• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dikkat çeken yakınlaşmanın nedeni ortaya çıktı! ‘ABD, Keşmir üzerinden Pakistan’ı kazanmak istiyor’

ABD ve Pakistan liderleri arasındaki görüşmeyi değerlendiren, ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, ‘ABD, Keşmir üzerinden Pakistan’ı kazanmak istiyor’ dedi.

Yeniakit Publisher
2019-07-24 11:01:00 - 2019-07-24 11:53:18
Dikkat çeken yakınlaşmanın nedeni ortaya çıktı! ‘ABD, Keşmir üzerinden Pakistan’ı kazanmak istiyor’

 Murathan Seyitoğlu  yeniakit.com.tr 

ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, Pakistan Başbakanı İmran Han’ın 22 - 25 Temmuz tarihleri arasındaki Washington ziyaretini değerlendirdi.

22 - 25 Temmuz tarihleri arasındaki Washington’da üst düzey temaslarda bulunacak olan Pakistan Başbakanı İmran Han’ın bu ziyareti, birçok açıdan ilk olması nedeniyle dikkatleri üzerine çekmekte olduğunu belirten ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, “Özellikle de bu ziyarette, Pakistan Genelkurmay Başkanı Kamar Cavid Bajwa ve Pakistan İstihbarat Dairesi Başkanı General Faiz Hameed’in Han’a eşlik ediyor olması, Başbakan’ın Ordu’yla kurmuş olduğu yakın ilişkileri gözler önüne sermektedir. Han ve beraberindeki Pakistanlı yetkililerin Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) gerçekleştirdiği bu üst düzey ziyaretin en önemli amacı, Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanması adına ABD’nin Taliban’la müzakerelerini desteklemek ve Keşmir konusunda ABD’nin desteğini alarak Hindistan’a karşı bölgesel jeopolitikte önemli bir üstünlük elde etmektir” şeklinde konuştu.

Pakistan-ABD ilişkilerinde krize neler neden olmuştu?

Pakistan, Keşmir Sorunu bağlamında ABD’nin desteğini kazanmak adına, uzun yıllardır Hindistan’la ilişkilerin gerilmesine neden olan Ceyşul Muhammed, Leşkeri Tayyibe ve Felah-i İnsaniyat Vakfı gibi gruplara son dönemde çeşitli baskınlar yapılmakta olduğunu hatırlatan Cenk Tamer, şöyle konuştu:

Terörü finans etmekle suçlanan ve 6 Amerikalının hayatını kaybettiği 2008 Mumbai Saldırıları’nda rolü olan Cemaat’ul Dava lideri Hafiz Saeed’in tutuklanması, Trump yönetimini oldukça memnun etti. Zira daha önceleri ABD’nin Afganistan politikasını sert bir şekilde eleştiren Han, Taliban’la barış görüşmeleri yapılmasını ve Taliban’ın Pakistan’da ofisler açmasını önerdiği için sert bir şekilde eleştirilmiş ve kendisine “Taliban Han” yakıştırması yapılmıştı. Dahası Han’ın Pakistan Ordusu ve istihbarat teşkilatının (ISI) perde arkasından desteklediği iddia edilen Peştun örgütlerle iyi ilişkiler kurması, hatta ABD tarafından terör örgütü olarak tanınan Ümmetin Ensarları ve Mücahit Hareketi’nin Han’a destek vermesi. Uzun bir süredir Pakistan-ABD ilişkilerinde krize neden olmaktaydı.

“Pakistan ekonomik krizi aşmaya çalışıyor”

ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, geçtiğimiz yılın sonlarına doğru ABD Başkanı Donald Trump, Afganistan’daki terörle mücadele sürecine yeterince destek vermediği gerekçesiyle Pakistan’ı eleştirmiş ve 2 milyar doları bulan askeri yardımlarını durdurmasını hatırlatarak “Böylece Trump, “Önce Amerika” doktrini kapsamında kendisine hiçbir yardımda bulunmadığını iddia ettiği Pakistan’ı cezalandırma yoluna gitmişti. Dahası 2018 yılının Temmuz ayında Pakistan, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadeleye yönelik tedbirleri düzenleyen Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF) gri listesine alınmıştı. Dolayısıyla Han, Washington ziyareti sayesinde FATF’ın yaptırım listesinden kurtulmayı da amaçlamaktadır. Aksi halde FATF’ın kara listesine alınacak olan Pakistan, ekonomik anlamda 10 milyar dolarlık ek maliyetle karşılaşabilir. Göreve geldiği günden bu yana başta Körfez ülkeleri, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Çin’den kredi almaya çalışan Han ise ülkesinin bu ek maliyetleri kaldıracak durumda olmadığının farkındadır. Halihazırda önemli bir ekonomik kriz içerisinde olan Pakistan, geçtiğimiz sonbaharda Suudi Arabistan’dan 20 milyarlık yatırım sözü almasının yanı sıra bu yılın Şubat ayında Çin’den 2.5 milyar dolar ve Temmuz ayının başında da IMF’den 6 milyar dolar kredi almayı başarmıştı.” dedi.

“Pakistan örgütün terör listesine alınması için ABD’yi ikna etmeye çalışmıştı”

ABD-Pakistan yakınlaşmasına ilişkin ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, şunları söyledi:

Bunlardan farklı olarak Pakistan, Çin’in Kuşak-Yol Projesi kapsamında ülkeye yaklaşık 60 milyar dolarlık yatırım çekmeyi planlamaktadır. Bununla bağlantılı olarak İslamabad ve Pekin, Keşmir Meselesi ve terörle mücadele konularında Yeni Delhi’ye karşı ortak bir duruş sergilemektedir. Bu durum, Hindistan ve ABD açısından ciddi bir meydan okuma olarak görülmektedir. Zira Çin, Keşmir’de terör saldırıları düzenleyen Ceyşul Muhammed’in kurucusu Mesut Ezher’in Birleşmiş Milletler’in (BM) kara listesine alınmasına uzun bir süre karşı çıkmıştı. Yeni Delhi ise 14 Şubat 2019 tarihinde Keşmir’de 40’dan fazla Hint güvenlik görevlisinin ölümüne yol açan saldırıda, Pakistan’ın parmağı olduğunu iddia etmiş ve Ceyşul Muhammed örgütünün terör listesine alınması için ABD’yi ikna etmeye uğraşmıştı. Ancak son bir yıl içerisinde Pakistan, Keşmir’deki radikal grupların finans kaynaklarına yönelik ciddi operasyonlar gerçekleştirmiş ve terörle mücadelede somut adımlar attığını göstermiştir. Aynı süreçte Çin’in BM Güvenlik Konseyi’ndeki vetosunu geri çekmesi ise Ceyşul Muhammed’in kara listeye alınmasını sağlamıştır. Kısacası Pakistan, son dönemde Keşmir bağlamında atmış olduğu somut adımlar sayesinde ABD’yi kendi yanına çekmeyi, Hindistan karşısında jeopolitik anlamda üstünlük elde etmeyi ve Çin’e olan bağımlılığını azaltmayı amaçlamaktadır.

“Pakistan’ın uzun yıllardır sürdürdüğü terörle mücadele Trump’a anlatılacak”

Hindistan’ın Trump’ın Keşmir sorununa dahil olmasını istememiş olmasına karşın Pakistan’ın Washington’un desteğini aramaya çalıştığına dikkat çeken Cenk Tamer, sözlerini şöyle sürdürdü:

