• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Cana kıydılar, kanla beslendiler!

Yeniakit Publisher
2016-03-17 22:49:00 -
Cana kıydılar, kanla beslendiler!

Şiddet sarmalının kıskacındaki Türkiye, hafta sonu bir kez daha ateşle sınandı. Ankara, 5 ayda 3. kez bombalı terörist saldırıya hedef oldu. İlk işaretlerin gösterdiği terör örgütü PKK'nın bu son saldırısında 35 kişi hayatını kaybetti. Ancak bu topraklar, son olması temenni edilen bu tür saldırılara yabancı değil. İşte kandan beslenen başta PKK ve diğer eli kanlı terör örgütlerinin işlediği günahlar...

Türkiye, bir kez daha ateşten bir çembere alındı. Hemen güneyinde Suriye'de 5. yılını dolduran iç savaşta 400 bine yakın insan hayatını kaybetti. Bir yanda DAEŞ, PKK/PYD-YPG, diğer yanda Vladimir Putin-Beşşar Esed terörü, ülkeyi yangın yerine çevirmiş durumda.  Amerikan işgaliyle üçe bölünen Irak'ta hemen her gün onlarca insan, bombalı saldırılarda can veriyor.  Kuzeyde Rusya, Ukrayna'yı ateş altına aldı, Kırım'ı ilhak etti. Gürcistan'da yaptıkları da hafızalardaki tazeliğini koruyor. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Karabağ Krizi ise zaman ayarlı bomba gibi. Yunanistan, mali darboğazda, Bulgaristan, mültecilere duvar örmekle meşgul.

DEVLETİN SABRI TAŞTI
Bulunduğu coğrafya aynı zamanda kaderi olan Türkiye, bu ateş çemberinin tam ortasında yanmamak için büyük çaba harcıyor. Çözüm süreciyle yakalanan şans, ipi büyük güçlerin elindeki PKK terör örgütünün provokasyonuyla kaçırıldı. Çözümün gerçekleşme ihtimalinden ürken PKK, Siyasi uzantısı HDP'ye "Sen değil ben partiyim, yüzde 13 de benim" restini çekti. "Türkiye partisi olma" sloganıyla meydanlara çıkan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kandil'in bu çıkışı karşısında yaprak gibi savruldu, ağız değiştirdi. İçlerinden sırtını terör örgütüne dayayanlar da oldu, teröristlere mühimmat taşıyanlar da... Hendek siyaseti yapan da oldu,  PKK'nın elebaşları Cemil Bayık ve Murat Karayılan ağzıyla konuşan da... Çözüme bir adım kalmışken cephaneliğe dönüştürülen Sur, Silopi, Cizre, Yüksekova, İdil ve Nusaybin gibi yerleşim yerleri savaş alanına çevrildi.  Devletin sabrı taştı, sokakları hendek ve teröristlerden temizlemek, kamu otoritesini tahkim etmek üzere düğmeye bastı.  

ATEŞTEN GÖMLEK
Ateş çemberindeki Türkiye'yi açılan bu ateşte yakmak için sahnelenen bu yakıcı oyunda can kaybı kaçınılmazdı; öyle de oldu. Şehirlerdeki operasyonlarda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1000'i geçti, 312 de polis ve asker ise şehit oldu. Ne dağda ne de şehirde tutunabilen PKK, son çare olarak ateşi büyük şehirlere taşımaya kalkıştı. Genellikle asker, polis ve kamu binalarını hedef alan PKK terör örgütü(İşaretler Kandil'i gösteriyor), bu kez uzun zamandır kullanmadığı bir yönteme başvurdu. Ankara-Kızılay'da bomba yüklü araçla sivilleri hedef alan kanlı bir saldırı yaptı. Toplumun hemen her kesimini, diğer bir ifadeyle Türkiye'yi hedef alan saldırıda, ikisi intihar bombacısı olduğu tahmin edilen 37 kişi hayatını kaybetti.  Ankara'daki bu son saldırı PKK'nın elindeki ilk masum kanı değil. Terör örgütü, daha önce de binlerce sivili gözünü kırpmadan katletmişti. İşte PKK terör örgütünün kanlı tarihi...


