• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bugün 1 Muharrem 1440

Yeniakit Publisher
2018-09-11 11:44:00 - 2018-09-11 15:05:24

Allah Resulünün Mekke’den Medine’ye yaptığı hicreti, “Zamanın başlangıç noktası” kabul eden Hicri Takvim’e göre insanlık alemi bugün 1440 yılına girdi. İslam dinine göre “haram aylar”dan biri kabul edilen Muharrem ayı ile başlayan Hicri Takvim, manevi bir arınmanın da mihenk noktası kabul edildi.

 Harun Sekmen  İstanbul  Bugün Muharrem ayının 1. Günü ve ümmet coğrafyası Hicri Takvime göre 1440. yılına girdi. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) Mekke’den Medine’ye göç edişinin esas alındığı Hicri Takvim uzun yıllar boyunca Müslümanlar tarafından kullanıldı. İslam inancına göre “Haram aylardan” kabul edilen Muharrem ayı ile birlikte başlayan Hicri Takvim, Müslümanların büyük bir devlete dönüşünün de sembolü oldu. Akit’e konuşan ilahiyatçılar, “Hicret büyük bir şuurdur. Yeryüzündeki insanın yaradılış hikmetine uygun olarak yaşamayı şuur haline getirdiği bir tarihtir. Meseleye bu açıdan bakılmalı ve hicret asla unutulmamalıdır. Hicret, ruhi bir arınma vesilesidir. Hicret, Müslümanlar için İslam’ı daha iyi yaşama ve daha iyi bir kul olma imkanı tanır” ifadelerini kullandılar.

İLAHİYATÇI HÜSNÜ AKTAŞ: HİCRET BİR ŞUUR VE ARINMADIR

Müslümanların hicret bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirten İlahiyatçı Hüsnü Aktaş, “Hicret büyük bir şuurdur. Yeryüzündeki insanın yaradılış hikmetine uygun olarak yaşamayı şuur haline getirdiği bir tarihtir. Meseleye bu açıdan bakılmalı ve hicret asla unutulmamalıdır” şeklinde konuştu. Hicri Takvim’in getirdiklerine de değinen Aktaş, “Peygamber Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye göç edişi başlangıç olarak kabul edilir. Hz. Ömer’in halifeliği döneminde hicret esas alınarak oluşturulmuştur. Hicret her şeyden evvel İslam devletinin kuruluşunun habercisidir. Müslümanlar o günden bugüne hep Asr-ı Saadet’i esas almışlardır. Müslümanlar asla Hicri Takvimi unutmamalıdır. Zira bizim takvimimiz hicridir” ifadelerini kullandı.

MAHMUT EREN HOCA: ZİHİN VE GÖNÜLDE HİCRET

Hicret’in Müslümanlar için büyük bir fırsat olduğunu kaydeden Mahmut Eren Hoca, “Hicret Müslümanlar için İslam’ı daha iyi yaşama ve daha iyi bir kul olma imkanı tanır. Bunun için de önce İslam’ın yasak ettiği haram ve şüpheli ne varsa bunların terkiyle başlanmalıdır. Hicri yılbaşı bunun için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir” dedi. Her insanın kendi manevi hicretini başlatması gerektiğini vurgulayan Eren Hoca, “Hicret insanın kendi kalbinde olması gerekir. Hicret önce kendinde başlayacak, en nihayetinde yaşamının her noktasına etki edecek. Peygamberimiz hicreti ilk gün de emredebilirdi. Bunca sıkıntılar yaşanırken hicret gerçekleştirilmedi. Seneler sonra hicret gerçekleşti. Ta ki gönüllerde ve zihinlerde hicret gerçekleşsin. Hicret ruhi bir temizlenme vesilesidir” şeklinde konuştu.

İLAHİYATÇI ÖMER FARUK KORKMAZ: FEDAKÂRLIK GÖSTERGESİ

Hicret’in terk etmek manasına geldiğine işaret eden İlahiyatçı Ömer Faruk Korkmaz, “Kelime manası itibarıyla terk etmek, uzaklaşmak, yüz çevirmek, ayrılmak gibi manalara gelen hicret, hikmet veçhesiyle incelendiğinde esasında büyük bir sadakat göstergesidir” ifadelerini kullandı. Hicret’in İslam için fedakarlık manasına geldiğin kaydeden Korkmaz, “Hicretin dinde tekabül ettiği mana, ‘Kişinin Allah Teâlâ veya dini için vatanını, ailesini, akrabalarını terk etmesi veya günahlardan sıyrılması’ şeklinde özetlenmektedir. Öyleyse hicret kavramını mekânsal olarak anlamak ve sadece bu bağlamda değerlendirmek doğru değildir. İfade ettiğimiz gibi; hicret bir uzaklaşmadır” dedi. Korkmaz, Hicret’in haramdan uzak durmak manasına geldiğini de belirtti.

