Türkiye Gazetesi Rahim Er yazısında , bu Birleşmiş Milletler ile huzur gelmeyeceğini söyledi. Bundan 20 yıl merhum Necmettin Erbakan, BM'nin huzur getirmeyeceği teşhisini koymuştu.
İŞTE O YAZI:
Afrika ve Asya kan ve gözyaşı içinde. Vahşi kapitalizmin sömürgecileri, geçen asırlarda olduğu gibi bugün de çalıp götürmek için zulmediyor, katlediyor, mahvediyor... (..)
Bu dünyada adalet yoktur, merhamet yoktur, insaf yoktur. Para için yapmayacakları yoktur. İbretlik bir durumdur ki o Orta Doğu, Uzak Doğu denen, üçüncü dünya farz edilen garip toprakların üstü fakir, altı emsalsiz zenginliktedir. Petrol oradadır, altın oradadır, pırlanta oradadır, pamuk oradadır, vs.
Bundan dolayı bugün Batı, tarihte ise ehli salip yani haçlı denen düveli muazzama, dört asır evvel sömürgeciliği keşfetti. Mazlum diyarlara gemileriyle silahlarıyla gittiler. Fakir insanları esir aldılar, köle yaptılar, topraklarını gasbettiler. En pespaye Avrupa devletinin bile Afrika’da, Uzak Asya’da sömürgeleri oldu. İngilizler, İspanyollar, Portekizliler, Hollandalılar başı çekti. Yollarına engel gördükleri Hindistan’daki Babür İmparatorluğuyla Osmanlı İmparatorluğunu bertaraf ettiler. (..)
Evvela I. Dünya Harbi sonrası Akvam-ı Beşer ismiyle ilk BM ortaya çıktı, II. Dünya Harbinden sonraysa BM kuruldu. Artık dünyanın patronu da değişmişti. Şimdi söz İngiliz’de değil ABD’deydi. BM/Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu. Teşkilatın gücü ise II. Dünya Harbinin galipleri arasında pay edilerek GK/Güvenlik Konseyi diye bir fütursuz kurul teşkil edildi. Aşılmaz yetki GK’deydi. Diğer milletler, genel kurulda sadece konuşma ve parmak kaldırma hakkına sahipti. Pakistan, bağırta bağırta bölünüp diğer yarıdan Bangladeş diye sömürülecek bir devlet çıkartılırken cumhurbaşkanı Zülfikâr Ali Butto’nun BM kürsüsünde gözyaşları içinde ağlamasını bugün gibi hatırlarız. Medeni dünya denen taş yüreklilerin anlayışına göre, ikinci, üçüncü dünyalılar hep ağlamak, birinci dünyalılar da hep gülmek için vardır.
BM duygusuz, kalbsiz ve adaletsizdir. Bu BM ile ne Balkanlar’a, ne Kafkaslar’a, ne Afrika’ya, ne Asya’ya, ne Orta Doğu’ya, ne de Uzak Asya’ya huzur gelir.
RAHİM ER / TÜRKİYE
Akit Arşiv sayfasından...