Filistinliler, Erdoğan’ı kurtarıcı olarak görüyor
Filistinlilerin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ve Türkiye’yi kurtarıcı olarak gördüklerini söyleyen Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Dr. Zahir Elbek, “57 İslam ülkesinden sadece Türkiye gerçek anlamda Filistinlilerin yanında duruyor, yardım ediyor. Diğer ülkeler aynı duyarlılığı göstermiyor” dedi.
Akit Pazar röportajının bu haftaki konuğu, Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı, Filistinli Gazeteci Dr. Zahir Elbek. Gazze’de Türkiye’nin büyük çabaları ve garantörlüğüyle imzalanan ateşkes anlaşmasında, siyonist İsrail’in bombardımanında ölen iki İsrailli esirin cesetlerine ulaşılamadığı için ikinci aşamaya geçilemediğini söyledi. İkinci aşamaya geçildiğinde İsrail ordusunun Gazze’nin dışına çıkacağını ve Refah Sınır Kapısı’nın açılacağını belirten Elbek, ardından sınır bölgesinde barış gücünün konuşlanacağını anlattı. Dr. Zahir Elbek, Filistinlilerin konuşlanacak olan barış gücünde Türk askerlerinin olmasını şart koştuğunu, çünkü kendilerini ancak bu şekilde güvende hissedebileceklerini ifade etti.
Filistinlilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Türkiye’yi kurtarıcı olarak gördüklerini kaydeden Elbek, “57 İslam ülkesinden sadece Türkiye gerçek anlamda Filistinlilerin yanında duruyor, yardım ediyor. Diğer ülkeler aynı duyarlılığı göstermiyor ne yazık ki. Yazıklar olsun” dedi.
Zahir Elbek, “Büyük ihtimalle Türk askerleri Gazze’de görev yapacak barış gücünde. Türk askerleri gelirse Filistin halkı kendisini güvende hisseder. Çünkü Türk askerleri Gazzelileri vurmaz. Ama Avrupa’dan gelen, Amerika’dan gelen askerler bizi vurur. Bu yüzden İsrail rahatça saldıramayacağını bildiği için Türk askerlerinin Gazze’de olmasını istemiyor. Başka bir husus da, Gazzeli kardeşlerimiz, barış gücünün Gazze içinde değil, sınırlarda olmasını istiyor. Gazze’nin iç güvenliğini kendi polisleriyle sağlamayı istiyorlar” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE DIŞINDA YARDIMIMIZA KİMSE KOŞMADI
Sayın Zahir Elbek, Gazze’de siyonist İsrail’in 2 yılı aşkın süredir sürdürdüğü soykırım sonrasında, Mısır’ın Şarm El Şeyh şehrinde Türkiye, ABD, Mısır, Katar liderlerinin imzaladığı ateşkes anlaşmasıyla sona erecekti. Ancak İsrail hala saldırılarını sürdürüyor. Son durum nedir?
Aslında ateşkes anlaşması imzalandı ama ateş kesilmedi. Tam olarak durum bu. 13 Ekim’de garantör ülkelerle beraber bir ateşkes anlaşması imzalandı. Bütün dünya Filistinliler hariç yani özellikle Gazzeliler hariç. Bütün dünya savaş bitti zannetti. Soykırım durdu zannetti. Ama biz Gazzeliler olarak soykırımcı Netanyahu ve işgalci İsrail’in sözünü tutmayacağını çok iyi biliyorduk. Buna rağmen Filistin müzakere heyeti anlaşmayı imzaladı. Çünkü Gazze’de soykırım iki yıldır yoğun şekilde devam ediyordu. Artık bizim halkımız gerçekten çok yoruldu, bitap düştü. Bebeklerimiz açlıktan şehit oluyordu, genç yaşlı demeden her gün onlarca masum insanımız hayatını kaybederek şehit oluyordu. İşgalci katil İsrail, Gazze merkezine ikinci kara harekâtını çok vahşi şekilde başlatmıştı. Tonlarca patlayıcı yüklü insansız zırhlı araçlar gönderip sivillerin arasında, binaların arasında patlatıp çok büyük kitlesel katliama başlamışlardı. Arada ayakta kalan yüksek binaları patlayıcılar bağlayarak, insansız araçlar göndererek patlatıp yıkıyorlardı. Çok seslendik bütün dünyaya, insanlığa, Müslümanlara, İslam ülkelerine. Bir şey yapın, müdahale edin diye. Ama maalesef laf söylemek dışında Türkiye dışında yardımımıza kimse koşmadı.
