Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan ve önümüzdeki günlerde TBMM’ye sevk edilmesi beklenen TCK ve CMK’da yapılan önemli düzenlemelerle ilgili bilgi verdi. Terörle Mücadele Kanunu’na değişiklik getirdiklerini belirten Bozdağ, “Darbeye teşebbüs suçuyla terör nedeniyle tutuklanan askerler askeri cezaevine konuluyor, KHK’larla biz bunu sivil cezaevine konacak diye düzenledik” dedi.
MUHAMMET KUTLU / ANKARA - Adelet Bakanı Bekir Bozdağ, Ankara’da gazeteciler ile sohbet toplantısında Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan ve önümüzdeki günlerde TBMM’ye sevk edilmesi beklenen TCK ve CMK’da yapılan önemli düzenlemelerle ilgili bilgi verdi. “Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklik getiriyoruz” diyen Bozdağ, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu terör amacıyla işlenen suçlar kapsamına alınıyor. Nisbi terör suçları arasına alınıyor. Bunun sonucu ne olacak? Ceza yüzde 50 artmış olacak, infazda 2/3’ten, 3/4’e gelmiş olacak yani cezayı artıran infazı çoğaltan bir değişiklik” bilgisini paylaştı. Bozdağ, 1 Ocak 2017’den sonra hayata geçecek olan Adli Veri Bankası ile Türkiye’nin suç haritasının çıkarılacağını ve her alanda tedbirlerin alınması için bu verilerin kullanıma sunulacağını kaydetti.
DARBECİ ASKERLER SİVİL CEZAEVİNE
Darbeci askerlerin sivil cezaevlerine naklini öngören düzenlemeyi aktaran Bozdağ, “Askeri Mevzuatta değişiklikler yapıyoruz. Darbeye teşebbüs suçuyla terör nedeniyle tutuklanan askerler askeri cezaevine konuluyor, KHK’larla biz bunu sivil cezaevine konacak diye düzenledik. Ancak ana kanuna taşıyoruz. Bundan sonra böyle bir suç işlendiğinde Adalet Bakanlığı’na bağlı CTE’ye konulacaklar. Adli askeriye teslim ediliyorlardı, Adli kolluğa yani polise teslim edilecekler” dedi.
CİNSEL SALDIRI CEZALARI ARTIYOR
TCK’da Anayasa Mahkemesi’nde iptal edilen cinsel saldırı suçuna ilişkin hükümler, AYM kararında esas alınmak suretiyle, kademelendiriliyor ve yeniden cezai yaptırımlar düzenleniyor. Diğer kısımlara dokunmadık. Mağdurun 12 yaşından küçük olması durumunda sarkıntılık suçunun alt sınırını 3 yıldan 5 yıla, tasaddi suçunun alt sınırını 8 yıldan 10 yıla nitelikli cinsel istismar suçunun alt sınırını da 16 yıldan 18 yıla çıkartılacak. Bu alt sınırları artırarak bir kademelendirme yaptık üst sınırlara dokunmadık.
DOLANDIRICILAR YANDI!
Dolandırıcılık suçunun basit halinin cezasının alt sınırını 1 yıldan 2 yıla nitelikli halinin cezasını 2 yıldan 3 yıla çıkardıklarını belirten Bozdağ, “Nitelikli dolandırıcık suçunda, 5271 sayılı CMK 135 ve 140 maddelerinde yer alan koruma tedbirleri de uygulanacak. Bunlar İletişimin tespiti ve kayda alınması, gizli soruşturmacı konuları. Yani dolandırıcıların telefonları takip edilemiyordu. Bu düzenlemeden sonra onların telefonları adli dinleme kapsamına alınabilecek. Yani dolandırıcılık suçunu önleyecek adımlardan bir tanesi. Dolandırıcılık suçunun failinin, kendini polis, hakim, savcı, banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması bu kurum ve kuruluşlarla da ilişkili olduğunu söylemesi halinde de, cezası en az 4 yıl hapis olacak. Üst sınır mahkemenin takdiri ile ayarlanacak. Artık bu düzenlemeden sonra, bu sıkıntı tamamen ortadan kalkmış olacaktır. Hem cezalar ağırlaştırılıyor. Hem de takibi kolaylaştırılıyor. Dinleme ve gizli soruşturmacı enstrümanlar kullanmak suretiyle yakalanmaları, delillerinin tespiti kolaylaşıyor” şeklinde bilgi verdi.
