‘Bilgi hikmetle taçlanmalı’
Külliye’deki ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı, “Bilgiyi hikmetle taçlandırıp irfana ulaştırmadıkça hiçbir şeyi yerli yerine oturtamayız. Kabiliyeti nereye yönlendireceğini bilemezseniz, kendiniz için de insanlık için de kalıcı eserler ortaya koyamazsınız” dedi.
YENİ AKİT / ANKARA
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bilgiyi hikmetle taçlandırıp irfana ulaştırmadıkça hiçbir şeyi yerli yerine oturtamayız. Müşahhas bilgi sizi malumat sahibi yapabilir. Doğuştan gelen yetenek sizi kabiliyetli kılabilir. Bu bilgiyi ve kabiliyeti nereye yönlendireceğini bilemezseniz, kendiniz için de mensubu bulunduğunuz toplum için de insanlık için de kalıcı eserler ortaya koyamazsınız” dedi.
KENAN IŞIK’I ZİYARET EDEMEDİM...
2016 yılı Özel Ödülleri’ni musiki dalında Nesrin Sipahi’nin, şiir ve çeviri dalında Cahit Koytak’ın, tiyatro alanında ise geçirdiği ağır rahatsız sebebiyle halen tedavisi süren ünlü sunucu Kenan Işık’ın almaya hak kazandığını söyleyen Erdoğan, sanatçı Işık’ı rahatsızlığından dolayı evinde ziyaret edemediği için kendisini suçlu hissettiğini ifade etti. Edebiyat dalında Mehmet Doğan’ın, kurum olarak da İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin ödül aldığını dile getiren Erdoğan, müzeyi ülkeye kazandıran Prof. Dr. Fuat Sezgin’i de tebrik etti. .
EHLİ HÜNERİN KADRİNİ BİLMEK GEREK
Aralık ayında Necip Fazıl ödülleri, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri ardından da TÜBİTAK ve TÜBA ödülleri törenlerine katılarak kültür, sanat ve bilim insanlarına ödüllerini bizzat verdiğini hatırlatan Erdoğan, “Türkiye’nin her alanda yeni değerler yetiştirmesinin ancak var olan değerlerine sahip çıkmasıyla mümkün olduğuna inanıyorum. Bu sebeple ‘Ehli hünerin kadrini bilmek de büyük bir hünerdir’ anlayışıyla ödül törenlerine katılmaya özellikle dikkat ediyorum” ifadelerini kullandı.
SANATTA DA ‘MİLLİ SEFERBERLİK’
Kendisinin yaptığı ‘Milli Seferberlik’ çağrısının kültür-sanat boyutuna da yeni bir açılım getiren Erdoğan, “Bir yandan geleneksel sanatlarımıza sahip çıkma ve ihya etme, diğer yandan bunları çok daha ileriye taşıma konusunda seferberlik ruhuyla çalışmalıyız. Onun için ‘milli seferberlik’ diyorum. Yoksa ‘eline silahı al, doğru sokaklara dökül’, böyle bir şeyi hiçbir zaman kastetmedim. Tek kastettiğim işte bu” dedi.
TEK ÇİÇEKLE BAHAR GELMEZ!
Erdoğan, şu anda Batı’nın ilmini aldıklarını belirterek, “Eğer bugün bir Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü varsa işte bundan dolayıdır. Şimdi bunun adımlarını atıyoruz. Atalarımızın ‘tek çiçekle bahar gelmez’ sözünde olduğu gibi sadece belli alanlarda ileriye giderek medeniyet inkişafı gerçekleştirilemez” diye konuştu.
Gençlik yoksa kazanım da yoktur!
Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada gençlerden kültürün, sanatın, edebiyatın, bilimin her alanında çok daha aktif olmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerin sahip çıkmadığı, içinde olmadığı hiçbir projenin, faaliyetin toplumlar için kalıcı kazanıma dönüşmesi mümkün değildir” dedi.
Bu anlayışla, anayasa değişikliğinde seçilme yaşını önce 30’dan 25’e, şimdi de 25’ten 18’e indirdiklerini anlatan Erdoğan, “Bazıları ‘çoluk çocuğa mı bırakacağız bu ülkeyi’ gibi ifadeler kullandılar. Bunlar tarih de bilmiyorlar, bunlar dünyayı da tanımıyorlar... Bu gençleri, şöyle veya böyle kenara, köşeye atanlara sesleniyorum. 15 Temmuz gecesi tankların altına yatan gençleri siz bir kenara koyamazsınız... Önce neslimize bir defa güveneceğiz, inanacağız. Bu gençlik bunu yapar, sorumluluğunun da idrakındadır. Bunu bileceğiz” diye konuştu.
FATİH DE 21 YAŞINDAYDI
Dünyanın 57 ülkesinde seçme ve seçilme yaşının 18 olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Benim ecdadım Fatih, 21 yaşında bir çağ kapatıp bir çağ açıyor. Biz yan gelip yatacak mıyız? Gence ufku nasıl vereceğiz, işte böyle vereceğiz... Biz hiçbir zaman 18 yaşı bir lüks olarak görmüyoruz, tam aksine 18 yaşında bizim gencimiz de evelallah bu ülkenin değişim ve dönüşümünde gerekli yeri almalı, bu rolünü de ispatlamalıdır diye düşünüyoruz. Bunu başaracağız... 18 yaşındaki gençlerin böyle bir sorumluluğun altına giremeyeceğini iddia edenlere en güzel cevabı gençlerimizin kendileri bizzat verecektir, buna da inanıyorum” ifadelerini kullandı.