ORUÇ VE HACCIN BAŞLANGICI HİCRİ TAKVİME GÖREDİR

İslam Peygamberi Hazreti Muhammed ve ashabının 1440 yıl önce Mekke’den Medine’ye hicreti, İslam aleminde hicri takvimin başlangıcı olarak kabul ediliyor.     

“Hürmet edilmesi gereken” anlamına da gelen muharrem ayı, İslam alemi için büyük önem taşıyan aylardan biri olarak biliniyor. “Aşure günü” de hicri yeni yılın başlangıcı olan muharrem ayının 10. gününde idrak ediliyor.     

Hicri Takvim Araştırmaları Merkezi (HİTAM) Başkanı Erhan Bağ, yaptığı açıklamada, hicri yıl başılarının kandil geceleri gibi kutlanan bir gece olmadığını ancak farkındalık için çeşitli hatırlatmaların yapılmasının çok iyi olacağını söyledi.     

Bağ, Türkiye’de ve İslam ümmeti içinde Aşure gününün de genel olarak bilindiğini dile getirdi.     

Hicri yeni yılın, 10 Eylül günü akşam namazı vaktinin girmesiyle başladığını belirten Bağ, “Kur’an-ı Kerim’in bütün mesajları hicri takvim esaslı inmiştir. Ramazan ayında tuttuğumuz oruç ve haccın ne zaman yapılacağı hicri takvime göredir. Bütün kutsal gecelerin ve günlerin kutlamaları hicri takvime göre olur. Kurban ibadeti de ay takvimine göre belirlenir, bütün ibadetlerimiz hicri takvime göredir, güneş takvimini esas alan tek bir ibadetimiz var, o da namazımız” dedi.     

Bağ, hicri takvimin insanlık tarihi boyunca kullanılan bir takvim olduğunu ifade ederek, bunun yeni bir icat olmadığını vurguladı.     

Hicri takvimin, tarihin başlangıcını Hazret-i Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini esas aldığını vurgulayan Bağ, şöyle devam etti: “Biz günü, ayları, yılları zamana ve dilimlere bölüyoruz. Bunların içerisinde bir Müslüman için ibadetle alakalı en önemli kısım günün, haftanın, ayların ve bir yılın zamana dilimlenmesidir. Dolayısıyla ibadet hayatının Müslümanların hayatında bir süs gibi olmamasına da hizmet edecek bir çalışma olarak görüyorum hicri başlangıç programlarını, hatırlatmalarını ve farkındalığını. Biz yönetim olarak bu sene geçen yıllardan itibaren başladığımız bu uygulamayı artık tematik olarak sürdürme kararı aldık. Her yıl bir teması olsun dedik. Bu sene ‘değişim’ temasını kendimize baz aldık. Hazırlıklarımızı da tamamladık.”

“DEĞİŞİM İÇİN YENİ BİR BAŞLANGIÇ” SLOGANI

HİTAM Başkanı Erhan Bağ, İstanbul’da yaklaşık 10 büyük meydanda hicri yeni yıl başlangıç programlarını icra edeceklerine dikkati çekerek, bu sene yönetim kurulu olarak hicri 1440 yeni yıl başlangıcını “Değişim için yeni bir başlangıç” sloganıyla karşılamayı kararlaştırdıklarını anlattı.     

Bağ, Hicri yeni yılda büyük meydanlarda açacakları stantlarda vatandaşlara hicri doğum tarihlerini öğrenme fırsatı sunacaklarına işaret etti. Bağ, İslam’ın bir bütün olduğuna vurgu yaparak “Bütün Peygamberlerin getirdiği, İslam’dır. Bunun uygulama şekilleri farklıdır” dedi.

BAŞLANGIÇ TARİHİ EN NET TAKVİM

Hicri Takvim, İslam halifelerinin ikincisi Hz. Ömer döneminde kullanılmaya başlandı. Bu tarihten sonra bütün İslam devletleri Hicri Takvim’i esas aldı. Osmanlı döneminde de zaman birimi olarak kullanılan Hicri Takvim, cumhuriyetin ilanı ile birlikte 26 Aralık 1925 tarihinde çıkan bir yasayla kaldırıldı. Şu an kullanılan Miladi Takvim, Hz. İsa’nın doğum gününü başlangıç noktası kabul eder. Miladi Takvimin en büyük handikapı Hz. İsa’nın doğum tarihinin tam olarak bilinmemesidir. Bu nedenle Miladi Takvim hem sene hem de başlangıç olarak şüphelidir. Oysa asırlar boyu kullanılan Hicri Takvimin başlangıcı tam olarak bilinmektedir ve herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir.

MUHARREM ORUCU

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Muharrem ayından bir gün oruç tutan kimseye, bir gününe karşılık otuz günlük sevab vardır” buyurmuştur. Bir başka hadîs-i şerîfte: “...Ramazan orucundan sonra oruçların en faziletlisi Muharrem ayında tutulan oruçtur” buyurulmuştur.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23