UZLAŞTIRMA BÜROLARI KURULUYOR
Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının, kapsamını genişleterek, suçların 3 ay olan üst sınırını 6 aya çıkardıklarını anlatan Bozdağ şunları söyledi: “Uzlaşma kapsamındaki suçları genişletiyoruz. Uzlaşmanın uygulanacağı suçlar arasına tehdit, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarını da ekliyoruz. Suça sürüklenen çocuklar için lehe düzenlenerek üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda da uzlaştırılma girişiminde bulunabileceğini, öngörüyoruz. Uzlaştırma büroları kuruyoruz” dini polis, hakim, savcı, banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması bu kurum ve kuruluşlarla da ilişkili olduğunu söylemesi halinde de, cezası en az 4 yıl hapis olacak. Üst sınır mahkemenin takdiri ile ayarlanacak. Artık bu düzenlemeden sonra, bu sıkıntı tamamen ortadan kalkmış olacaktır. Hem cezalar ağırlaştırılıyor. Hem de takibi kolaylaştırılıyor. Dinleme ve gizli soruşturmacı enstrümanlar kullanmak suretiyle yakalanmaları, delillerinin tespiti kolaylaşıyor.”
PATLAYICI BULUNDURMANIN CEZASINDA ARTIŞ
Terörle mücadeleyle ilgili önemli bir konuda düzenleme yaptıklarını aktaran Bakan Bozdağ, “Patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan malzemelerin izinsiz olarak bulundurulması veya kabul edilmesi de suç olarak düzenleniyor. Suçun alt sınırı 3 yıldan 4 yıla çıkarılıyor. Ayrıca, suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde yarı oranı yerine cezayı bir kat ceza artırımı olarak değiştiriyoruz. Burada da cezayı artırıyoruz. Bu patlayıcı maddenin imalinde kullanılan malzemeleri izinsiz bulundurmak veya kabul etmeyi de suç sayıyoruz. Bizim ceza kanunumuzda bunlar suç zaten, biz cezasını arttırıyoruz. Örgüt faaliyetleri kapsamında ise 1 kat uygulanacak, 1 kat artırıyoruz. Cezasının alt sınırını da 3 yıldan 4 yıla çıkarıyoruz. Böylelikle daha caydırıcı bir hale geliyor. Birisi evinde bulunduracaksa bunu izin alacak. Kabul edecekse de izin alacak. Ona soruşturma makamları bakacak. Yoksa bu doğrudan çiftçilerimizin, tarımda kullanacağı gübre ile ilgili çiftçilerimizin aleyhine uygulanacak bir şey değil.”
CEZALAR BÜYÜK ORANDA ARTIYOR
Pek çok suçun cezasının yapılan düzenlemeyle artırıldığını vurgulayan Adalet Bakanı Bozdağ, şu bilgileri verdi: “Trafik güvenliğini tehlikeye koyma suçunun alt sınırı 1 aydı ve ön ödeme kapsamında öyle olunca da neredeyse az bir cezası var. Biz bunu 3 aya çıkarıyoruz. Yani bu ön ödemeli olduğu için ileride söyleyeceğim ön ödemenin günlük karşılığı 20 liraydı onu da 30 liraya çıkarıyoruz. 30x90 2700 TL ediyor. Yani birisi şöyle bir hız sınırı yaptığında şu anda 600 veriyor. Biz bunu bir kalemde 2700 TL’ye çıkarıyoruz ki bu son derece önemli. İkinci defa yaptığı zaman da bu sefer bu yarı katına bunu artıracağız. Caydırıcı bir etki doğuracaktır. Fuhşun yayılması amacıyla yayınlanmış görüntü yazı ve sözleri içeren ürünleri verme, dağıtma veya yayma eylemleri şu anda suç değil. Sokakta kart dağıtıyorlar, görüntü veriyorlar sesleri dağıtıyorlar bunların hiç birisi şu anda suç değil. Bu düzenlemeden sonra fuhşun reklamını yapmak amacıyla görüntü ya da resimli sözlü dağıtma yayma eylemleri suç olarak düzenlenecek. Bu da son derece önemli bir düzenleme. 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, 200 günden 2000 güne kadar para cezası. Alt sınır 4000 lira oluyor. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlanmasının cezasını artırıyoruz. Şuç olarak öngörülen cezanın alt sınırı 1 aydan 1 yıla, üst sınır ise 1 yıldan 3 yıla çıkarılıyor. 1 ay alt sınır, onu da paraya çeviriyorsunuz 600 lira, dolayısıyla bir caydırıcı bir müeyyide olması söz konusu değil. O yüzden alt sınırı 1 yıla çıkarıyoruz. Üst sınır da 3 yıla çıkarılıyor. Adli para cezası alt sınırı da 5 gün yerine 200 gün olarak belirleniyor. Yani adam bu işi yapıyorsa şöyle canını acıtacak bir para cezasını ödeyecek.
