Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine dair tek cümlelik bir bilgiye bile sahip olmayan Elif Çakır, oradan-buradan duyduklarıyla yine köşe doldurdu.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine dair tek cümlelik bir bilgiye bile sahip olmayan Elif Çakır, oradan-buradan duyduklarıyla yine köşe doldurdu.
Sosyal medyada dile getirilen ipe-sapa gelmez iddiaları ciddiye alıp yazısına taşıyan Çakır, bu defa da "iktidar eleştirisi" adı altında iftiralara sarıldı.
Çakır, Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni Karar'daki maksatlı yazısında özetle şunları kaydetti:
"Kurumları çökmüş bir devlet koordinasyonu nasıl sağlayabilirdi? Hiçbir şey olmayacağından, hiçbir sorunla karşılaşmayacağından tuhaf bir şekilde emin olan iktidar, kamu kurumlarına yaptığı atamalarda, liyakat, ehliyet, tecrübe, uzmanlık gibi objektif kıstasları değil, şahsi yakınlığı, sadakati, bağlılığı dikkate aldı. Bütün yetkileri tek elde toplayan 'cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde' iktidarın kamu kurumlarına istedikleri atamaları yapmaları daha kolay hale geldi. 20 yıl boyunca ülkeyi yöneten iktidar, bütün kamu kurumlarına yerleştirdiği adamlarıyla kurumları yemiş, tüketmiş, bitirmiş. Devlet kurumu diye bir şey bırakmadı geriye. Merkez Bankasının durumu ortada… TÜİK’in durumu ortada… YSK’nın durumu ortada… Yargının durumu ortada… İktidar kendisini denetleyecek tek bir kurum bırakmadı, Sayıştay’ın durumu ortada… İktidarın bitirdiği, tükettiği sadece devlet kurumları olmadı, sivil toplum kuruluşları da bitti, önemini yitirdi, işlevsiz hale geldi. Şimdi her yaşadığımız felakette, salgında çöken devlet kurumlarını görüyoruz, biliyoruz, tanıklık ediyoruz."