270 BİN ŞEHİT YA DA YARALIMIZ VAR
Gazze’deki kayıplara ilişkin bilgi verebilir misiniz?
Kayıtlı şehitler yani naaşları hastanelere ulaşan şehitlere kayıtlı şehitler diyoruz. Şehitlerimizin sayısı 70 binden fazla. Kayıtsız şehitler, yani hâlâ enkaz altından naaşı çıkarılamayan şehitlerin sayısı ise neredeyse 15 bin. Toplam 85 bin şehidimiz var. Bir de 15 bin civarında kayıp var. Yani bunlar esir değil, naaşları yok. Bunlar, enkaz altında değil. Çünkü enkaz altındaki şehitlerimiz arama kurtarma çalışmalarıyla bulunuyor. Bu, bu apartman, eee, bombalandı ve hiç kimse çıkmadı. Gazzeliler ne esir ne de kayıtlı şehit değil. Ne de enkaz altında değil. Bunları da biz şehit sayıyoruz. Çünkü esirlerin arasında da isimleri yok. Tüm bunlarla birlikte siyonist İsrail’in iki yıldan fazla süredir sürdürdüğü soykırımda şehit olanların sayısı neredeyse 100 bin civarında. Bu çok korkunç bir rakam. Neredeyse bir şehir nüfusu. 7 Ekim’den önce Gazze’de 2 milyon 200 bin civarında nüfusumuz vardı. 100 bin şehit, 170 bin yaralı ile birlikte 270 bin şehit ya da yaralımız var. Başka bir deyişle nüfusumuzun yüzde 10’undan fazlasını ya şehit verdik ya da ağır yaralı. Allah vermesin, bu 86 milyon nüfuslu Türkiye gibi bir ülkeyle kıyaslansa, Gazze’deki Müslümanların ne kadar büyük kayıp verdikleri daha iyi anlaşılır.
ATEŞ TAMAMEN KESİLMEDİ AMA YOĞUN KATLİAM DURDU
Anlaşmanın imzalanmasıyla bir nebze olsun mazlumların hayata tutunabilmesi sağlanabildi mi?
Evet. Anlaşmanın olumsuz şartlar var, ama olumlu şartlar var. Olumlu olan, ateş tamamen kesilmedi ama yoğun katliam durdu artık. Her saatte her dakikada katliam kalmadı. Tek iyi yönü o. Bizim için en önemli olan bu. Artık bizim halkımız tümüyle yok olmaktan kurtulmuş durumda. Her yer yıkıldı ama eskisi gibi sürekli bombardımanlar olmadığı için halkımız yavaş yavaş hayata dönmeye çalışıyor. Bir de anlaşmaya göre Gazze’ye gıda ve ihtiyaç maddesi taşıyan 600 tır girmesi gerekiyordu. Siyonistler yine sözünü tutmadı. Sadece 300 civarında tır’ın girişine izin veriyorlar. Ona da şükür. Çünkü önceden hiçbir tır girmiyordu. Artık en azından bebeklerimiz, sivillerimiz açlıktan ölmüyorlar.
YARALILARIMIZ TÜRKİYE’YE GETİRİLİP TEDAVİ EDİLSİN İSTİYORUZ
Gazze’deki yaralıların sayısı çok fazla değil mi?