Keşmir meselesinde Washington’un desteğini arayan Pakistan, buna karşılık Afganistan konusunda ABD’nin Taliban’la yürüttüğü müzakerelere destek olmaktadır. Nitekim ABD, başta Keşmir ve Afganistan olmak üzere bölgesel güvenliğin sağlanmasında Pakistan’ın kritik bir rol üstlenebileceğinin farkındadır. Benzer şekilde Pakistan, dış politikada denge siyaseti izleyerek bölgesel istikrar ve güvenliği sağlamayı, ülkeye yatırım çekmeyi ve nihayetinde ülke ekonomisini düzeltmeyi arzulamaktadır. Bu bağlamda 2018 yılının Temmuz ayında yapılan seçimlerde “Neya Pakistan (Yeni Pakistan)” sloganıyla yarışarak seçimlerden galip çıkmayı başaran Han, ülkenin sorunlarını çözmek için ilk 3 ay yurtdışı ziyaretine çıkmayacağını söylemiş; fakat ekonomik krizin ciddi boyutlara ulaştığını görünce ilk olarak Riyad’a ziyarette bulunmuştur. Ekonomiyi düzeltmek amacıyla IMF ve Çin’den kredi almaya çalışan Pakistan, ülkeye daha fazla yatırım çekebilmek için de bölgesel güvenliğine önemli yatırımlar yapmaya başlamıştır. Bunlardan en önemlisini Afganistan’daki Taliban’la müzakereler ve diğer Peştun gruplarla mücadele oluşturmuştur. Söz konusu somut adımlara rağmen Pakistan, FATF’ın kara listesine alınma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bunun üzerine Han, Pakistan’ın uzun yıllardır terörle mücadelede gösterdiği fedakârlıkları bizzat Trump’a anlatmak üzere Washington’a gitmiştir. Tüm bu çabalarına rağmen Pakistan Başbakanı, Washington’da resmî törenle bile karşılanmamıştır.

“ABD, Keşmir üzerinden Pakistan’ı kazanmak istiyor”

Han’ın ABD ziyaretinin bir diğer gündem maddesi ise şüphesiz İran meselesi olacaktır.” diyen Cenk Tamer, “Nitekim İslamabad; Afganistan ve Keşmir sorunlarına ek olarak yanı başında bir başka kriz alanı daha istememektedir. Zira ABD’nin İran’a olası müdahalesi, Belucistan’daki bağımsızlık hareketlerini güçlendirecek ve bu durum, Pakistan’ın toprak bütünlüğü tehlikeye atacaktır. 3 Temmuz 2019 tarihinde ABD’nin Belucistan Kurtuluş Ordusu’nu terör listesine alması, Washington’un bu konuda İslamabad’a güvence verdiğinin göstergesidir. Pakistan’ın son dönemde terörle mücadelede göstermiş olduğu yoğun çabanın ardından Washington, bölgesel güvenliğin sağlanmasında İslamabad’la işbirliği yapabileceğini göstermek istemiştir. Diğer bir ifadeyle ABD, Pakistan’ın bölgesel jeopolitikte ve aynı zamanda askeri ve ekonomik ilişkilerde İran ve özellikle Çin’in etkisinde kalmasını istememektedir. Zira Trump, Beyaz Saray’da Han’la yapmış olduğu ikili görüşmede Keşmir Sorunu için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu iletmiştir. Bu açıklama, ABD’nin Keşmir üzerinden Pakistan’ı kazanmak ve Çin’i karşısına almak suretiyle bölgesel denkleme dahil olabileceğini göstermektedir. ABD’nin Keşmir meselesinde Pakistan’ın yanında konumlanması, Washington-Yeni Delhi arasındaki işbirliği ve yakınlaşma sürecinin sonu anlamına gelebilir” şeklinde konuştu.

“Pakistan’ın uzun bir süredir ihmal ettiği ABD’yi yeniden kazanması gerekmekte”

ANKASAM Ortadoğu Uzmanı Cenk Tamer, sözlerini şöyle tamamladı:

Özetle, Pakistan’ın önümüzdeki süreçte hem ülkedeki Körfez sermayesini ve Çin yatırımlarını koruması hem de denge siyasetinde uzunca bir süre ihmal ettiği ABD’yi yeniden kazanması gerekmektedir. Bunun için de Pakistan, başta Keşmir ve Afganistan olmak üzere bölgesel güvenlik ve terörle mücadele konularında ABD’yle yakın işbirliği geliştirmek istemektedir. Bu sayede Pakistan, hem Çin’i dengeleyecek hem de Hindistan’ın stratejik ortağı ABD’yi kendi yanına çekmeyi başarabilecektir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mehmet Soylu

Şeytan, pakistanın ancak kötülüğünü ister. Keşmire gidecekken pakistandan olurlar. Şeytanı def et, hindistanla müzakere et. İncirlik ve şeytanın tüm karargahları ülkemde kapatılsın, natodan çıkılsın. Bunlar istila kuvvetleridir.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23