• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

‘Din istismarı karşısında RTÜK sessiz kalamaz’

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Bugün Müslümanlar için en önemli konu, din istismarı meselesidir. Dinin güvenliği açısından, din emniyetini toplumda sağlamak bakımından da karşı karşıya kaldığımız en önemli tehlike din istismarıdır. Dini istismar sadece duyguların istismarı değildir, bugün duyguların istismarının ötesine geçmiş güç, imkân ve kaynak devşirmenin aracı haline gelmiştir” dedi.

2016-11-29 07:11:00 - 2016-11-29 01:28:24
‘Din istismarı karşısında RTÜK sessiz kalamaz’

HABER MERKEZİDiyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, ülkemizin en önemli problemlerinden birisinin din istismarı olduğunu belirtti. Uydu üzerinden yayın yapan kanalların tehlikesine dikkat çeken Görmez, “Uydu üzerinden yayın yapan, birtakım televizyon ve radyo kanallarının sadece ve sadece din istismarı üzerinden ticaret yapan kanallar haline gelmesi ciddi bir sorundur. Bu konuda gerek TÜRKSAT’ın, gerek RTÜK’ün ivedilikle bir düzenleme yapması kaçınılmaz hale gelmiştir” ifadelerini kullandı.

UYDU ÜZERİNDEN DİNİ YAYIN YAPAN KANALLARA TEPKİ

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Aile ve Gençlik Merkezi’nin Adana Şubesi’nin açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, uydu üzerinden sözde dini yayınlar yapan kanalların oluşturduğu tehlikeye dikkat çekerek, TÜRKSAT ve RTÜK’ün harekete geçmesini istedi. Görmez söz konusu konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Müslümanlar için en önemli konu, din istismarı meselesidir. Dini istismar sadece duyguların istismarı değildir, bugün duyguların istismarının ötesine geçmiş güç devşirmenin aracı haline gelmiştir. Dün din adına cincilik, büyücülük ve falcılık nasıl bir problem idiyse bugün de her alanda dinin istismar edilmesi aynı şekilde ciddi bir sorundur. Uydu üzerinden yayın yapan, birtakım televizyon ve radyo kanallarının sadece ve sadece din istismarı üzerinden ticaret yapan kanallar haline gelmesi ciddi bir sorundur. Sahte bal sattı diye kanallar kapatılabiliyor, peki sahte din satmaya kalkışırsa ne yapmak lazım? Bu konuda gerek TÜRKSAT’ın, gerek RTÜK’ün ivedilikle bir düzenleme yapması kaçınılmaz hale gelmiştir.”

Öte yandan; Adana’da, “15 Temmuz Darbe Girişiminin Dini ve Toplumsal Hasarı” başlığıyla düzenlenen “33. İl Müftüleri İstişare Toplantısı”nın açılışında da konuşan Görmez, “Müslümanları birbirine düşüren, fitneyi, buğzu, hasedi, fesadı, tefrikayı körükleyen bu adımlar son derece tehlike arz etmektedir. Alimlerimiz, ilahiyatçılarımız ve din görevlilerimiz, gerek ülkemizde ve gerekse İslam coğrafyasında giderek yaygınlaşan bu dil karşısında uyanık olmak ve milletimizi uyarmak zorundadır. Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz darbe ve işgal girişimini yapanlar, toplumun dini duygularını uzun yıllar istismar edenlerdir” dedi. Buradaki konuşmasında da din istismarı konusuna değinen Görmez, “Bugün Müslümanlar için en önemli konu, din istismarı meselesidir. Başta ifade ettiğim, dinin güvenliği açısından, din emniyetini toplumda sağlamak bakımından da karşı karşıya kaldığımız en önemli tehlike din istismarıdır. Dini istismarı, sadece duyguların istismarı değildir, bugün duyguların istismarının ötesine geçmiş güç, imkân ve kaynak devşirmenin aracı haline gelmiştir. Dün din adına cincilik, büyücülük ve falcılık nasıl bir problem idiyse bugün de her alanda dinin istismar edilmesi aynı şekilde ciddi bir sorundur” şeklinde konuştu. 

FETÖ DİN İSİTİSMARCISI BİR ÖRGÜTTÜR

FETÖ’nün din istimarcısı bir örgüt olduğuna vurgu yapan Görmez, “Kitlelerin istismar ağına düşmemesi için farkındalık oluşturmak bizim vazifemizdir. Sınırlarımız içinde FETÖ, PKK ve DEAŞ farklı biçim ve zamanlarda aziz dinimizi kendi habis ideolojilerine alet etmeye çalışırken bize düşen onların ektiği zehirli tohumları toplamak, hastalıklı damarları kurutmaktır. Bir yandan da sağlıklı damarlar açmak, eğitime ve irşada ağırlık vererek İslam’ın sahih bilgisini, doğru din anlayışını insanımıza öğretmektir” ifadelerini kullandı. 

15 Temmuz akşamı FETÖ’nün giriştiği hain darbe girişimini hatırlatan Görmez, “246 canımızın şehit olduğunu hiç zikre değer dahi görmeyerek, bu milletin meclisini bu milletin tanklarıyla bombalamanın ne büyük ihanet olduğunu, bu ihanetin aynı zamanda bir işgal teşebbüsü olduğunu unutarak bu şekilde davranmak için sadece haya duygusunu insanın kaybetmesi lazım” dedi. 

İslam ülkelerinin işbirliği içerisinde olmasının önemli olduğunun altını çizen Görmez, “Aksi takdirde bu topraklarda mezhebe ve etnik yapılara dayalı çatışmaların giderek yaygınlaşması ve kalıcı bir hal alması kaçınılmazdır. Mezhebe dayalı siyasetin geleceği yoktur, mezhepçiliğe dayalı siyaset sadece kan getirir, gözyaşı getirir. Müslümanlar ve bilhassa Müslümanların idarecileri ilim, irfan, ahlak, hukuk ve adaletin bu topraklarda ikame olması için cehd ve gayret içinde olmalıdır, cihad budur. Cihad, adam öldürmek değildir, cihad kan akıtmak değildir, cihad İslam’ın yaşanması için insanları yaşatmanın cehd ve gayretidir” ifadelerini kullandı.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23