PKK'NIN KANLI TARİHÇESİ
PKK(Kürdistan İşçi Partisi) 1974’te Abdullah Öcalan  liderliğinde kurulduğunda ideolojisini Marksizm-Leninizm, ardından da Demokratik Konfederalizm üzerine kurmuştu.
1980 yılında yapılan Darbe ile birçok siyasi grup gibi Kürt Solu da zarar görmüş Diyarbakır Cezaevi'ndeki insanlık dışı uygulamalar, PKK’nın insan kaynağını beslemişti. 1984 sonrası tahliyelerle birlikte PKK güç kazanmaya başladı. Öcalan darbenin hemen öncesinde Suriye’ye geçer. Suriye'nin gözetiminde Bekaa Vadisi'ne yerleşen Öcalan, örgütü yeniden yapılandırır. Örgüt 1984 yılıyla birlikte yeni bir yapıya büründü. Kendisine Mao'nun Halk Devrimi yöntemini seçip Suriye'nin desteğiyle Güneydoğu Anadolu'da gerilla savaşı yöntemlerini uygulamaya başladı. Takvim yaprakları 1993 yılını gösterdiğinde örgütün kanlı eylemleri doruk noktasına ulaşır. Bingöl'de silahsız ve sivil 33 erin şehit edilmesiyle olası çözüm süreci adımı sabote edilmişti. Güvenlik güçlerinin  terörle mücadelesi için bütçeden hatırı sayılır pay, savunma harcamalarına ayrılır.  O yıl  savunma bakanlığı, bütçeden  yüzde 10'la bütçeden aslan payını almıştı. Aradan geçen 22 yılda terörün ülkeye doğrudan zararının maliyeti 300 milyar dolar (Yaklaşık 888 Milyar TL-Türkiye'nin 2016 yılı bütçesi 633.5 Milyar TL) olarak hesaplandı. Kana doymayan örgüt, 30 yılı aşkın süredir ülkeye ayak bağı olmayı sürdürüyor.  Uluslar arası güçlerin mızrak ucu olarak kullandığı PKK, çok canlar yaktı. Ülkenin kan kaybetmesine neden oldu; oluyor. Asker-sivil  ayırt etmeksizin, kadın-çocuk demeden 14 bin dolayında insanı katletti; bunun iki katından fazla insan da yaralandı.




Kızılay Meydanı – 13 Mart 2016, Pazar
Ankara-
Kızılay'da, 13 Mart Pazar günü saat 18.45 sıralarında, seyir halindeki bomba yüklü araç otobüs duraklarının olduğu bölgede patlatıldı. Saldırıda 2'si terörist 37 kişi hayatını kaybetti, 125 kişi de yaralandı. Saldırganların ayak izleri sürüldüğünde yollar Kandil'e çıkıyor. Hem çözüm süreci sabotajı hem de bugüne kadar koyduğu kanlı saldırılara bakıldığında PKK terör örgütünün, Kürtler için değil Kürtlere karşı olduğu açık şekilde görünüyor. Daha da acı olan ise tüm Türkiye'ye yapılmış bu terör saldırısana karşı ülkenin birlikte ayağa kalkaması ve "lanetliyoruz" diyememesiydi. Avrupa'da benzer bir terör saldırısı olduğunda sokaklar binlerce insanla dolup taşarken, terörden çok çekmiş olan bu topraklarda benzer bir iradenin konulamamış olması hazindi. 

