Selahattin Demirtaş, Ekmeleddin İhsanoğlu, Abdüllatif Şener, Muharrem İnce, Meral Akşener derken bir türlü mayayı tutturamayan Türkiye düşmanları, şimdi de CHP-İP-HDP’nin ortak adayı Ekrem İmamoğlu’nu sarıldı... Batı medyası, propagandasını ‘yalan’ üzerine planlayan CHP’li İmamoğlu’nu alternatif gibi sunma yarışına tutuştu...
Mustafa Durmaz İstanbul
23 Haziran seçimlerinde son viraja girilirken Batı medyası, AK Parti ve MHP karşısındaki kirli ittifakı parlatmayı sürdürüyor. Yaptıkları yayınlarla açık açık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tehdit eden ve sanki seçimlere ilişkin bir manipülasyon yapılacakmış algısı oluşturmaya çalışan Batı medyası, bunun karşılığında ise propagandasını ‘yalan’ üzerine planlayan CHP’li İmamoğlu’nun pazarlamasını yapmaya çalışıyor.
Kimler sönmedi ki...
İşte Batı medyasının köpürttüğü adaylardan bazıları: Gezi Parkı olaylarının tesiriyle kurulan Anadolu Partisi’nin genel başkanı Emine Ülker Tarhan siyasetten silinen isimler arasında ilk sırada yer alıyor. Ancak çabaları yetersizdi, çünkü istediği oylar HDP’ye kaydı. Partisinin tabela partisine dönüşmesini istemeyen Tarhan, jet hızıyla partinin resmen kapatıldığını söyledi.
Başarısız siyasi girişimlerden biri de 90’lı yıllarda liberalleri etrafında toplayan iş adamı Cem Boyner’e ait. Boyner, 1994’de Yeni Demokrasi Hareketi’ne liderlik yapmaya başlamıştı. Amacı netti, yeni bir Demokrat Parti hareketi başlatmak… Hareket katıldığı ilk seçimde hezimete uğradı. 1995 seçim sonuçlarına göre Boyner, sadece yüzde 0,48’lik oy alabildi.
Köfte ekmek dağıttı
Mitinglerinde kimi zaman kontör dağıtan, kimi zaman köfte ekmek dağıtan Genç Parti yine bir iş adamının Cem Uzan’ı iktidara taşımaya çalışmasıydı. 2002’de “Türkiye yerinden oynayacak” sloganıyla kuruluşunu açıklayan parti, seçim dönemi boyunca “mazot 1 YTL olacak”, “ÖSS kalkacak”, “dokunulmazlıklar kalkacak” gibi o dönem için hayli uçuk görünen vaatleriyle konuşuldu. Uzan, sadece 66 gün boyunca propaganda yapmasına rağmen, beklenmedik bir şekilde 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 7,25 oy aldı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde ise yüzde 3,03 alarak yine Meclise giremedi. Uzan, hakkında devam eden davalar nedeniyle Fransa’ya kaçtı.
Sürüden ayrılanı…
Refah Partisi’nden ve AK Parti’den milletvekillerini peşine takan Abdüllatif Şener’in kurduğu Türkiye Partisi de hezimeti tattı. Kendisine Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı bahşedilen Şener, 2007 yılında istifa etti. 2009 yılında Türkiye Partisi’ni kuran Şener, tabela partisi konumunda kalan TP’yi kısa sürede kapattı. Hızını alamayan Şener, şimdilerde CHP’nin çatısı altında siyasi hayatına devam ediyor. CHP, SHP ve DSP’de görev yapan İsmail Cem de başarısız olmuş oluşumlardan biriydi.
Pensilvanya çetesi de ‘takla’ attı
Hükümeti hedef alan 17-25 Aralık operasyonlarının ardından AK Parti’den ayrılan iki isim, iki ayrı parti kurdu: İdris Bal ve İdris Naim Şahin. Paralel yapıya yakınlığıyla bilinen bu iki vekil, sürecin ardından partiden kopacak oylar olacağını düşünüp, farklı siyasi yönelimlerde bulundu. Fakat işler istediği gibi gitmedi. Kendi partilerinden istifa ettiler. Bu süreçte “tuzluk” vekiller arasında başı çeken Hakan Şükür ise, AK Parti’den istifa ederek ‘işaret fişeği’ vazifesi peşindeydi. Ancak Milli Takımda saç baş yolduran Şükür, bağımsız aday olarak girdiği 7 Haziran seçimlerinde sadece 48 bin 687 oy alabildi.
Hedef Erdoğan’dı ama...
Batı, 24 Haziran seçimlerinde Erdoğan’ı devirmek için bu kez Muharrem İnce ve Meral Akşener’i öne sürdü. CNN, Akşener için “Erdoğan’ı ofisinden çıkarmaya uğraşan kadın” diyerek gaz verdi. Akşener’den “Türkiye’nin demir lady’si” olarak bahsettiler. İnce de ‘dürüst öğretmen’ olarak tanımlandı. “Durmak yok, yola devam” diyen Erdoğan, yüzde 52.5’le Türkiye’nin ilk başkanı seçilerek rakiplerine yine fark attı.
Batı’nın son aşkı Ekrem İmamoğlu
Her gün farklı bir yalana başvuran CHP/İP ve HDP’nin adayı Ekrem İmamoğlu ise Batı medyasının güzellemelerinden besleniyor. Proje Ekrem İmamoğlu, mesajlarını iç kamuoyundan çok Batı’ya veriyor. Alman DW ve WDR Cosmo, İngiltere BBC, The Guardian ve The Times’a ardı ardına demeç veren İmamoğlu, İstanbul’da oyların çalındığına hiç değinmeden bol bol ‘demokrasi’ nutukları atıyor. Asıl hedef ise Cumhurbaşkanlığı makamı...