YENİ HAPİS CEZALARI GELİYOR
Yeşil reçete diye tabir edilen ilaçların, yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden amblem ve sembolleri, ses ve görüntü almaya yarayan araçları bulunduran kullanan 1 yılda 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Şu anda bundan hapis cezası yok. İlk defa hapis cezası getiriyoruz. Suçtan elde edilen ya da suçta kullanılan eşyanın üzerine iyi niyetli 3. kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması halinde müsadere kararının bu hak saklı kalmak şartıyla vereceği düzenlenecek. Uyuşturucu madde kullanan kişilerin tedavi olmak istemeleri halinde kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının bunu yetkili makamlara bildirme zorunluluğu kaldırılmakta ve bu görevler bakımından, suçu bildirmeme suçunun oluşması engellenmektedir. Böylece uyuşturucu kullananlar hastanelere gidebilecektir.”
DİNLEMELERE SULH CEZA HAKİMİ KARAR VERECEK
Taşınmazlara el koyma tedbirinin, organ veya doku ticareti ve tefecilik suçlarında da uygulanabileceğini vurgulayan Bozdağ, “Bu tedbire sulh ceza hakimliği karar verecektir. Burada önemli bir değişiklik yapıyoruz. İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması teknik araçlarla izleme ve takip, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi bildiğiniz gibi ağır ceza mahkemesi tarafından karara bağlanıyor. Ağır ceza mahkemesi heyet halinde ya da oy birliğiyle karar verirse ancak bunlar yapılabiliniyor. Şimdi bunları sulh ceza hakimliğine veriyoruz. Bunlarla ilgili kararları verecektir. Yani burada yeni ağır cezadan konuyu alıyor ve sulh ceza hakimliğine veriyoruz. Örgüt faaliyeti kapsamında daha önce sınırsız dinleme imkânı vardı. Biz o dinlemenin hepsini süreli hale getirdik. Şu anda örgüt dahil terör suçları dahil, dinlemenin azami süresi 3 ay. Diğer adli suçlarla ilgili onlarda da sürede somutlaşma getirdik. Bu maddeyi niye geri getiriyoruz, çok ciddi sıkıntılar vardı. Oy birliği bazen izin veriyor, bazı yerde izin vermiyor. Yani çok problemler çıkıyor uygulamasında. O nedenle biz bu konuda düzenleme yapma gereği duyuyoruz. Polis takip ediyor bir uyuşturucu yüklü aracı ve kolluk mahkemelerden arama kararı alamadı. Araç gidiyor içi uyuşturucu dolu hakime müracaat ediliyor hakim veremem diyor. Bir oy birliği olduğu zamanda bu sefer birisi hayır dediğinde o karar çıkmıyor ve çok önemli bir delili, çok önemli bir suçu bulmaktan siz mahkeme kararıyla alıkonulabiliyorsunuz. Onun için bu riskleri ortadan kaldırmak için buna ihtiyaç var geçmişte kötüye kullanmayı önlemek için esasında biz bunu kaldırıp sıkı şartlara bağladık ama yeni dönemde yargıda bunu herhangi bir hesapla kötüye kullanma ihtimali geçmişe göre çok azdır” dedi.
DARP DÂVÂLARINA DÜZENLEME
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda son derece önemli değişiklikler getirildiğini aktaran Bozdağ şöyle konuştu: “Duruşmalar il sınırları içerisinde başka bir yerde de yapılabilecektir. Biliyorsunuz daha önce ÖYM’ler vardır. O dönemde İstanbul’da Silivri’de yargılama yapıldı il sınırları içinde. O yasa izin veriyordu, biz ÖYM’leri kaldırınca dolayısıyla böyle bir imkân açık olarak kalktı. Herhangi bir tartışmaya mahal vermemek için, il sınırları içinde başka bir yerde de ihtiyaç olması halinde yargılama yapılabilecek diyoruz. İkinci bir düzenleme, biliyorsunuz üst sınırı 2 yıla kadar olan hapis cezalarında tutuklama yasağı var. Biz vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlarda bu yasağı kaldırıyoruz. Yani darp fiilini işleyen kişiler vücut dokunulmazlığına karşı başkaca suçları işleyen kişiler burada tutuklama yasağı kapsamında olmayacak bunlar hakim karar vermesi halinde tutuklanabileceklerdir.”
Örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen suçlardan dolayı tutuklu olanların tahliye taleplerinin 3 gün içerisinde değerlendirilip karara bağlandığını hatırlatan Bozdağ, bunu 15 güne kadar uzattıklarını söyledi.