Ayaklarımız, akılsızlıklarımızın ceremesini tabanları kabarıncaya kadar çekmekle kalmaz, bir de bedenimizin 'sigorta'sını korumak için çabalar.
Gerçekten dalaktan beyine, sinir sisteminden sindirim sistemine ve gözlere kadar ne kadar organımız varsa hepsinin 'sağlık haritası' oradadır. "Refleksoloji" binlerce yıllık geçmişi olan bir tıbbî hadisedir. Onun için ayaklarınızın kıymetini bilmeli, onu sırtınıza aldığınız pahalı giysilerden daha da önem vererek bakmalısınız.
Bu bakımın ilki kaliteli, rahat ayakkabı sahibi olmaktan geçer.
Ayakkabılar ayağın maksimum şiş olduğu zaman diliminde sağ ve sol olarak denenmelidir, ayağı sıkan ayakkabı kesinlikle alınmamalıdır.
Ayakkabılar ayağa uyum sağlayıncaya kadar ilk birkaç giyimde ayağı sıkabilir veya vurabilir. Dışarıda kullanılmış ürünler vurma, sıkma gibi sebeplerden dolayı yenisi ile değiştirilmemektedir. Yeni ayakkabı ile dışarı çıkmadan önce evde giyerek denemekte fayda vardır. Sıkıyorsa temizce kutusuna koyar, iade edersiniz.
Ayakkabının iç astarı gerçek deri ise derinin doğallığını bozacak ve ayak sağlığını olumsuz etkileyecek kimyasal maddeler kullanılmadığı için, deri rengi ayaklara ve çoraba çıkabilir. Bu tür durumlarda deri ile aynı renk veya koyu renk çorap giymelisiniz.
Kösele taban doğal deri özelliğine sahiptir. Böyle ayakkabılar kuru havalarda ya da kapalı alanlarda kullanıma uygun olup, nefes alma özelliğine sahiptir. Dolayısı ile ıslak zeminlerde kullanıldığında tabanlarda önce erime, daha sonra delinme ve kırılmalar meydana gelecektir.
Bütün gerçek deri türleri emici yüzeylere ve gözeneklere sahiptir. Bu özelliklerinden dolayı su çeker. Yani; tüm deri ayakkabılar, eğer üzerlerinde ‘su geçirmez' (water resistant / water prof, goretex vb. ) ibaresi ve benzer bir ifade bulunmuyorsa yağmur ve kar suyunu çeker.
Üstü el dikişli, saraçlı tabir edilen ayakkabıların dikiş yerlerinden, taban ve yan kısımdaki derinin birleştiği bölümlerden su alması doğaldır. Dolayısıyla yağmurlu havalarda giyilmemelidir.
Islak ayakkabılar oda sıcaklığında kurutulmalıdır. Direkt güneş ışığı altında veya herhangi ısı kaynağının altında kurutulduğu taktirde ayakkabıların yapışma yerlerinde açma, deride çatlama, leke ve şekil bozukluğu olabilir. Ayakkabı rutubetli ortamlarda bekletilmemelidir.
TEMİZ BAKIN Kİ O DA SİZE BAKSIN
Kullanıldıktan sonra dinlendirilmeyen deri astarlı ayakkabılarda ciltteki yağdan dolayı deri gözeneklerinin kapanması sebebiyle terleme ve bu duruma bağlı olarak koku oluşumu muhtemeldir.
İç astarında suni deri ya da tekstil malzeme kullanılan ayakkabılarda ise, kullanım esnasında ayak hava almayacağı için terleme ve koku yapabilir.
Bu durumlarda ayakkabının emmiş olduğu terin 24 saat içinde buharlaştığı göz önünde bulundurularak 1 gün ara ile giyilmelidir.
Çocuklar yürümeyi öğrenmeye başlar başlamaz ayakkabı giymelidir.. Ayakkabılar, darbeyi emici lastik/kauçuk tabanlı ve yumuşak olmalı, içerisinde ayağın rahat edebileceği kadar boşluklar olmalıdır.
Ayakkabı giyilirken ve çıkartılırken bağcıkları çözülmelidir, bağcıksız ayakkabılarda ise çekecek kullanılmalıdır.
Ayakkabılar kesinlikle çamaşır makinesinde veya elde yıkanmamalıdır.
Vegetal denilen bitkisel maddelerle yapılmış olan deriler suyla temas ettiğinde, nemli bezle silindiğinde rengi değişebilir. Dolayısıyla bu tür derilerin suyla temas ettirilmemesi ve özel fırça ile tozunu alarak temizlenmesi tavsiye edilir.