• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Altay Bayındır'dan yıllar sonra gelen Fenerbahçe itirafı: O maçı unutamıyorum

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Altay Bayındır'dan yıllar sonra gelen Fenerbahçe itirafı: O maçı unutamıyorum

Manchester United forması giyen milli kaleci Altay Bayındır, Fenerbahçe dönemine dair yıllar sonra içini döktü. Sarı-lacivertli ekipte kaptanlık yaparken bel fıtığı ve kırık elle iğneler altında sahaya çıktığını itiraf eden Altay, şampiyonluğun kaçtığı tarihi Sivasspor maçında sakatlığı nedeniyle oynayamamasının içinde bir ukde kaldığını söyledi.

Manchester United forması giyen milli kaleci Altay Bayındır, İngiltere günleri, Fenerbahçe anıları, Dünya Kupası ve gelecek planlamaları hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Fenerbahçe'de forma giydiği dönemde şampiyonluk için kritik öneme sahip Sivasspor maçında oynayamamasının içinde bir ukde kaldığını söyleyen Altay, 'O maçı yenseydik şampiyonluk son maça kalıyordu. Yani her şey bizim elimizdeydi. Son maçta Kayserispor deplasmanına gidecektik. Sivas maçı, benim oynamadığım maç. Çok içimde kaldı.' dedi.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United forması giyen milli futbolcu Altay Bayındır, Anadolu Ajansının Türkiye'nin Ödeme Yöntemi TROY'un katkılarıyla hayata geçirdiği "2026 Dünya Kupası Yolu'nda Milli Gururlar" projesinin yedinci konuğu oldu.

Dünya Kupası hasretini 24 yıl sonra sona erdiren A Milli Takım futbolcularını Türk halkına daha yakından tanıtmayı ve "milli takım taraftarı" olgusunu güçlendirmeyi amaçlayan projede, ay-yıldızlı oyuncuların Dünya Kupası'ndaki hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri, yaşadıkları şehirlerdeki günlük yaşamları ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı ele alınıyor.


"PLAY-OFF'LARDAKİ İKİ MAÇTA DA HERKES BİR BÜTÜNDÜ"

24 yıl sonra Dünya Kupası bileti alan A Milli Futbol Takımı'nın kalesini koruyan isimlerden Altay Bayındır, turnuvaya katılmanın tüm takım adına gurur verici olduğunu belirtti.

A Milli Futbol Takımı'nın 2002 Dünya Kupası'nda 3. olduğunda kendisinin 4 yaşında olduğunu belirten Altay, "Şu an 28 yaşındayım. Tekrar Dünya Kupası'nda olmak, ağabeylerimizin bize yaşattığı duygular, Dünya Kupası'ndaki başarıları, galibiyetleri gerçekten de tarif edilemez duygular. Çok gurur duyduk, izlerken onurlandık. Sahada onlarla birlikte ailelerimiz, büyüklerimiz mücadele etti. Biz o zamanlar 4 yaşındaydık ama o duyguları tattık. Hala içimizde var. Yıllar sonra böyle güzel bir jenerasyonla, tekrar bu anı tazeleyip daha fazlasını yapabilmek için orada olmak bizler adına önemli. Grup maçlarında stresli bir dönem geçirdik. Gönül isterdi ki gruptan direkt çıkabilelim fakat zor olsa da sonu güzel oldu. Grup maçları da heyecan vericiydi. İspanya grubumuzdaki en güçlü rakibimizdi, mağlubiyet bizi çok üzdü fakat bizi güçlendirdi. Genelde bu tarz mağlubiyetlerden sonra hep güçlenerek ayağa kalktık. İkinci maçta elimizden gelen mücadeleyi yaptık ve sahadan alnımızın akıyla çıktık. Play-off'lardaki iki maçta da herkes bir bütündü. Oynayan, oynamayan herkes ayaktaydı." ifadelerini kullandı.

