Emeklilik sonrası sigortalı çalışanlar nelere dikkat etmeli?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye’de emekli olma yaşı dünya ülkelerinin emekli olma yaşının çok altında. Avrupa ülkelerinde 60 yaşından daha önce emekli maaşı bağlayan ülke yok. Oysa Türkiye’de ilk defa sigortalı olunan tarihe göre kadınların 40 erkeklerin ise 44 yaşında emekli olabildiğini görüyoruz. Bu denli erken yaşta emekli olmanın sonucu olarak işçi, esnaf ve memur emekli sayımız 9 milyonun üzerinde. Hatta ölüm aylığı alan yaklaşık 4 milyon hak sahibini eklediğimizde 13 milyona yakın maaş alan vatandaşımız bulunuyor.
Sosyal sigorta sisteminin sağlıklı biçimde işleyebilmesi için 9 milyon emekliye karşılık en az 40 milyon prim ödeyen sigortalının olması gerekiyor. Oysa sigortalı sayımız bunun yarısı kadar.
Erken yaşta emekli olmak çalışan emekli olgusuna neden oluyor. Çünkü çalışma çağındaki bireylerin neredeyse tamamına yakını her ne kadar emekli maaşı alsa da fıtratı gereği bir iş yapmaktadır. Emeklinin çalışmasının bir diğer nedeni ise başka bir geliri bulunmuyorsa sadece emekli maaşı ile geçinememesidir. Bu nedenle emeklilik sonrası çalışma oldukça yaygın. Ayrıca hem emekli maaşı alıp hem çalışılan işyerinden ücret geliri elde etmek de oldukça cazip.
Burada çalışan emeklilerimize bazı uyarılar yapmanın isabetli olacağını düşünmekteyiz. Çünkü uyarılarımıza konu olan işlemler nedeniyle emeklilerin maaşının kesilmesi söz konusu oluyor. Buna bağlı olarak da emekliler daha sonra aylıkları bağlanmış olsa da hak kaybı yaşayabiliyor.
SSK statüsünden emekli olan bir kimsenin emeklilik sonrası sigortalı çalışmayı seçmekle iki tercihi bulunuyor. İlk tercih maaşının kesilmesidir. İkinci tercih ise maaşının kesilmeyip destek primine tabi tutulması ve bu yolla hem emekli maaşı hem de ücret geliri elde etmesidir.
Emekli işçinin yapacağı bu iki tercih de kendisini çalıştıran işverenin SGK’ya vereceği işe giriş bildirgesi ile yapılmaktadır. Asıl ekonomik olan tercih maaşın kesilmeyip emekli işçinin destek primine tabi çalışmasıdır.
Emeklilik sonrası SSK’lı olmayı gerektiren bir işe girip SSK sigortalısı olarak çalışacak emekli işçi, işverenine mutlaka emekli olduğunu söylemeli ve destek primine tabi işçi olarak işe giriş bildirgesi verilmesi gerektiğini hatırlatmalıdır. Bu hatırlatma yapılmayınca işveren veya işe giriş bildirgesi veren muhasebecisi, işe giriş bildirgesini destek primli vermeyip normal işçiye mahsus biçimde verince emeklinin maaşı kesiliyor. Emekli bu durumu ancak bankaya maaş çekmeye gidip maaşının yatmadığını öğrenince anlayabiliyor.
Böylesi bir uygulama nedeniyle bankaya maaşı gönderilmeyen emekli işçinin bankaya en son maaş gönderilmeyen aydan sonraki ayın son gününe kadar SGK’ya başvuru yaparak düzeltme isteme hakkı bulunuyor. Bu süreye uyulursa alınmamış maaşları başvurudan sonra toplu olarak geri almak mümkün.
Ancak bu süreye uyulmazsa yatmayan ayların maaşlarını almak mümkün değil. Bu konuyu bir örnekle açıklayalım. Maaşını her ayın 20’sinde alan işçi emeklisi 2 Mayıs 2020 tarihinde işe girmiş ancak işveren işe giriş bildirgesini emekliye mahsus destek primli olarak vermemiş ve girişi normal işçi gibi yapmışsa maaş kesilecek ve 20 Mayıs 2020 tarihinde bankaya maaş yatmayacaktır. İşte bu işçi 30 Haziran 2020 tarihine kadar SGK’ya düzeltme başvurusu yaparsa alamadığı maaşlar kendisine ödenir. Eğer 30 haziran 2020 tarihinden sonra müracaat ederse düzeltme talebi kabul edilmez ve ödenmeyen maaşları geri alması mümkün olmaz. Bu halde de çalıştığı işten ayrılması ve yeniden emeklilik müracaatında bulunması gerekir.
Bunun için emekli işçilerin işverenlerine emekli olduklarını mutlaka hatırlatmaları ve emekliye mahsup destek primi ödenmesi hususunu açıklamaları gerekiyor. Bu yapılmaz ve hatalı bildirge verilirse maaşın kesilmesi ve hak kaybı yaşanması kaçınılmaz oluyor.