Gençler üzerinde 22 yıldır oynanan oyun: Liselerarası rezalet yarışması!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
1997 yılında başlayan ve 22.si yapılan 'Liselerarası Şarkı Yarışması'nın 2019 yılı müracaat detayları açıklanırken, MEB'in böyle bir organizasyona onay vermesine tepkiler devam ediyor. Gazeteci Mustafa Sabri Beşer yarışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunurken "Liselerarası Şarkı Yarışması'nda gençliğin üzerinde oynanan oyun açıkça gözlenebiliyor. Bu organizasyonun; önüne 'Milli' kavramını eklediğimiz bakanlığın onayı ile yapılması ise ayrıca üzücü" dedi.
Taha Emre ÖZDEMİR / ANKARA
Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayıyla 22 yıldır geleneksel olarak düzenlenen 'Liselerarası Şarkı Yarışması', 'Milli Kültürümüze', gelenek ve göreneklerimize ve uygun olmayan görüntülerle devam ediyor. Yarışmaya İmam Hatip Liselerinin de katılması ise ayrıca dikkat çekiyor.
22. düzenlenecek 'Liselerarası Şarkı Yarışması'na ilişkin Yeniakit.com.tr'ye değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Mustafa Sabri Beşer, gençliğin ahlak yapısı üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekerek; "Müslüman bir toplumda yaşamamızdan dolayı izlediğimiz görüntüler bize hiç hoş gelmiyor. Ben bir gazeteci olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayı ile 22 yıldır devam eden bu yarışmayı 2019'da öğrendim. Öncelikle kendi ayıbımdan dolayı herkesten özür diliyorum. Mevcut bakanların konuya dahili var mıdır bilmiyorum ama 22 yıl gerçekten uzun bir süre. Gençlik üzerinde yapılan 22 yıllık bir çalışma yeterli. 'Liselerarası Şarkı Yarışması'nda gençliğin üzerinde oynanan oyun açıkça gözlenebiliyor. Bu organizasyonun; önüne 'Milli' kavramını eklediğimiz bakanlığın onayı ile yapılması ise ayrıca üzücü" dedi.
'Başörtüsü üzerinde oyun oynanıyor'
Mustafa Sabri Beşer, İmam Hatip öğrencileri ile birlikte 'Başörtülü' gençlerin de yarışmaya katılmalarından ayrıca üzüntü duyduğunu vurgularken; "Yarışmada İmam Hatip Liselerini görünce daha da üzüldüm. Diyelim ki Milli Eğitim Bakanlığı ekonomik ve benzeri sebeplerle katkısı olacağını düşünerek bu yarışmayı onayladı fakat buraya gelen öğrencilerin okul yönetiminden habersiz olması da imkansız. Okulların yönetimi; müdürleri, müdür yardımcıları, öğrencilerinin böyle bir yarışmaya katılmasına nasıl onay verebilir? Diğer liselerdeki gençlerimizde bizim canlarımız ama İmam Hatiplilerin böyle bir yarışmaya katılması daha da can yakıcı. İmam Hatip öğrencileri ile birlikte 'Başörtülü' kızlarımızı da yarışmada görüyoruz. Başı kapalı ama mahremiyet şartlarını yerine getirmemiş kardeşlerimiz. Yıllardır 'Başörtüsü' üzerinde oynanan oyunu da anlatmaya çalışıyoruz. 'Başörtüsü' İslam'ın en önemli simgelerinden birisi. Bir Avrupa ülkesinde o kızımızı yürürken gördükleri zaman 'Müslüman' olduğunu anlayabiliyorlar. Yarışmada gördüğümüz genç kızlarımız kendileri ile birlikte 'Müslümanlığa' da zarar veriyorlar" ifadelerini kullandı.
'Yaşadığımız gibi inanıyoruz'
Gazeteci Beşer; Milli Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ilişkin eleştirilerde bulunarak şöyle konuştu:
"Bizim gençlerimiz eğitimde neden önemli başarılara imza atamıyor? Okullarda işlenmesi gereken müfredat işlenmiyor ya da gençlerimiz şuurunu kaybetmiş. Onların yabancı kültüre ait değerle orada çıkıp yarışması bizleri derinden etkiliyor. İşte bu noktada da iki bakanlığı eleştirmemiz gerekir. 'Milli Eğitim Bakanlığı' ile 'Kültür ve Turizm Bakanlığı' kültür yapımıza uygun hiçbir çalışmayı yerine getiremiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ertuğrul Günay döneminde Türk kültürünü bitiren çalışmalar gerçekleştirdi. Ne eğitimde ne de kültürde 'Türk Yapısına' uygun bir çalışma yapılmıyor. Kültür olmayınca eğitimde de böyle arızalar yaşanınca gençlerimizi kaybediyoruz. Müslümanlar olarak ahiret iddialı ama dünyaya yönelik yaşıyoruz. Hazreti Ömer'in dediği gibi; inandığımız gibi yaşamadığımız için yaşadığımız gibi inanıyoruz"