• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
12
Yeniakit Publisher
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı
2020-07-31 10:45:31

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlui geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 31 Temmuz 2013 tarihli "Wo ist die demokratie" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Ne güzel iş, Türkiye'de siyasi iktidarı sandık dışında değiştirmeye kalkışmışlar, utanmadan gelip bir de fotoğraf çekerken gözaltına alındıklarında, "Nerede demokrasi" diye bağırıyorlarmış. Bu adamın fotoğrafına iyi bakın,. Ajanlığını bugün bir defa daha araştırmamız gerekir. Ama esas önemlisi, bu adam şimdi Almanya'da, FETÖ'cü darbecilerin kaldığı yerlere gidip, bu gösteriyi yapabilir mi, orada bağırabilir mi, "Nerede demokrasi" diye.. Türkiye'deki sandıkla yönetim değişikliğini ortadan kaldırıp, darbe yapmaya kalkan, halkının üzerine bomba atan darbecileri koruyup kollayan Almanya'ya, bu turist görüntülü Müller, haykırabilir mi: "Demokrasi nerede" diye? Yine Merkel'in bulunduğu bir alanda, Alman liderin darbeci Sisi ile fotoğrafını gösterip, "Demokrasi nerede" diye sorabilir mi?” ifadelerini kullandı.

#1
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 31 Temmuz 2012. “Sessiz kalınmasın.” Tek parti döneminde Tunceli'de sivil halkın bombalanmasına itiraz edemeyen Cumhuriyet gazetesi, Ak Parti iktidarında "Sessiz kalınmasın" başlığı ile alevilere destek çıkıyor görüntüsü vermiş. “Alevi aileye saldırı” dedikleri, “Benim kapımın önünde davul çalma” deyip Ramazan ayında insanları sahura kaldıran davulcuyu dövmekle başlayan olaylar… Bunları yazan sözde haberciler, o aileden gelen ve duruşma tutanaklarına da giren “Biz gerillayız, dağdakilerle gelip hesap soracağız” tehdidini de hiç görmedi…

#2
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 31 Temmuz 2012. “Gül'e 'aday olma' baskısı.” Bu Abdullah Gül de, amma cumhurbaşkanı olma meraklısı imiş. 2007'de, "Adayımız kardeşim Abdullah Gül" açıklaması ile, bir defa oldun.. 2014'de, bir daha cumhurbaşkanı olma hevesi nereden geldi.. Daha önemlisi, 2018'de bir daha niye bu yola çıktın? Üstelik, 2014'deki haydi kendi partinden aday olmak istedin. 2018'deki adaylık macerasına ne diyecek? 2007'de kendisine engel çıkartan CHP'nin adayı olarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturma isteği, nasıl bir ilkesizliktir.. Bu arada, Sözcü'nün ilkesizliği de ortada. Erdoğan'a rakip olan kim ise, ona destek verme çabası, kör bir kavgayı göstermiyor mu?

#3
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 2012. “İşkence onların yöntemiydi.” FETÖ’nün Taraf’ı, “Hain” olarak gördüğü kendi adamı Sedat Selim Ay’ı üst üste manşete çekmeye devam ediyordu… Ders alan oldu mu peki? Aslında bu manşetler, FETÖ içindeki bazı kavgaların da habercisi idi. Emniyet müdürü aleyhine haberler, sonra onunla röportaj yapma, sonra tekrar o röportajı yalanlayacak şekilde bir hakim ile görüşme.. Bunların hepsi, FETÖ içinde birilerinin, "Erken hareket ediyoruz, deşifre oluyoruz" tartışmalarını da yaptıklarını gösteriyordu..

#4
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 2013. “Kolumu geri verin ödeşelim.” Cumhuriyet yine terörist güzellemesi peşinde… Veli Saçılık’a “Senin üyesi olduğun terör örgütü aldığı canları geri versin, sen cezaevinde çıkardığınız isyan yüzünden ölen 32 kişiyi geri getir, devlet de o isyanı bastırmak için hapisane duvarını yıkan kepçenin kopardığı kolunu geri verir” diyemeyen adamlar bunlar… Kemalistlik yapıp, vatanseverliği de kimseye bırakmazlar!

