Acı ama maalesef gerçek ailesinde böbrek kanseri olan kişilerde kanser riski üç kat daha fazla.
Böbrek kanserlerinin %25’i ileri evrede teşhis ediliyor! Böbrek kanseri Türkiye’de erkeklerde 100.000 kişide 6,3, kadınlarda ise 100.000’de 3,5 oranında görülüyor ve sıklık açısından tüm kanser türleri arasında sekizinci sırada yer alıyor.
Böbrek hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle ortaya çıkan bir hastalık olan böbrek kanseri genellikle böbrek bölgesinde ağrı, idrarda kanama veya ele gelen şişlik şeklinde kendini gösteriyor. Hastalığın teşhisi genelde bu yakınmalar sebebiyle, bazen de başka bir rahatsızlık yüzünden yapılan karın bölgesi görüntülemeleriyle konuyor.
Özellikle;
böğür bölgesinde çok şiddetli olmayan ağrılar,
idrarda kanama ve
böbrek bölgesinde şişlik en sık belirtilerdir.
Bu yakınmalar karın içerisindeki çoğu hastalıkta görülse de, özellikle idrarda kanamayla birlikte seyrettiğinde böbrek tümörlerinden şüphelenmek gerekir.
Eğer tümör kemik, akciğer, beyin gibi organlara sıçrama göstermiş ise bu yayılıma bağlı olarak
öksürük,
balgamda kan,
kemik ağrıları ve
bel tutulumuna bağlı rahatsızlıklar da görülebilir. Bunun yanı sıra kansere bağlı olarak tüm kanserlerde görülebilecek
halsizlik,
iştahsızlık,
kilo kaybı gibi belirtiler böbrek kanserinde de görülebilir.
BATIDA DAHA DA YAYGIN
Böbrek kanseri ABD ve Avrupa ülkelerinde daha sık görülmekte.
Ailesinde özellikle genç yaşta böbrek kanseri gelişenlerde böbrek kanseri gelişme riski normal kişilere nazaran yaklaşık üç kat arttı.
Hastalığın oluşumunda özellikle genetik bozukluklar rol almakla birlikte bu hastalığın irsi olarak geçiş göstermesine yol açmamaktadır.
Diğer kanserlere benzer şekilde, böbrek kanseriyle ilişkili genetik sendromlar tüm böbrek kanserlerinin %4 ila 5’ini oluşturmaktadır.
Sevindirici olan yanı yeni tedaviler sayesinde böbrek kanseri artık “ölümcül” değil.
Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar bu hastalıkta tedavi imkanları hayli kısıtlı iken, günümüzde çok farklı hedefe yönelik ilaçlar böbrek kanserinin tedavisinde yerini aldı.
Böbrek kanserinin oluşum mekanizmalarının anlaşılmasıyla bu sürecin baskılanmasına yönelik ilaçlar var.
Genelde ağız yoluyla alınan bu tedavilerle böbrek kanseri artık ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp kronik hastalıklar arasında sayılmakta..
Ayrıca yine son yıllarda bağışıklık sisteminin aktivasyonu üzerinden etkili olan immüoterapi yaklaşımları da gelecek için ümit vaad etmekte..
TEŞHİS DURUMU
Böbrek kanserlerinin %25’i ileri evrede teşhis ediliyor.
Böbrek kanserinin kesin tedavisi, tümörlerin erken dönemde belirlenip, ameliyatla vücuttan uzaklaştırılması.. Böbrek kanseri vakalarının yaklaşık %25’inin ileri evrede tanı alması yüzünden tedavi seçenekleri azalıyor.
Bu oran özellikle farkındalığın artması ve ülkemizdeki sağlık hizmetlerinde sağlanan iyileşmeler sayesinde azalmaktadır.
Özellikle sigara içilmemesi veya içiliyorsa bırakılması gibi hastalıktan koruyucu önlemler önemli.. Ayrıca böbrek bölgesinde ağrı ve idrarda kanama ve renk değişikliği fark edilmesi durumunda doktora başvurmakta yarar vardır.
Şişmanlık ve buna yol açan beslenme tarzı, yağlı ve kızarmış yiyeceklerin böbrek kanseri gelişimine katkısı olduğu unutulmamalı. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi şişmanlığa yol açacak yağdan ve karbonhidrattan zengin beslenme ve bunun sonucu oluşan şişmanlık hemen hemen tüm kanserlerin gelişmesi için bir risk faktörü.. Burada değinilmesi gereken daha önemli bir konu sigara.. Böbrek kanserleri için sigara kullanımı ciddi bir risk faktörü..
Hekimlerin her zaman söylediği güzel bir söz vardır. “Hastalıktan korunmak, tedavi olmaktan daha kolay ve yaralıdır”.
Aklı olan bu söze ve tavsiyelere kulak verir ve ona göre hareket eder..