre, 13-15 yaş aralığındaki çocukların yüzde 13-14’ü sigarayı denemiş durumda. Erken yaşta başlayan her dört gençten üçü ise zamanla bağımlı hâle geldiği belirtilirken Türkiye Psikiyatri Derneği verileri, sigaraya başlama yaşının 10-15 yaş bandına kadar gerilediğini gösteriyor. Bazı çalışmalarda çocukların 11-12 yaşında ilk kez sigara denediği tespit edildi. Erkeklerde ortalama başlama yaşı 14,9 iken, kızlarda bu yaş 16 civarında seyrediyor.
TÜİK ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de 15 yaş üzeri nüfusun yaklaşık yüzde 28’i günlük sigara kullanıyor. Erkeklerde bu oran yüzde 40’ları aşarken, kadınlarda yüzde 13 seviyesinde. Gençler arasında sigara, sadece stresle başa çıkma aracı değil; sosyal kabul görme, “büyüme” hissi ve taklit davranışlarla da bağlantılı olarak bataklığa sürüklüyor. Araştırmalar, erken yaşta başlayan tütün kullanımının ileride diğer zararlı alışkanlıklara kapı araladığını da ortaya koyarken Türkiye Sigarayla Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, sigarayla mücadelede gelinen noktayı ve atılması gereken adımları anlatarak sorularımızı yanıtladı.
Türkiye’de ilkokul çağındaki çocuklar arasında sigara kullanımının artmasının temel nedenleri nelerdir? Bu tabloyu ortaya çıkaran sosyolojik, psikolojik ve ekonomik etkenleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu tabloyu oluşturan nedenler, tek bir faktöre indirgenemeyecek kadar çok boyutludur.
Sosyolojik açıdan hızlı kentleşme, dijitalleşme ve çocukların erken yaşta çok çeşitli uyaranlara maruz kalması riski artırıyor. Psikolojik olarak çocukların duygu düzenleme becerilerinin zayıf olması, akran baskısı ve aidiyet arayışı sigarayı bir deneyim alanına dönüştürüyor. Ekonomik koşullar ve sosyal çevredeki alışkanlıklar da bu davranışın şekillenmesinde rol oynuyor. Bu çok katmanlı yapı nedeniyle çözümün de çok paydaşlı olması gerekiyor.
ebeveynin Sigara içmesi normalleştirici etkiye sahip
Aile ortamı ve ebeveyn davranışları, çocukların sigara ile tanışmasında ne kadar belirleyici?
Aile, çocuğun ilk gözlem alanıdır. Ebeveynlerin hem davranışları hem de ev içerisindeki tutumları çocuk için güçlü bir model oluşturur. Sigara içen ebeveynlerin, farkında olmadan normalleştirici bir etki yarattığını görüyoruz. Ailelerin bilinçlendirilmesi, ev içi sigarasız yaşam alanlarının teşviki ve ebeveyn-çocuk iletişiminin güçlendirilmesi, sigaraya başlamayı ciddi şekilde azaltan unsurlardır.
Okul çevresi ve arkadaş grupları çocukları sigaraya yönlendiren bir risk faktörü hâline mi geldi?
Akran etkisi, özellikle 9–15 yaş aralığında son derece güçlüdür. Eğer arkadaş grubunda sigarayı deneyen veya konuşan bireyler varsa, bu merakı tetikleyebilir. Bu noktada okullar hem risk hem de fırsat alanıdır. Öğretmenler, rehberlik birimleri ve okul yönetimleri, eğitim faaliyetleri, bilinçlendirme çalışmaları ve davranış modelleriyle bu süreci olumlu yönde şekillendirebilir. Devletimizin mevcut politikaları güçlü bir zemine sahip, okullarımızda yürütülen rehberlik hizmetleri ve Bakanlık tarafından geliştirilen programlar çok değerli. Bizim önerimiz, bu uygulamalara destekleyici ek eğitimler ve yaşam becerileri programları ile katkı sunmaktır.
Çocukların sigaraya yönelmesini engellemek için “erken müdahale programları” nasıl tasarlanmalı? Bilimsel olarak en etkili yöntem ve modeller neler?
Okullarda tüm öğrencilere uygulanabilen sosyal beceri, stres yönetimi, karar verme ve akran baskısını reddetme becerilerini güçlendiren eğitimler, erken yaşta verildiğinde sigaraya başlamayı belirgin biçimde azaltmaktadır. Çocukların duygusal ve sosyal dayanıklılığını artırmak, en etkili koruyucu unsurlardan biridir.
Ebeveyn eğitimleri, sağlıklı iletişim modelleri, ev içi kuralların güçlendirilmesi ve tutarlı rol model davranışlarının teşviki, çocuğun riskten uzak tutulmasında temel rol oynar. Aile katılımı olmadan hiçbir müdahale tam anlamıyla kalıcı değildir.
Okul çevrelerinde dumansız alanlar yaygınlaştırılmalı
Risk grubundaki çocuklara yönelik yoğunlaştırılmış psikososyal destek ve danışmanlık hizmetleri, erken müdahalenin en kritik bileşenidir. Bu uygulamalar sayesinde davranış sorunları daha ortaya çıkmadan önlenebilir.
Okul çevrelerinde dumansız alanların yaygınlaştırılması, tek dal satışına karşı güçlü saha farkındalığı, ürün teşhirinin sınırlandırılması ve mevcut vergi-fiyat politikalarının korunması, çocukların erişimini azaltan yüksek etkili uygulamalardır.
Çocukların sosyal medya, dizi-film ve fenomen içeriklerini eleştirel gözle değerlendirebilmeleri için medya okuryazarlığı becerilerinin geliştirilmesi, dijital çağın en güçlü koruyucu araçlarından biridir. Okullarda belirli aralıklarla yapılan taramalarla çocukların bağımlılık geliştirme riskini büyük ölçüde azaltır.
Çocukların erken sigara deneyiminde aile, okul ve özendirici içeriklerin etkisi nedir?
Sosyal medya fenomenlerinin paylaşımları ve dijital platformlarda yayınlanan dizi-film içeriklerindeki sigara sahneleri, özellikle çocuklar üzerinde algı oluşturabiliyor. Bu nedenle medya okuryazarlığı ve risk farkındalığının artırılması büyük önem taşıyor. Burada özellikle vurgulamak isterim. Türkiye’de tütün kontrolü alanında güçlü bir mevzuat ve ciddi bir kamu iradesi bulunmaktadır. Bizim değerlendirmemiz, mevcut mekanizmaların üzerine destekleyici iyileştirmeler eklenerek etkinliğin daha da artırılabileceği yönündedir. Yani mesele eksiklik değil, etkiyi artıracak tamamlayıcı adımların atılmasıdır. Bu kapsamda sosyal medya platformlarıyla iş birliği, algoritmik görünürlüğün azaltılması, çocuklara yönelik içerik filtrelerinin güçlendirilmesi, tek dal satışlarına yönelik saha farkındalığının artırılması, dizi-film sektöründe gönüllü sorumlu içerik uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi adımlar atılabilir.
Kaynak: Yeniakit