Milli takımda iyi bir jenerasyonun yakalandığını vurgulayan Bayındır, "Birbirine bağlı ve destek olan bir jenerasyonuz. Kim oynarsa oynasın herkes birbirini destekler. O an bir seçim yapılıyor ve sahaya çıkan oyuncular oluyor ama herkes hazır ve başarı için mücadele ediyor. Yıllar sonra tekrar Dünya Kupası'nda olmak gerçekten de tarif edilemez, gurur verici. Evet orada olmamızın duygusu güzel ama sorumluluğu da büyük. Oraya bir şeyleri başarmak ve ispatlamak için gideceğiz. İnşallah isteklerimizi sahaya yansıttığımız anlar, galibiyetlerden sonra yaşayacağımız sevinçler olur." açıklamasında bulundu.


"GOLÜ ATAN OYUNCUYLA BERABER ŞUT ÇEKİYORDUK"

Dünya Kupası play-off finalinde Kosova'yla oynanan maça değinen Altay Bayındır, karşılaşma öncesinde tüm takımın karşılaşmadan önce baskı altında olduğunu söyledi.

Kosova karşısında sahaya çıktıklarında en zor durumda olan isimlerin oynamayan futbolcular olduğunu vurgulayan Bayındır, "Mesela araba kullanıyorsunuz ama direksiyonda değilsiniz, böyle bir durum. Uğurcan ters eliyle bir kurtarış yaptı ve ben buna yorum yazdım, bu kurtarışı ben, Mert abi ve Muhammed beraber kurtardık. Herkes o kadar motiveydi ki. Gol attığımızda, golü atan oyuncuyla beraber şut çekiyorduk. Kişilerden ziyade büyük bir topluluğun mutluluğunu, sevincini yaşayacağız. Bunun da farkındayız. Maalesef bizim ülkemizde bir şey var, kazanınca en tepedesin, kaybedince ortası yok, en diptesin. Bunun sorumluluğunu da biliyorsun. Dışarıda pusuda bekleyen, başarısızlıkla mutlu olan insanlar da var. Bunu söylemek çok acı ama... Sonu güzel biten bir serüvendi, şimdi yeni bir serüven başlıyor. Başından sonuna güzel anlar yaşadığımız, sevinçten kahkahalara boğulduğumuz, çok güzel motive olup bu motivasyon sonucunda güzel galibiyetler aldığımız güzel bir Dünya Kupası olur inşallah." diye konuştu.

Milli takımın Dünya Kupası'ndaki rakipleriyle ilgili de değerlendirme yapan Altay Bayındır, "Bu seviyelerde herkesin açlığı var. Bu seviyelerde herkes her maçı kazanmak istiyor. 'Kolay rakip, kolay maç' gibi bir düşüncemiz kesinlikle olamaz. Biz her maçımıza final maçı gibi, hocamızı dinleyerek, kazanmak için çıkacağız, yüreğimizi ortaya koyacağız." açıklamasını yaptı.


"SEN HER NE KADAR KULÜBÜNDE OYNAMAK İSTESEN DE BAZEN OLMUYOR"

Altay Bayındır, A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın Türkiye'nin futbola bakış açısını benimsediğinin altını çizdi.

Montella'nın kendisini Türk gibi hissettiğini dile getiren milli kaleci, "Hocamız Montella gerçekten ülkemizin, futbola bakış açısını, dinamiklerini benimsemiş bir isim. Toplantılarda her zaman kendisinin Türk hissettiğini, bize çok saygı duyduğunu, bizim gibi bir grupla çalışmaktan memnun olduğunu ifade eder. Bu bütünlüğü sağlayan baş etkenlerden biri odur. Oyuncularla bire bir görüşür, çok disiplinlidir. Kamplarda her gün toplantı yapıyoruz. Futbolda sonucu belirleyen küçük ayrıntılara önem veriyor, bu ayrıntıları bize detaylıca anlatıyor." ifadelerini kullandı.