Merasim Sokak – 17 Şubat 2016
Ankara'nın Çankaya ilçesinde, Genelkurmay Başkanlığının, asker lojmanlarının ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının bulunduğu bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerine ait askeri servis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlama. Patlamanın gerçekleştiği nokta, TBMM'ye 5 dakika uzaklıkta bulunmaktadır. Bomba yüklü aracın bir intihar bombacısı tarafından 5 askeri servis aracının geçişi sırasında patlatılması sonucunda aralarında sivillerinde bulunduğu 28 kişi olay günü, 1 kişi de hastanede tedavi görürken hayatını kaybetmiş, 61 kişi yaralanmıştır.

Sultanahmet Saldırısı – 12 Ocak 2016
İstanbul'da Sultanahmet'teki İstanbul Turizm Şube Müdürlüğü'ne Rus uyruklu Diana Ramazova tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısında 1 polis şehit oldu;  1 polis de yaralandı. Eylemi başta DHKP-C üslenmiş ve canlı bombanın Elif Sultan Kalsen olduğu iddia edilmişti. Teşhise giden Kalsen'in ailesi, canlı bombanın kızları olmadığını açıklamıştı.

Ankara Gar Saldırısı – 10 Ekim 2015
DİSK, KESK, Türk Tabipleri Birliği, TMMOB, HDP ve pek çok sivil toplum örgütünün katılımıyla düzenlenen Barış Mitingi'nde, Tren Garı Meydanı'nda çifte bombalı saldırı yapıldı. Yunus Emre Alagöz ve Ömer Deniz Dündar adlı teröristlerin gerçekleştirdiği saldırıda 102 kişi hayatını kaybetti; 508 kişi de yaralandı.  Bu saldırı ülke tarihinin en kanlı saldırısı olarak kayıtlara geçti.

Karabulak Jandarma Karakolu Saldırısı – 2 Ağustos 2015
Ağrı Doğubayazıt'ta Karabulak Jandarma Karakol'una 2 Ağustos 2015'te  yapılan intihar saldırısında 2 asker şehit oldu, 24 kişi de yaralandı. 2 ton bomba yüklü traktörle  yapılan terör saldırısı sonrası patlamanın şiddetiyle yüzlerce metre uzağa fırlayan parçaların isabet ettiği köylülerden hafif yaralananlar oldu.

Suruç Saldırısı – 20 Temmuz 2015

Şanlıurfa-Suruç'ta düzenlenen bombalı intihar saldırısında 34 kişi öldü, 100’den fazla kişi de yaralandı. Saldırı; Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)’nin gençlik kolu Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi 300 kişinin Amara Kültür Merkezi bahçesinde Irak ve Şam İslam Devleti’nin Kobani Kuşatması sonrası, Kobani’nin yeniden inşa çalışmaları konusunda basın açıklaması yaptığı sırada meydana geldi. Canlı bombanın DAEŞ'le ilişkisi olan Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi.

Reyhanlı Saldırısı – 11 Mayıs 2013

Hatay-Reyhanlı'da düzenlenen iki ayrı bombalı saldırıda 52 kişi yaşamını yitirdi, 146 kişi yaralandı. Bombalı araçlarla düzenlenen saldırı, o tarihe kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör eylemi olarak kayıtlara geçmişti. 

Cilvegözü Sınır Kapısı – 11 Şubat 2013

Cilvegözü Sınır Kapısı'nda öğle saatlerinde büyük bir patlama meydana geldi. Olayda 4'ü Türk 13 kişi yaşamını yitirdi, 26 kişi de yaralandı. Patlamanın Suriye plakalı panelvan bir minibüsle gerçekleştirildiği bildirildi.

Ankara Amerikan Konsolosluğu Saldırısı – 1 Şubat 2013
Ankara Amerikan Konsolosluğu önünde DHKPC'li terörist x-ray cihazından geçerken üzerindeki bombayı patlattı. Saldırıda 2 kişi hayatını kaybederken bir kişi de ağır yaralandı.

