Riyad’da yapılması planlanan, nasıl ve ne şekilde oynanacağı önceden belirlenen Galatasaray-Fenerbahçe Süper Kupa Maçı’ndan evvel tahrik eylemlerine imza atıldı. Huzur iklimini sabote etmek isteyen Siyonist uşaklarının Atatürk istismarına soyundukları aktarıldı.
Buğra Kardan İstanbul
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılması kararlaştırılan Galatasaray-Fenerbahçe Süper Kupa maçında kriz üstüne kriz yaşandı. Hangi şartlarda oynanacağı protokole bağlanan maç öncesi iftiralar havada uçuştu. Karşılaşmaya dakikalar kala Suudi makamlarca İstiklâl Marşı okunmasına olur verilmediği yalanı dilden dile yayıldı. Bu yalanın kısa sürede çürütülmesinin akabinde pankart ve tişört üzerinden tartışma başlatıldı. Atatürk tişörtlü bir grup taraftarın Al Awwal Park Stadyumu’na giremediği şayiası da boş çıktı. Takımlarla antrenman ve maça çıkış hususunda mutabakata varılamadı.
Ali Koç ve İmamoğlu başrolde
Derken Galatasaraylı ve Fenerbahçeli futbolcuların Atatürk temalı tişörtlerle ısınma turları yapmakta, “Ne Mutlu Türküm Diyene’ ve “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” yazılı pankartları açmakta diretince ortalık karıştı. Suudi yetkililer takımlara olumsuz cevap verince Galatasaray ve Fenerbahçe maça çıkmamam kararı aldı. Ardında ise meydan provokatörlere kaldı. Hükümeti hedef alan eylemler ve söylemlerde bulunan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu şova soyundu. Türkiye’nin kaymağını yiyen ailenin temsilcisi Koç, “Atatürk yoksa Türkiye de yok, maç da yok” diyerek tansiyonu yükseltti. Yeni bir Gezi hayali kuran İmamoğlu da İstanbulluları Beşiktaş’ta toplanmaya çağırdı. Disney Plus’ın Atatürk filmini yayınlamamasının ardından dillerini yutan sözde sanatçı müsveddeleri ve CHP yalakaları, ihanet ittifakına zeval gelmemesi için PKK’nın siyasi kanadı DEM’lilerin Mustafa Kemal’e yönelik sataşmalarına kör kalan zillet medyasının da çenesi açıldı. İmamoğlu’nun fonladığı TV kanalları ve spor yorumcuları Atatürk istismarında yarıştı.
İsmail Nacar: Aylar öncesinde hazırlandı
Yaşanılanları Akit’e değerlendiren araştırmacı yazar İsmail Nacar, şunları dile getirdi: “Maçta talihsiz olaylarla karşı karşıya kalındı. Mustafa Kemal temalı tişörtler ve pankartlar açılmaya girişilerek yanlış yapıldı. Türkiye’ye gelen Suudi krallarının tutumları ortadadır. Bu krallar inançlarından ve tarihi duruşlarından ötürü Anıtkabir’i ziyaret etmezler. Kral Selman’a Erdoğan devlet nişanı takdim etti. Bu CHP’lileri kızdırdı. Mahmut Tanal o dönem Anıtkabir’e gitmeyen birine neden devlet nişanı verildiğini sorup duruyordu. Süper Kupa maçıyla ilgili senaryonun Arap-Türk dostluğundan rahatsız olan derin çevreler tarafından hayata geçirildiği bilinmeli. Bu olay iç ve dış gerilime yol açmak için aylar öncesinden planlandı. Planı yapanlar belli. Bunlar derin çevrelerdir, 28 Şubatçılar, FETÖ üyeleridir. ERdoğan’ın dış siyasette kararlı ilerleyişini önlemek, Türkiye’yi içe döndürmek için provokasyon teşebbüsünde bulunuyorlar. Mustafa Kemal Suudi Arabistan’ı ilgilendirmez. Mustafa Kemal istismarcıları ikiyüzlüdürler. Menfaatleri, saltanatları için Mustafa Kemal’i överler de döverler de. DEM’in hakaretleri var. CHP’liler bunu görmez! Anlaşılan o ki Mossad ve CIA gibi istihbarat örgütleri Mustafa Kemal’i kullanıp bölge halklarını birbirini düşürme gayretindeler.”
Temkinli olmakta fayda var
Yazar Tayyar Tercan da şunları söyledi: “Riyad’da tanık olduğumuz olayların ardından Atatürkçü geçinenler ortaya çıktı. Bunlar ‘Disney Atatürkçüleri’. Bunlar Atatürk’ü suiistimal ederek ülkeyi kutuplaştırıyorlar. Emperyalistlere kuklalık, Siyonistlere maşalık eden art niyetlilerin kendilerini Kemalist ilan ettiklerini görüyoruz. Bunlar bir yandan ellerinde bulunan belediyeleri korumak için kendilerine ‘Mustafa Kemal’in itleri’ diyenlerle, bölücülerle ittifak yapıyorlar bir yandan da Riyad’da çıkan olayların akabinde Atatürk’ü suiistimal ediyorlar. Ortada büyük bir tutarsızlık var. Bunlarda ahlâk da ilke de yok. Gelinen aşamada Atatürkçü, Türkçü, laik, solcu geçinenler İslam düşmanlığında buluşuyorlar. Bunlar bizim Araplarla, komşu ülkelerin halklarıyla aramızı açmaya çalışıyorlar. Caniler. Siyonist katillere arka çıkıyorlar. Müslümanları öldürenlerin yanlarında duruyorlar. Halkımız da devletimiz de Atatürk istismarcılarına karşı dikkatli olmalı. Uğur Mumcu’nun dediği gibi ‘Ülke soyanlar Atatürk maskesi takıyor’. Mumcu haklı. Bakın kirli eller tarafından Riyad’da çıkarılan olaylar önemli bir örnek. Bu olaylarla Türkiye’nin Siyonist saldırıları bertaraf etmek için vücuda getirmeyi planladığı Müslüman ülkeler ittifakına operasyon çekildi. Ülkeyi germek, işi Gezi boyutuna getirmek, CHP’yi metropollerde güçlendirmek, Atatürk sopasıyla Müslümanlara vurmaya devam etmek amaçlandı. Riyad’da çıkarılan olaylar planlanıp programlanmış. Pek çok gazeteci bu konuda yazmış çizmiş, uyarılarda bulunmuş. Bu ne cüretkârlık. Devlet öngörülü olup önlem almalıydı.”