• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aramayla başlıyor, kaygıya dönüşüyor! Dijital çağda zihinsel çıkmaz

Yeniakit Publisher
DHA Giriş Tarihi:
Aramayla başlıyor, kaygıya dönüşüyor! Dijital çağda zihinsel çıkmaz

Uzmanlara göre sanal medya ve yapay zeka tabanlı uygulamalarda karşılaşılan kontrolsüz bilgi akışı, kaygıyı azaltmak yerine belirsizlik hissini artırarak zihni daha da alarma geçiriyor.

Kaygı, insanı tehlikelerden koruyan doğal bir sistem olarak çalışıyor. Ancak dijital çağda bu sistem, kontrolsüz bilgi akışıyla kolayca tersine dönebiliyor. Özellikle sanal medyada ve yapay zeka tabanlı uygulamalarda karşılaşılan sayısız ihtimal, kaygıyı yatıştırmak yerine belirsizlik duygusunu derinleştiriyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Klinik Psikolog Elif Pehlivan’a göre, birkaç aramayla başlayan bu süreç, zihni gerçek bir tehdit varmış gibi alarma geçirebiliyor.


 

“Durumu daha da zor hale getiriyor”

Kaygının temel işlevinin kişiyi korumak olduğunu belirten Klinik Psikolog Elif Pehlivan, “Kaygı, belirsizliğe ve olası tehlikelere karşı bizi uyanık tutan bir alarm sistemidir. Ancak zaman zaman gerçek tehlike ile ihtimali ayırt etmekte zorlanır ve ihtimalleri de gerçekmiş gibi algılayabilir. Özellikle kaygıya yatkın bireylerin ve hastalık kaygısı yaşayan kişilerin internette yaptıkları araştırmaların durumu daha da zorlaştırıyor. Kişi bedeninde hissettiği en ufak bir belirtide ya da aklına düşen bir şüphede sosyal medyaya veya yapay zekaya yöneldiğinde karşısına sayısız olasılık çıkıyor. Zaten alarmda olan zihin, bu ihtimallerin hepsini gerçek tehlike gibi algılayabiliyor” diye konuştu.


 

‘İnternete bakınca belirsizlik azalmıyor’

Bilgi arayışının her zaman rahatlatıcı olmadığını vurgulayan Pehlivan, “Düz mantıkla araştırmak belirsizliği azaltıyor gibi düşünülür. Ancak kaygı söz konusu olduğunda, karşılaşılan çok sayıda ihtimal belirsizliği artırıyor ve alarm sistemini daha da tetikliyor. Yoğun kaygı yaşayan kişilerde düşünme biçimide değişiyor. Bu noktada yalnızca bilgi akışını kısıtlamak yeterli olmaz. Kişinin düşünce ve davranış biçiminin yeniden ele alınması gerekir. Psikoterapi bu sürecin en önemli basamaklarından biridir” dedi.


 

‘Önce tıbbi değerlendirme, sonra psikoterapi’

Kaygı yaşayan kişilerin çoğu zaman ciddi fiziksel hastalıkları olduğuna inandığını belirten Elif Pehlivan, “Bu durum genellikle psikolojik bir döngüdür. Ancak fiziksel bir rahatsızlığı göz ardı etmemek için kişilerin önce uzman hekimlere başvurması gerekir. Yapılan tetkikler temiz çıktığında, hekimin verdiği bilgilere güvenerek psikoterapi sürecine devam etmek en sağlıklı yaklaşımdır” dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23