Sultangazi Karakol Saldırısı – 11 Eylül 2012
İstanbul Sultangazi Karakolu'na giren DHKPC'li terörist x-ray cihazının yanında üzerindeki bombayı patlattı. Olay yerinde 1 polis memuru şehit olurken, 4'ü polis 3'ü vatandaş 7 kişide yaralandı.

Gaziantep Saldırısı – 20 Ağustos 2012
Gaziantep'te Ramazan Bayramının ikinci günü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda 4'ü çocuk 10 kişi hayatını kaybederken 9'u ağır 66 kişi yaralandı.

Kayseri Saldırısı – 25 Mayıs 2012

25 Mayıs 2012'de Kayseri Pınarbaşı'nda Emniyet Müdürlüğü'ne PKK'lı teröristlerin düzenlediği intihar saldırısında bir polis memuru şehit oldu, 3 terörist öldü, 16 kişi yaralandı.

Antalya Saldırısı – 30 Eylül 2011

30 Eylül 2011'de Antalya Göynük Jandarma Karakolu kontrol noktasında üzerinde bomba taşıyan bir şahıs kendini patlattı. Olay da bir uzman çavuş yaralandı.

Kızılay Kumrular Caddesi Saldırısı – 20 Eylül 2011

20 Eylül 2011'de Ankara Kızılay Kumrular Caddesi'nde kaldırım kenarına park edilen otomobilde meydana gelen patlama sonucunda 5 kişinin hayatını kaybetti, 40 kişinin yaralandı.

Hantepe Saldırısı - 20 Temmuz 2010
Hantepe Sınır Karakolu 20 Temmuz günü baskına uğradı. Burada 7 asker şehit olurken 8'’i yaralandı. Yine saldırıdan kısa süre sonra ortaya çıkan Heron görüntülerinde PKK saldırısına uğrayan askeri birliğe gerekli desteğin sağlanmadığı tespit edilmişti. PKK baskınının Genelkurmay karargahı da dahil olduğu 30 ayrı birimde saniye saniye izlendiği ortaya çıkmıştı.

Güngören Saldırısı – 27 Temmuz 2008
İstanbul-Güngören'de ardı ardına iki bombanın patlatılması sonucu; 5'i çocuk olmak üzere 18 kişinin ölmesi ve 154 kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Saldırı yerel saat ile 21.45'te, araç trafiğine kapalı Menderes Caddesi'nde meydana gelmiştir. İki ayrı bomba yaklaşık 10'ar dakikalık arayla patlatılmıştır.


Aktütün Saldırısı - 3 Ekim 2008
Aktütün Karakoluna yapılan baskında 17 asker şehit olurken 20 asker yaralandı. Saldırı sonrasında ortaya çıkan görüntülerden eylemin önceden bilindiği belirlendi. Bu saldırıda da İnsansız Hava Araçları Heronların baskın için Kuzey Irak’'tan gelen grupları saniye saniye çektiği ortaya çıkmıştı. Olayın ardından yine baskına uğrayan karakola askeri desteğin geç gönderildiği yönünde eleştiriler yapılmıştı.

Anafartalar Çarşısı Saldırısı – 22 Mayıs 2007
Ankara-Ulus'taki Anafartalar Çarşısı önünde saat 18.30 sıralarında meydana gelen bombalı intihar saldırısında 8'i Türk, 1'i Pakistan vatandaşı olmak üzere 9 kişi öldü, 110'dan fazla kişi de yaralandı. Saldırıyı, PKK mensubu Güven Akkuş'un gerçekleştirdiği tespit edildi.

Dağlıca Saldırısı - 21 Ekim 2007
Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca köyünde 4 ay önce konuşlanan piyade taburu, 250 PKK'lı teröristin saldırısına uğradı. Tabura saldırmadan önce karayolu bağlantısını havaya uçuran PKK'lılar, taciz ateşine karşılık verince yeri belli olan askerlere bomba ve roketatarla saldırdı. İlk ateşle karşılaşan 12 asker şehit oldu, 16 asker de yaralandı. Saldırı sırasında 32 PKK'lı da ölü olarak ele geçirildi.