Montella'nın milli takım aday kadrolarında genel olarak aynı oyunculara şans vermesinin kulüp takımı havasında bir ekip ortaya çıkardığı görüşüne katıldığını aktaran Altay Bayındır, şöyle konuştu:

"Milli takıma kendini ispatlamış, başarılı oyuncular geliyor. Hocamız da oyuncuların neler yapabileceğini, kapasitelerini biliyor. Seçim yapmak çok zor, hocamız bu konuda da saygı duyulması gereken pozisyonda. Başarının temellerini oluşturan birlikteliği çok fazla oynatmamak gerekiyor diye düşünüyorum. Oyunculara, kulübünde oynuyor ya da oynamıyor diye bakılabiliyor ama sen her ne kadar kulübünde oynamak istesen de bazen olmuyor. Ama sahadaki antrenmanın, saha dışı mücadelen, hedeflerin her zaman devam ediyor. Bazen milli takımda şans bulamadım. Avrupa Şampiyonası'nda Mert abi oynuyordu, ben ikinci seçenektim, Uğurcan arkadaydı. Şimdi Uğurcan birinci seçenek oldu. Bu şekilde değişkenlik gösteriyor. Yarın Muhammed oynar, diğer kalecilerimiz oynar. Bizlerin yapması gereken bu dinamiği, temeli korumak ve hocamızın kararına ne olursa olsun saygı duymak. Ben ABD'deki kampımızda oynamamıştım. Oynasam da oynamasam da saygı duydum. Olması gereken de bu. Bu olmayınca sağlıklı sonuçlar doğurmuyor. Bugün bizler buradayız. Sonuçta armanın bir duruşu var. Dün ağabeylerimiz vardı, yarın da başkaları olacaktır."


"SİVAS MAÇI, BENİM OYNAMADIĞIM MAÇ. ÇOK İÇİMDE KALDI"

Fenerbahçe'de sakatlık yaşadığı bir dönemin kendisinde ciddi bir yara bıraktığını dile getiren Altay Bayındır, o dönemi şu sözlerle aktardı:

"İçeride oynadığımız Sivasspor maçıydı. O maçı yenseydik şampiyonluk son maça kalıyordu. Yani her şey bizim elimizdeydi. Son maçta Kayserispor deplasmanına gidecektik. Hatta ben çok oynamak istedim. Elim tam iyileşmemişti. İki tane vida takmışlardı. Elim kırık. Son maçta bandajla oynadım, kazandık. Sivas maçı, benim oynamadığım maç. Çok içimde kaldı. Kazandığın zaman şampiyonsun. Bir de uzun süreden beri şampiyon olmamışsın ve bir camianın da bir öfkesi ve duygusu var. Bunu güzel bir şekilde sonlandırmak istiyorsun. Ciddi bir emek var. Yani talihsiz bir an. Sakat olmama çok üzüldüm. O maçtan sonra eve gittiğimi hatırlıyorum. Yenildik. Yani ipleri kendi elimizden başka bir tarafa verdik. Takımda oynayan herkes elinden geleni yaptı. O dönem eğer şampiyon olsaydık çok şey değişecekti. Şu anda bile en büyük problem şampiyonluğun gelmemesi. Yani bir şampiyonluk belki bütün buzları kıracaktı. Fenerbahçe'de son senemdeki sıkıntılar, unutmadığım anlar... Belimde bir fıtık var. Doktor, 'Sen ne yapıyorsun, devam edemezsin.' diyor. O dönemki hocamız 'Devam edeceksin, ben sana destek olacağım. Her zaman yanındayım.' diyor. İğne oluyordum, ağrı kesici hap içiyordum, maçlara öyle çıkıyordum. Çok zor bir süreçti ve şunun da farkındaydım. O dönemde televizyonda bir röportaj yaparken 'Belimde ağrı var. Böyle oynuyorum.' dediğiniz zaman insanlar 'Oynama kardeşim, seni kim tutuyor?' diyordu. Ancak o dönemde ben Fenerbahçe ile yatıyorum Fenerbahçe ile kalkıyorum. Bir de sorumluluğum var, takım kaptanıyım. Böyle yoğun bir mesai vardı. Fenerbahçe'de unutamadığım çok anım var."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23