Baskını tertiplediler, aktivistleri Girit’te topladılar: İsrail’in yeni suç ortağı Yunanistan
Gazze’deki ablukayı delmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na Atina’nın işbirliğiyle Gazze’den 1100 kilometre uzaklıkta uluslararası sularda baskın yapan siyonistler, esir ettiği aktivistleri de ülkelerine göndermesi için yeni ortağına bıraktı. Atina, ikisi hariç 173’ü, İsrail tarafından Girit Adası’na bırakılan Sumud aktivistlerini dünden itibaren ülkelerine göndermeye başladı.
TAHSİN HAN
İspanya’dan yola çıkan Küresel Sumud Filosu etknelerine 3 gece önce Yunan kara sularına yakın bir noktada baskın düsenleyen İsrail’in bu müdahaleyi Atina ile işbirliği içenisinde attığını bir çok Yunan aktisivt de dile getirirken dün ortaya çıkan bir gercek de dikkat çekti. Siyonistler, önceki gün gaspedilen 21 tekneden esir edilen 175 aktivisti, Hayfa Limanı’na götürüleceği açıklarken sonrasında Atina ile yaptığı plan doğrultusunda Girit Adası’na bırakmaya karar verdi.
İsrail Dışişlri Bakanlığının yanısıra Yunan Dışişleri Bakanlığı da önceki gece bir açıklama yapıp 2’isi hariç diğer aktivistlerin İsrail ile iletişim ve işbiriği içenisinde Girit Adası’na alındığı açıklandı. İsrail’in yeni suç ortağı Miçotakis yönetimi, dünden itibaren aralarında 20 Türk’ün de olduğu 173 aktivisti ülkelerine göndermeye başlarken, Seyf Ebu Kişk ve Thiago Avila isimli 2 aktivist ise Sumud liderleri oldukları gerekçesiyle sorgulanmak üzere İsrail’e götürüldü.
ENDİŞE VERİCİ BİR DURUM
Baskından sonra gözaltına alınan aktivisterin ülkelerine gönderilmesinde de İsrail’le çalışan Yunanistan’ı bu suç ortaklığı Yunan siyasitçilerin de tepkisini çekti. Avrupa Parlamentosunun (AP) Yunan Milletvekili Kostas Arvanitis, Küresel Sumud Filosu’na Yunanistan kara suları yakınlarında İsrail tarafından saldırılmasında Yunan hükümetinin olası dahlinin son derece endişe verici olduğunu söyledi.
Arvanitis, “Eğer Yunan yetkilileri, Küresel Sumud Filosu’nun engellenmesinden haberdar olmuşlarsa veya bu olaya herhangi bir şekilde yardımcı olmuşlarsa bu durum, acil açıklama ve hesap verebilirlik gerektiren son derece endişe verici bir gelişmedir. Yunan hükümeti, sivil insani yardım gemilerini etkileyen eylemlerin kendi sorumluluğu altındaki bölgelerde tam şeffaflık olmadan gerçekleşmesine izin veremez” ifadelerini kullandı.
Böyle bir olayda işbirliği veya tolerans göstermenin uluslararası hukuka saygı, denizde insan hayatının korunması ve ülkenin kurumsal güvenilirliği konularında ciddi soruları gündeme getireceğini vurgulayan Arvanitis, şöyle devam etti: “Bu olay, aynı zamanda hem ulusal hem de Avrupa düzeyinde daha geniş ve uzun süredir devam eden bir başarısızlığı da ortaya koymaktadır. Doktorlar, temel malzemeler ve Filistin halkıyla dayanışma mesajı taşıyan bir insani yardım filosu, denizde engellenme riskiyle karşı karşıya kalmamalıdır. Vatandaşların bu şekilde hareket etme zorunluluğu hissetmeleri, Avrupa hükümetlerinin Gazze’deki devam eden insani felaket karşısında sürekli olarak sergilediği eylemsizliği ve zaman zaman siyasi suç ortaklığını yansıtmaktadır.”