HSBC ve İngiliz Konsolosluğu Saldırısı – 20 Kasım 2003
İstanbu-Beşiktaş'taki Levent Mahallesinde bulunan HSBC Genel Müdürlüğü Binası ile Beyoğlu'ndaki Birleşik Krallık Başkonsolosluğu önünde birkaç dakika arayla birer bomba yüklü aracın patlamasıyla intihar saldırıları gerçekleşti. Her iki saldırıda saldırganlar dahil toplam 30 kişi öldü, 450'nin üzerinde kişi ise yaralandı. Her iki saldırıyı da de el-Kaide'nin Türkiye yapılanması Beyt el-İmam adlı örgütle bağlantılı teröristler yaptığı tespit edildi.

Sinagog Saldırısı - 15 Kasım 2003
İstanbul'daki Bet İsrael ve Neve Şalom Sinagogu'nun önünde duran 2 bomba yüklü araç infilak etti. Saldırıda el-Kaide'ye bağlı Beyt el-İmam adlı örgüte üye 2 terörist dahil 27 kişi öldü ve 300'den fazla kişi yaralandı.

Mavi Çarşı Saldırısı – 3 Mart 1999
PKK'lı teröristler saat 16:00 sıralarında İstanbul-Kadıköy, Göztepe mahallesindeki  Mavi Çarşı'ya girdi. Önce çarşının içine molotof kokteyli atan PKK'lılar kaçarken de vitrinlere molotof kokteyli fırlattı. Molotoflar parfüm reyonuna isabet edince alevler bir anda parladı;  bütün katı alevler sardı. Mağazada bulunanların bir kısmı binanın en üst katına çıkmaya başardı. Üst kattaki 10 kişi ise yoğun dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti. Katlarda bulunan 2 kişi ise yanarak can verdi. Bir yaralı ise hastanede yaşamını yitirdi.

Diyarbakır Saldırısı - 1 Aralık 1998

PKK'nın Diyarbakır'da ortaya çıktığı bir başka olay. Binevş – Amed kod adlı terörist Hüsniye Oruç üzerindeki bombaları patlatarak 2 asker, 8 sivil toplamda 10 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Kendisi parçalanarak öldü.

Hakkari Saldırısı – 17 Kasım 1998

Rojbin kod adlı PKK'lı terörist Fatma Özen, Hakkari YÜksekova Jandarma Komutanlığı'nın önünde üzerindeki bombaları patlattı. 3 asker ve 2 sivil yaralandı. Kendisi parçalanarak öldü.

Başbağlar Saldırısı – 5 Temmuz 1993Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde PKK'lı teröristler, 33 sivili öldürülüp, köyü ateşe verdi.  Abdullah Öcalan olaydan haberi olmadığını,  saldırının sorumlusunun "Dr. Baran" kod adlı kişinin olduğunu söylemişti. 

NE OLMUŞTU?
Akşam saatlerinde 100'e yakın terörist köyü bastı. Ezanın okunduğu sırada camideki cemaati zorla dışarı çıkardı. Örgüt propagandası yaptıktan sonra üzerlerine ateş açtılar; 29 kişi öldü. İnsanları katlettikten sonra köyü de ateşe verdiler.  Okul,  köy camii, halkevi ve 214 ev  yakıldı.  Evlerinde saklanan 1'i kadın 4 kişi de yanarak can verdi. Olaylarla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alındı ve haklarında idam ile çeşitli sürelerde hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanıkların 18'i bu davalardan beraat etti, 2'si mahkûm edildi.

Madımak Saldırısı – 2 Temmuz 1993
Sivas Katliamı, Madımak Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, kalabalık arasındaki provakötörlerin Madımak Oteli'ni ateşe vermesiyle yaşanan facia.  Çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanı feci şekilde can verdi.  Ayrıca dışarıda toplanan göstericilerden de 2 kişi de hayatını kaybetti.

