Türkiye'nin son dönem İslam öncüleri arasında bulunan Akif-i Sani (İkinci Akif) Ali Ulvi Kurucu Hoca vefatının yıl dönümünde dualarla yad ediliyor.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) olan sevgisinden dolayı Medine'ye taşınan ve İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un şiirlerini ezbere bilen Ulvi Kurucu Hoca, 3 Şubat 2002 günü 82 yaşında ruhunu rahmana teslim etmişti.
Merhum Ali Ulvi Hoca, Mescidi Nebevi Camii'nde sabah namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Medine'deki Cennet'ül Baki Kabristanlığı'na defnedilmişi.
1922'de Konya'da doğan Kurucu, ilk ve ortaöğrenimini burada okudu. Hafızlığını tamamladıktan sonra 1938 yılında ailesi ile birlikte Medine'ye gitti. Yükseköğrenimini Kahire Ezher Üniversitesi'nde tamamladı.
Medine'de uzun müddet Evkaf Dairesi'nin İnşaat ve Sicillat Emini olarak çalıştı. 1953'ten 1975'e kadar Sultan Mahmud'un yaptırdığı Mahmudiye Kütüphanesi'nde, daha sonra da 1985'te emekli olana kadar Şeyhülislâm Arif Hikmet Kütüphanesi'nde çalıştı.
Ali Kemal Belviranlı'nın 1950'de İstanbul'da çıkarmaya başladığı İslâm'ın Nûru' adlı dergide arka arkaya şiirler yayınlayan Ali Ulvi Kurucu'nun elinden on binlerce ecdad yâdigarı kıymetli eser geçmiştir.
Kütüphaneciliği sırasında Arapça, Farsça, Türkçe kaleme alınmış binlerce yazma eseri tanıyan ve bunların tasnifini yapan Kurucu Türkiye ile olan bağını hiçbir zaman kesmedi; özellikle Türk hacılarıyla yakından ilgilendi. Emekli olduktan sonra Türkiye’de daha uzun süre kalmaya başladı. 3 Şubat 2002’de Medine’de vefat etti ve Cennetü’l-bakī‘a defnedildi.
Kurucu'nun iki erkek, bir kızı olmak üzere üç çocuğu da Medine'deydi.
