Dua etmenin yararlarını biliyor musunuz? İşte detaylar...
30 yıl boyunca duanın gücünü araştıran Harvardlı bilim adamı Dr. Herbert Benson, bütün dua etme biçimlerinin stresi yatıştırdığını, bedeni sakinleştirdiğini ve şifalı bir gevşeme tepkisi uyandırdığını söylüyor.
“Eşinizle karşılıklı oturun ve ellerinizi açın, birbiriniz için sesli dua edin”
“İçinizden geldiği gibi hayır dua edin. Ne diyeceğinizi mi kestiremiyorsunuz?
O zaman hemen o anda sahip olduğunuz nimetleri saymayı deneyin.
Sahib olduklarınıza şükretmeniz mükemmel bir duadır.
Bunlar çok basit ihtiyaçlar bile olabilir. Hatta bir tas sıcak çorba bile olabilir..”
Ayrıca her gün başınıza gelen bir güzel olayı eşinize anlatmanız tavsiye ediliyor. Bu sizin başınıza gelmeyen ancak şahit olduğunuz bir olay da olabilir. Duyduğunuz veya okuduğunuz da.. Araştırmalar böyle davrananların 3 ay sonra ciddi derecede daha mutlu hale geldiklerini gösteriyor.
ABD’de evli çiftler üzerinde yapılan bir araştırmada eşlerin birbirlerinin ellerini tutmasının gerginlikleri fark edilir bir şekilde azalttığını da ortaya koydu. Eşler böylece daha çabuk huzur buluyor, sükûnete kavuşuyor. Düşünme melekesi netleşiyor, kalp ritmi sükûnete kavuşuyor. Stres aşılıyor. Bağlılıklar daha yoğunlaşıyor.
Bu minik adımın ailede çok büyük onarımlara yol açtığı, sadece tarafların sağlığı açısından değil; aile saadeti açısından da büyük katkılar yaptığı anlaşıldı.
Evliliklerde en çok yaşanan sıkıntıların başında eşlerin birbirlerine karşı asık suratlı ve somurtkan bir tavır sergilemeleri... Bu negatif enerji yayar. Güleryüz ve tebessüm ise muhabbetin kaynağı.. Muhabbet, bizi mutlu edecek yegane ilaçtır. Eşinize karşı tebessüm göstermek zor olmamalı...
Sevgiyi ifade etmek kadınlara oranla erkekler için çok daha zor.. Özellikle bizim gibi gergin toplumlarda. Çocukluktan, okula, askerlikten işyerine dövülme, horlanma, itiş-kakış içinde kalan erkekler kurdukları yuvada eşlerine muhabbet gösterirken bocalıyorlar.
Hak Tealâ buyuruyor ki:
“Ey Resûl-i Ekremim! Benim kullarım “Rabbi-miz uzakta mıdır, yakında mıdır?” diyerek sana beni sordukları zaman sen onlara cevap ver ki: Ben onlara pek yakınımdır. Bana duâ eden kulumun duasını kabul ederim. Duâ ettiğinde benden duâlarının kabulünü istesinler. Ve bana îman etsinler. Umulur ki onlar îmanları ve duâları sebebiyle doğru yola vâsıl olurlar ve irşâd olunurlar. “(Bakara Sûresi, 186)
Fahr-i Râzî, Kâzı Beyzâyi ve Hâzin’in beyânlarına göre ashâb-ı kiramdan bazı kimselerin: “Ya Re-sûlallah! Rabbimiz bize yakîn ise hafif sesle yahud gizlice duâ edelim. Eğer uzak ise yüksek sesle duâ edelim” demeleri üzerine bu âyet-i celîlenin nâzil olduğu mervîdir.