Bingöl Saldırısı – 24 Mayıs 1993
Olay öncesinde Elazığ'ın Palu ilçesindeki 300 kişilik PKK grubundan ayrılan 150 kişilik bir grubun Bingöl bölgesine eylem hazırlığındaydı. Acemi eğitimini tamamlayan 50 asker, dağıtım için 24 Mayıs günü Malatya İl Jandarma Komutanlığı'ndan iki midibüsle, sivil giysili olarak Bingöl İl Jandarma Komutanlığı’na doğru yola çıktı. Bingöl'e 15 km mesafede, saat 18:00 civarında yolu kesen Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık liderliğindeki 150 kişilik PKK grubu, midibüsleri durdurarak kimlik kontrolü yaptı ve askerleri indirdi. Grup, 36 askeri yakındaki bir köye götürdü. Gece 03:00 sıralarında askerleri kurşuna dizdi. 36 askerden 33'ü hayatını kaybetti, üçü ise PKK'lılarca öldü sanılarak bırakıldı.

Çetinkaya Saldırısı – 25 Aralık 1991
Bakırköy İstanbul Caddesinde saat 13.00 sularında yüzlerini kaşkolları ile saklayan 20'li yaşlardaki yaklaşık 100 kişilik PKK'lı grup, sloganlar atarak geldikleri Çetinkaya Mağazası'na 50'den fazla molotof kokteyli attı. Vtrindeki sentetik eşyaların tutuşması üzerine yangın mağazanın kapısını alev topuna dönüştürdü. Bir dizi kurtarma rezaletinin de yaşandığı saldırıda 4'ü kadın, 1'i bebek 11 kişi hayatını kaybetti. 

DÜNYANIN DA BAŞINA BELA

Hindistan Havayolları saldırısı-23 Haziran 1985 
Kanada’nın Montreal Havalimanından havalanan Hindistan Havayollarına ait Boing-747 tipi bir yolcu uçağı, 23 Haziran 1985 tarihinde, İrlanda hava sahasında uçuş halindeyken yapılan bombalı saldırı sonucu Atlas Okyanusunun 9400 metre üzerinde infilak etti; saldırıda 331 kişi öldü.

Pan Am Havayolları saldırısı – 21 Aralık 1988
İskoçya, Birleşik Krallık'a ait Pan Am Havayolları'na ait Boeing 747-121 tipi uçağında patlayıcı bir aygıtın infilak etmesiyle uçakta bulunan 243 yolcu ve 16 mürettebat yaşamını yitirdi.

11 Eylül – Pentagon saldırıları – 11 Eylül 2001
El-Kaide'ye bağlı kişiler tarafından kaçırıldığı iddia edilen uçaklar, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki iki farklı hedefe saldırı düzenledi. Saldırılar sonucunda 19 hava korsanı dahil 2.996 kişi hayatını kaybederken, 10 milyar $'ın üstünde maddi hasar meydana geldi. 11 Eylül günü, Amerika Birleşik Devletleri'nde iç sefer gerçekleştiren dört yolcu uçağı, el-Kaide üyesi 19 kişi tarafından kaçırıldı. American Airlines'ın 11 sefer sayılı uçuşu ile United Airlines'ın 175 sefer sayılı uçuşu, New York'ta bulunan Dünya Ticaret Merkezi'nin sırasıyla kuzey ve güney kulelerine çarptı.

Kaçırılan üçüncü uçak, American Airlines'ın 77 sefer sayılı uçuşu, Virginia eyaletine bağlı Arlington County'de yer alan Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı karargâhı Pentagon'a çarptı. Saldırı sonucunda binanın batı cephesinin bir kısmı yıkıldı. Kaçırılan dördüncü uçak olan United Airlines'ın 93 sefer sayılı uçuşu ise Washington, DC'yi hedeflemişti. Ancak yolcuların uçağı kaçıranlara yaptığı müdahale sonrasında uçak, Pensilvanya eyaletindeki Shanksville yakınlarına düştü. Uçaklardaki 19 hava korsanı ve 227 kişi de dahil olmak üzere saldırılar sonucunda 2.996 kişi hayatını kaybetti.