#5
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 31 Temmuz 2013. "Wo ist die demokratie." Ne güzel iş, Türkiye'de siyasi iktidarı sandık dışında değiştirmeye kalkışmışlar, utanmadan gelip bir de fotoğraf çekerken gözaltına alındıklarında, "Nerede demokrasi" diye bağırıyorlarmış. Bu adamın fotoğrafına iyi bakın,. Ajanslığını bugün bir defa daha araştırmamız gerekir. Ama esas önemlisi, bu adam şimdi Almanya'da, FETÖ'cü darbecilerin kaldığı yerlere gidip, bu gösteriyi yapabilir mi, orada bağırabilir mi, "Nerede demokrasi" diye.. Türkiye'deki sandıkla yönetim değişikliğini ortadan kaldırıp, darbe yapmaya kalkan, halkının üzerine bomba atan darbecileri koruyup kollayan Almanya'ya, bu turist görüntülü Müller, haykırabilir mi: "Demokrasi nerede" diye? Yine Merkel'in bulunduğu bir alanda, Alman liderin darbeci Sisi ile fotoğrafını gösterip, "Demokrasi nerede" diye sorabilir mi? Manşetteki, "Direnen üniversiteliye burs yok" başlığını mı soruyorsunuz? Cevaba bile gerek yok. Hemen ertesi günü bakan açıklamıştı, "Külliyen yalan" diye.. Ama bunlarda utanma yoktur. Bunlarda ahmak yoktur. O gazetenin bayilerde okuyucu ile buluşmasının üzerinden 7 yıl geçti.. Bir tane üniversiteli, "Bana burs verilmedi" diyebiliyor mu? Diyemiyor. Ama Sözcü'nün ilkesizce manşetine koyduğu yalanları devam ediyor..

#6
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 31 Temmuz 2014. “HSYK derhal devreye girip bu ateşi söndürmeli.” “FETÖ’yle biz mücadele ettik” diyorlar ya, buyrun… CHP milletvekili Mahmut Tanal, FETÖ’nün elindeki HSYK ile FETÖ’cüleri kurtarmanın derdinde… Sonra da bizim karşımıza çıkıp, "FETÖ ile mücadele ettik, siz birlikte yol yürüdünüz" diyorlar.. Kimin, kimle, yol yürüdüğü buradan belli. İktidar FETÖ'yü köşeye sıkıştırmış, CHP'li Mahmut Tanal, CIA işbirlikçisi örgüte yardıma koşuyor. Yazıklar olsun..

#7
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 31 Temmuz 2014. “Mecburen imam hatip.” 7 yıldır aynı mavalı okuyorlar ama, bir tane örnek veremiyorlar.. Bir tane, “Ben istemediğim halde imam hatibe kaydoldum” diyeni gösteremiyorlar? Her şey iyi, güzel de, Taraf’ın tasmasını tutan teröristbaşı Feto’nun hâlâ masum bir din adamı olduğunu iddia edenler, din öğretilen okullara yapılan bu saldırıları, bu ahlaksızlıkları acaba nasıl açıklıyorlar?

#8
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 31 Temmuz 2014. “Hrant’ı kullandı.” Erdoğan “Bu FETÖ’yü sadece Dink cinayetine indirgeyemeyiz” diyor, Dink ailesinin avukatının tepkisi ise "Hrant'ı kullandı".. Bu da Cumhuriyet'e manşet oluyor, olsun… Peki, aynı avukatın “FETÖ ne yapmaya çalıştıysa, Ergenekon da onu yapmaya çalıştı, bakmayın birbirlerinin kuyusunu kazdıklarına, aynı yapının adamları bunlar” demesi niye tek satır haber olmadı?

#9
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 31 Temmuz 2015. “Demirtaş’ı muhtar maddesiyle tasfiye planı.” Demirtaş daha bir günönce “Dokunulmazlıklar kalksın, biz başvuracağız kaldırılması için” diye meydan okuyordu, sonra anladılar ki işin ucu hiç istedikleri yere gitmiyor, 6-7 Ekim olaylarından yargılanacaklar, gizlice buluştukları FETÖ’cülerle böyle algıya başladılar ama, tutmadı…

#10
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 31 Temmuz 2016. “Gazeteciliği yargılayamazlar.” Gazetecilik yaparsan tabii yargılayamazlar da, “Yapılanın gazetecilik olup olmadığını bizler değerlendirmeliyiz” diyen adama soralım, “TSK, Gülen’cileri AK Parti yüzünden ihraç edemedi” yalanını söylerken, “AK Parti öncesi ihraç edilen bir tane Gülen’ci gösterememe”yi gazetecilik mi sayıyorsun?.. Şaka bir yana, daha önce Can Dündar’ın yanında toplanmışlardı, şimdi bu Bülent Mumay da dahil hepsi, Almanya’nın devlet kanalı (İstihbarat kanalı da deseniz, pek yanlış olmaz) ARD’nin alt kuruluşu Deutsche Welle’den maaşa bağlandı… Tesadüf mü bu?..

#11
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 31 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 31 Temmuz 2015. “Hain, darbe talimatını haki cübbeyle vermiş." Sözcü, bu başlığı atıyor atmasına da, "Şimdi cemaati savunma zamanı" başlığı ile yazılan yazıların niye hesabını vermiyor. Hatta, bu darbeden sonra, tutuklanan FETÖ'cülerin cezaevinden yazdıkları mektupları Sözcü'de yayınlayıp, o örgüte nasıl sahip çıkabiliyor, bir de bunu anlatsa ya.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23