Takas aşaması bitince ikinci aşamaya geçeceğiz. İkinci aşama da çok önemli bizim için. Çünkü İsrail siyonistler tamamen çekilecek ve Refah kapısını açılacak. Çünkü Refah kapısını hâlâ kapalı. O bizim için çok zor bir şey. 170 bin yaralı var. Bunların çoğu ağır yaralı. Gerçekten her türlü ilaca ve tıbbi cihaza ihtiyaç var. Tedavi ihtiyacı var. Gazze’deki hastaneler tamamen yok oldu. Çok fazla sayıda doktorlarımız şehit olmuş. Yeterli doktor yok şu an. Yaralıların tedavisi için hiçbir şey yok. Bunları Türkiye veya farklı ülkelere göndermemiz gerekiyor. En azından kurtarmak için. Ateşkesin ikinci anlaşmasında yaralılar tahliye edilebilir diye umut ediyoruz. Biz ikinci aşamayı bekliyoruz şu an. Şimdiye kadar refakatçılarla beraber sekiz yüz civarında kişi tedavi için Türkiye’ye getirildi. Ama bunlar sayı olarak yani 170 bin yaralının yanında çok az bir oran. Sizin aracılığınızla Türkiye Cumhuriyeti’ne sesleniyoruz; Yaralılarımızı Türkiye’ye getirip tedavi altına alsın. Daha önce getirilen yaralılarımız elhamdülillah çok güzel bir şekilde tedavi oldular. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, özellikle AFAD çok ilgilendi. Türkiye’de sağlığına kavuşan Gazzeliler çok memnun. Hepsi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Türk halkına sürekli dua ediyorlar. Hâlâ Gazze’de on binlerce yaralımız var. Bunların da Türkiye’ye getirilerek tedavi edilmesini istiyoruz. Çünkü orada hiç imkân olmadığı için yaralılar sürekli şehit oluyorlar, maalesef yetimlerimizin sayısı her geçen gün artıyor. On binlerce çocuk yetim kaldı Gazze’de. Çok fazla çocuklarımız babasız annesiz kaldı. O da farklı bir acı. Çok acı var Gazze’de. Hangi birini anlatacağımızı bilemiyoruz.
ŞEHİTLERİMİZ ALLAH RIZASI İÇİN ÖZGÜR FİLİSTİN İÇİN ŞEHİT OLDULAR
Sizin aileniz de orada değil mi? Durumları nasıl? Ateşkesten sonra görüşebildiniz mi? Gazze’den haber alabiliyor mu yurtdışındaki Filistinliler?
Evet benim ailem orada, aslında bütün ailem orada. Hem de Kuzey Gazze’de. Muhammet Bey, nasıl anlatayım? Çok acı. Benim ailemden birinci dereceden 20 şehidimiz var. İki kardeşim, yeğenlerim, amcaoğulları vesaire. Çok acı aslında. Ama Elhamdülillah biz hep diyoruz şehitlerimiz Allah rızası için, özgür Filistin’e kavuşmak için şehit olmuşlardır. Ondan dolayı biz şehitlerimizle gurur duyuyoruz. Son ateşkes sağlandıktan sonra artık onlarla iletişim kurabiliyoruz. Bu ateşkes anlaşması sayesinde mümkün oldu. Bu olumlu bir şey. Artık konuşuyorum. Elhamdülillah sabrediyorlar, dayanıyorlar. Aynı zamanda bizim oradaki mücahitlerimizin de toparlanmaya ihtiyacı var. Halkımız Müslüman ülkelere kızgın ama yine de artık daha fazla umutları var kurtuluş için.
TÜRK ASKERLERİ GELİRSE FİLİSTİN HALKI KENDİNİ GÜVENDE HİSSEDER
Filistinli mücahitler silahlarını sadece Türk askerine mi teslim edecek?
Amerika, barış gücünün Filistin direnişinden silahları teslim alacağını söyledi. Tabii bu konu da çok karmaşık bir konu. Çünkü yani ben de Gazzeli olduğum için ve araştırmacı olduğum için biliyorum, Gazze ya da Filistin direnişi bu silahları büyük ihtimalle teslim teslim etmez. Çünkü Filistin direnişi silahını teslim ettiği zaman o direniş bitti demektir. Biz hâlâ işgal altındayız. Direniş, mücadele, uluslararası kurallarına göre bizim hakkımız. Onun için bu bir sorun olacak. Büyük ihtimalle Türk askerleri Gazze’de görev yapacak barış gücünde. Türk askerleri gelirse Filistin halkı kendisini güvende hisseder. Çünkü Türk askerleri Gazzelileri vurmaz. Ama Avrupa’dan gelen, Amerika’dan gelen askerler bizi vurur. Bu yüzden İsrail rahatça saldıramayacağını bildiği için Türk askerlerinin Gazze’de olmasını istemiyor. Başka bir husus da, Gazzeli kardeşlerimiz, barış gücünün Gazze içinde değil, sınırlarda olmasını istiyor. Gazze’nin iç güvenliğini kendi polisleriyle sağlamayı istiyorlar.
GAZZE’DE EĞİTİMİN AYAĞA KALDIRILMASI GEREKİYOR
Gazze’de en fazla ihtiyaç duyulan hizmetler neler?