FBI, saldırıları gerçekleştiren kişilerin, Usame bin Ladin'in liderliğindeki el-Kaide ile bağlantılı olduğunu açıkladı. Saldırıdan birkaç gün sonra yaptığı açıklamayla saldırıların sorumluluğunu reddeden bin Ladin, 2004 yılında yayınladığı videoyla birlikte saldırıların sorumluluğunu kabul etti. Olay sonrasında ABD dünya petrolüne hakim olma hedefini de güderek Afganistan ve Irak'ı işgal etti. Ortadoğu petrolünü de kontrolü altına alan ABD Irak'tan 11 Aralık 2011'de çekilmeye başladı.

Rusya operasyonda kendi vatandaşlarını öldürdü- 2002
Moskova’da Kültür Evi olarak bilinen bir tiyatro, 23 Ekim 2002 tarihi akşamı, Nord-Ost isimli bir Rus müzikal gösterisi sırasında 18’i kadın olmak üzere 43 Çeçen eylemci tarafından basıldı ve sayısı 900’den fazla olan izleyiciler rehin alındı. İlk üç günde rehine pazarlığı sürdü ve Çeçen örgüt birçok rehineyi serbest bıraktı.Dördüncü günün sabahında, tiyatronun havalandırma sisteminin içine Ruslar tarafından Fentanyl isimli morfin bazlı bir uyuşturucu gaz salındı, daha sonra da Rus özel kuvvetlerinin operasyonu başladı. Eylemcilerin bir çoğunda gaz maskesi vardı ve Ruslarla çatışmaya girdiler.  Görgü tanıklarına göre, hiç bir rehine mermi yarası almamıştı ama bina dışında özensizce istif edilen rehinelerin bir kısmının gazdan, bir kısmını ise kendi kusmuğundan boğularak öldüğü anlaşıldı. Daha sonra yapılan resmi açıklamada, olay sırasında 120 rehinenin gazın etkisiyle hayatını kaybettiği anlaşıldı.

Madrid'de tren bombalamaları – 2004 
İspanya’nın başkenti Madrid, 11 Mart 2004 günü sabah saat 07.30 sularında, hemen hemen aynı zamanda patlayan 10 bomba ile sarsıldı. Tamamı Madrid’in banliyö trenlerinde meydana gelen bombalar toplam 191 kişinin hayatını kaybetmesine, yüzlerce kişinin ise yaralanmasına sebep oldu.

Akşama doğru, Ebu Hafız El Mesri Tugayları isimli, El Kaide bağlantılı bir örgüt, Londra’da yayın yapan El-Kuds El-Arabi isimli bir gazeteye e-mail göndererek saldırının sorumluluğunu üstlendi. Örgüt, saldırının sebebi olarak İspanya’nın Irak’ta ABD ile yaptığı ittifakı gösterdi. Bu saldırı, İspanyolların mevcut hükümete karşı olan kızgınlığını artırdı ve iki gün sonra yapılacak olan seçimlerde iktidar partisinin kazanma şansını yok etti. Seçimleri, Irak’taki İspanyol askerlerini geri çekeceğini ilan eden Sosyalist Parti kazandı.

