"Buyrun cenaze namazına" deyiminin hikâyesi

Bu deyim, “yanlış bir iş yapanın, hatasının kötü sonuçlarına razı olduğunu” anlatmak için kullanılır. İşte hikâyesi..

13 Mart 2018 Salı 15:53
"Buyrun cenaze namazına" deyiminin hikâyesi

Sultan 4. Murad, kendi devrinde İstanbul’da içki ve tütünü zinhar yasak etmiş. Kahvehaneleri yaktırmış, ısrar edip emrine karşı direnenleri şiddetle cezalandırmış. Dört bir yana hafiyeler zaptiyeler saldırmış bütün bunlar yetmezmiş gibi bizzat kendisi de sık sık, tebdil-i kıyafet edip halkın arasında dolaşırmış. Ancak içki ve tütün müptelâsının gözünü korkutmak için, ne ferman, ne ip, ne kazık, ne zaptiye, ne de sultanın kendisi yeterli olmamış.

Çeşitli semtlerde tütün içilen gizli yerler türediği haberi bizzat sultanın kulağına kadar gelmiş. Bunlardan biri de, Üsküdar’daki meşhur miskinler tekkesi civarında, birinin içinden diğerine geçilen bir evmiş. Evin yola bakan kısmı, meşru olan bildiğimiz kahvehane suretinde imiş. Amma içinden açılan bir başka kapı ile, tü-tünhaneye geçilirmiş.

Sultan Murad, tebdil-i kıyafet ederek derviş kılığına girmiş ve sözü edilen mekana gitmiş. Kahveci Sultan’ı tanıyamadığı için buyur etmiş.

“Baba erenler ne içersin?”

“Kahve.”

“Başka, tütün filan canın çeker mi?”

“Yok.”

Bu cevap üzerine kahveciyi bir telâş almış. Öyle ya, tütün içmeyen adamın burada işi ne. Ortalıkta padişahın tebdil-i kıyafet dolaştığı haberleri gezinirken, bu tedbirsizlik de olacak iş midir. Bir koşu, kahveyi hazır edip, dervişin yanına çöreklenmiş.

“Baba erenler ismi hâliniz?”

“Murad.”

Kahveciyi bir ter basmış.

“Sultan’ı da var mıdır?”

“Var elbet.”

Kahvecide bet beniz atmış, eli ayağı titreyerek “öyleyse buyrun cenaze namazına” deyip oracığa yığılmış.

Sultan Murad, onun bu hâline pek gülmüş ve “bu seferlik af olasın” diyerek, oradan ayrılmış.

Haber Tarihi: 13 Mart 2018 Salı 15:53

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    19 Eylül 2018