En başta eğitim konusunda birşeyler yapılması gerektiğini düşünüyorlar. Gazze dışında yaşayan Filistinlilerden hep çocukların eğitimi konusunda bir şeyler yapmalarını istiyorlar. İlk ve ortaokulların, üniversitelerin yeniden ayağa kaldırılması gerekiyor ki çocuklarımız eğitim görebilsin. Çünkü katil İsrail halkımızın cahil kalması için bütün okulları yerle bir etti özellikle. Türkiye’den eğitim konusunda destek istiyorlar. Memur-Sen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı’yla görüştük. O da ilgileniyor. Milli Eğitim Bakanlığı da aynı şekilde Gazze’deki çocuklarımızın eğitimi için yapılabileceklerle ilgili çalışma yürütüyor sağolsunlar.
FİLİSTİN TARAFI “İLLA Kİ TÜRKİYE OLSUN” DİYOR VE OLACAK
Filistin’deki kardeşlerimiz ateşkesin ikinci aşamasında konuşlanacak olan barış gücünde Türkiye’yi istiyor. İsrail istemiyor. Türkiye barış gücünde olacak mı sizce?
Zaten ilk başta bu ateşkes anlaşması için sürekli görüşmeler yapıldı. Amerika, Mısır, Katar garantör olarak bu görüşmeleri sağlıyordu. En başından beri Filistin heyeti Türkiye’nin de garantör ülke olarak müzakerelere katılmasını şart koşuyordu. İsrail ise reddediyordu. Donald Trump göreve gelince, belki de Nobel Barış Ödülünü alabilmek için Gazze’de ateşkes anlaşmasının imzalanmasını çok istedi. Barışı sağlayarak Nobel almak istedi. Bu nedenle ABD tarafı Türkiye’nin de garantör olarak masaya oturmasına katkıda bulundu. İsrail’e Türkiye’yi kabul ettiler. Türkiye garantör ülke oldu. Ateşkes anlaşması imzalandıktan sonra bu kez İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ikinci aşamada kurulacak olan barış gücüne Türkiye’nin katılamayacağını söyledi. Ama Filistin tarafı “illaki Türkiye olsun” diyor ve olacak. Çünkü hem Filistin tarafı bastırıyor, hem Trump çok değer verdiği Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı kırmayacaktır. Trump bir şekilde Netanyahu’ya baskı yapıp barış gücüne Türk askerinin katılımını sağlayacaktır. Türkiye, Gazze’ye gelirse çok iyi olur. Çünkü Gazze halkı Türkiye’den başka hiçbir ülkenin askerine güvenmez.
SADECE TÜRKİYE YARDIMIMIZA KOŞTU
Son olarak, Türkiye ve Türk halkı için bir Gazzeli olarak ne mesaj vermek istersiniz?
Bütün Gazze ve Filistin halkı Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı çok seviyor. Bu yıllardır böyle zaten. 7 Ekim’den sonra Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekten bütün uluslararası toplantılarda, Birleşmiş Milletler’in toplantılarında, hemen her platformda bizleri savundu ve çok önemli konuşmalar yaptı. Uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalıştı. Büyük bir diplomasi faaliyeti yürüttü Gazze’deki mazlumlar için. Mazlumları savundu ve İsrail’i sert şekilde kınadı. Hatta Sayın Erdoğan Gazze direnişçisi Hamas ve diğer direniş hareketlerini savundu. “Onlar terörist değil, Kuvayı Milliye gibi” dedi. Türkiye’den Gazze’ye sürekli yardım gidiyor. Ama dediğimiz gibi biz Türkiye’ye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza çok farklı bir şekilde bakıyoruz. Onu çok seviyoruz. Çünkü o diğer İslam devletlerin liderlerinden çok farklı. Dünyada 57 İslam ülkesi var. Sadece Türkiye gerçekten yardımımıza koştu. Diğer İslam ülkelerinin birçoğu Gazze’deki mazlumlara sessiz kaldılar. Bunu anlamak çok zor. Mescidi Aksa, bütün Müslümanların ilk kıblesi Filistin’de. Ortak kıblemiz. İlk kıblenizi niye savunmuyorsunuz? Niye hiçbir şey yapmıyorlar? Yazıklar olsun!
Kaynak: Yeniakit