Krallığın kalbinde terör -2005

ABD’ye her türlü operasyonda aktif olarak destek veren ve Irak’ı işgal eden iki ana güçten biri olan İngiltere, El Kaide’nin saldırılarına en can alıcı yerinde hedef oldu. Londra’nın simgelerinden biri olan, yerin 10-100 m. altında dört katlı olarak inşa edilmiş Londra Metrosu 7 Temmuz 2005 günü saat 08.50’de başlayarak 50 saniye aralıklarla üç adet patlamaya sahne oldu. Yaklaşık bir saat sonra 09.47’de dördüncü bir bomba Londra’nın başka bir simgesi olan çift katlı gezi otobüslerinden birinde patladı. Olaylarda eylemciler dahil, biri Türk vatandaşı 54 kişi ölürken, 700’den fazla kişi yaralandı. Nitekim, olay günü saat 12.10’da “El Kaide Avrupa Gizli Örgütü” isimli bir örgüt, internet aracılığıyla olayı üstlendi. İngiltere’nin 2001’deki Afganistan ve 2003’teki Irak operasyonlarında aktif olarak yer almasından dolayı cezalandırıldığını açıkladı. İki gün sonra başka bir el Kaide üyesi örgüt olduğu bilinen Ebu Hafs al-Masri Tugayları isimli bir örgüt daha eylemin sorumluluğunu sahiplendi.

Charlie Hebdo saldırısı – 7 0cak 2015

Fransızca yayın yapan ve Hz. Muhammed (s.a.v)'e hakaret içerikli yayınlarıyla bilinen Charlie Hebdo'nun Paris'teki ofisine bir saldırı düzenlendi. Tüfek ve diğer silahlarla yapılan saldırıda 11 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı. Teröristler Charlie Hebdo ofisinden ayrıldıktan sonra binanın dışında bekleyen polisi öldürdüler. Charlie Hebdo saldırısı ve daha sonra Île-de-France'da 5 kişinin ölümü ve 11 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıyı yapan silahlı kişiler kendilerini El kaide'nin Yemen koluna ait olarak tanımladı. 

Paris Saldırısı – 2015

Paris'in birinci, onuncu ve onbirinci bölgeleriyle birlikte Fransa Stadyumu'nda silahlı ve bombalı terör saldırıları gerçekleştirildi. Ana merkez olarak Bataclan tiyatrosunda gerçekleşen rehin alma eyleminin yanı sıra başkent çevresinde en az altı silahlı ve üç bombalı saldırı gerçekleştirildiği açıklandı. Saldırılarda en az 132 kişi öldü. Saldırı sonrası Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande olağanüstü hâl ilan edildiğini ve Fransa'nın tüm sınırlarının kapatıldığını açıkladı. Fransa sınırları İkinci Dünya Savaşından bu yana ilk defa kapatıldı. En son Cezayir Savaşı'nda tüm ülkeyi kapsayan olağanüstü hâl ilan edilmişti. Charlie Hebdo ve Paris saldırılarının ardından tüm dünyada Müslümanlara olan nefret ve yaptırımlarda büyük artış yaşandı.

Boston Maratonu saldırısı-15 Nisan 2013

ABD'nin Boston kentinde her yıl düzenlenen bir maraton koşusunun bitim noktasında, 15 Nisan 2013 tarihinde gerçekleşti. Saldırıda 3 kişi öldü ve 200'den fazla kişi yaralandı. Saldırıdan 3 gün sonra olaydan sorumlu olduğu sanılan 2 kişinin fotoğrafları FBI tarafından civardaki kameralardan tespit edilerek medyada verilmiş, bunun üzerine kaçmaya çalışan zanlılar 18 Nisan gecesi Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde görevli bir polisi öldürdü. Zanlıları takibe alan polis, çıkan silahlı çatışmada  Çeçen asıllı Tamerlan Tsarnaev ağır yaralı olarak ele geçirilmiş ancak hastanede ölmüştü. Kardeşi Cevher Tsarnaev ise çatışma sırasında kaçarak bir süre izini kaybettirmiş ama Boston'un banliyölerinden biri olan Watertown semtinde gece geç saatlare kadar süren bir insan avı sonucu yaralı olarak ele geçirilmişti.

Haber10

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23