‘Eğitim kurumlarında polis istemiyoruz’ diyenler bunlar değil miydi? Chp’den ‘okullarda polis’ dansözlüğü
Kahramanmaraş’taki okul katliamının ardından CHP kanadından gelen açıklamalar, sol kesimin yıllardır süregelen tutarsızlığını ve çifte standardını bir kez daha tescilledi. Yıllarca "Eğitim kurumlarında polis istemiyoruz" diyerek güvenlik güçlerini okullardan uzaklaştırmak için kampanya yürütenler, bugün yaşanan vahşetin ardından "Neden polis yok?" diyerek feryat etmeye başladı.
CHP'li Mahmut Tanal ve Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Meclis çatısı altında yaptıkları açıklamalarda tüm okullara polis ve güvenlik görevlisi atanmasını talep etti. Ancak hafızalar taze; daha düne kadar emniyet mensuplarının okul çevrelerinde bulunmasını "öğrenci üzerinde baskı" olarak nitelendiren ve polise karşı her türlü engellemeyi yapan bu zihniyetin, bugün "Her okula x-ray cihazı ve polis şart" noktasına gelmesi tam bir siyasi dansözlük örneği olarak yorumlandı.
Dün düşman bugün kurtarıcı
Hasan Öztürkmen, okullarda şiddetin arttığını savunarak hükümeti ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i hedef alırken, bir zamanlar partisinin savunduğu "polissiz okul" modelini tamamen unuttu. Sosyal medyada öğretmen düşmanlığı yapanlara işlem yapılmasını isteyen Öztürkmen ve ekibinin, geçmişte emniyet güçlerine karşı sergiledikleri mesafeli ve yer yer hasmane tutum, bugünkü talepleriyle taban tabana zıtlık oluşturuyor.
Solun bitmeyen tutarsızlığı
Öğrencilerin can güvenliği üzerinden siyaset devşirmeye çalışan sol cenah, okullardaki huzuru bozmaya çalışan gruplara arka çıkarken "özgürlük" naraları atıyordu. Şimdi ise aynı okullarda alarm düğmeleri, turnikeler ve polis devriyeleri isteyen CHP’li vekillerin bu keskin dönüşü, "Sıkışınca polise sığınmak bunların fıtratında var" dedirtti. Okul katliamı sonrası kamuoyunda oluşan infiali fırsat bilen bu çevrelerin, kendi geçmişlerindeki "polis karşıtlığı" ile hesaplaşmadan yaptıkları bu çağrılar samimiyetten uzak bulunuyor.
Gençliği karanlığa itenlerin feryadı
Öztürkmen’in "Gençlik mutsuzdur" diyerek sunduğu çözüm önerileri, aslında kendi ideolojik körlüklerinin bir itirafı niteliğinde. Yıllardır manevi değerlerden kopuk, devlete ve polise karşı bir nesil yetiştirme hayali kuranların, bugün yaşanan toplumsal yozlaşma ve şiddet olayları karşısında polisi tek çare olarak görmesi, yıllardır sürdürdükleri yanlış eğitim ve güvenlik politikasının iflas ettiğinin en somut kanıtı oldu.
Devlet her zaman oradaydı
CHP kanadı "Hükümet kılını kıpırdatmıyor" yalanına sarılsa da, güvenlik güçlerinin okulların huzuru için verdiği mücadele her zaman sürüyordu. Dün polise "faşist" diyenlerin bugün "imdat polis" demesi, milletin hafızasında derin bir iz bırakırken; devletin, bu tür tutarsız siyasi şovlara rağmen milletin evlatlarını korumaya kararlılıkla devam edeceği vurgulanıyor.