Akit’e konuşan Yalçın Akdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na sert tepki
Akit’in sorularını cevaplandıran Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun PKK terör örgütüne eklemlendiğini hatırlattı ve çok önemli uyarılarda bulundu: “Ortamı zehirliyor, demokrasiyi zehirliyor, adeta siyasi kudurmuşluk hali yaşıyor.”
SERDAR ARSEVEN - MEHMET ÖZMEN / ANKARA - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Akit’in sorularını cevaplandırırken çarpıcı mesajlar verdi. Dokunulmazlık oylamasında, “dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek” sözüne rağmen HDP’ye destek veren Kılıçdaroğlu’na seslenen Akdoğan, “Lastik patlattın, Cuma günü uçuruma yuvarlanırsın. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek sözünü tut” diye konuştu.
Akdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kılıçdaroğlu’nun sergilediği tavır ve üslubu çok fena. Kılıçdaroğlu seviyeyi berbat şekilde aşağı çekti, çukurlaştırdı. Saldırgan, kontrolsüz, adeta siyasi kudurmuşluk hali içinde. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Genelkurmay Başkanımıza yönelik tavrı, hakaretleri terör saldırıları kadar ağırdır. Pespaye tavırlardır. Son derece sekter bir tavırdır. Avrupa’daki ırkçı faşist partilerin liderleri böyle konuşuyor, CHP’yi de iyice marjinalleştiren bir tavırdır.”
YALAN ÜZERİNE SİYASET
CHP’nin sergilediği tavrı, “Yalan üzerine siyaset bu’ sözleriyle tepki gösteren Akdoğan, “Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vereceklerdi ama gördük ki yalanmış, Kılıçdaroğlu lastik patlatmıştır. Cuma günkü oylamalarda aynı tavrı sürdürürlerse, uçuruma yuvarlanırlar. Aklı selim sahibi CHP’lilerin duruma el koyması lazım.” ifadelerini kullandı.
KILIÇDAROĞLU KORKUYOR!
Akdoğan, CHP Genel Başkanı’nın “dokunulmazlıkların kaldırılmasına” destek vermemesinin “korkudan kaynaklandığını” belirterek, “Nice dosyası var. Kendilerine güvenseler ‘hodri meydan’ derler. Diyemediler çünkü, korkuları çok büyük” diye konuştu.
BATIYORSUN!
Kılıçdaroğlu’nun halkın yüzde 52’sinin desteği ile Külliye’ye çıkan Recep Tayyip Erdoğan’a saldırdıkça battığını belirten Akdoğan sözlerine şöyle devam etti:
“Bunlar çıkmaz sokakta, ne yapacaklarını iyice şaşırmış durumdalar. Bu tavırlar Sayın Erdoğan’a zarar vermez ama CHP’ye zarar verir. Bir an evvel normalleşmeliler”
MHP’YE PARALEL KOMPLO
Akdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “paralel komplo” yaklaşımı hakkında da şunları söyledi:
“MHP’ye operasyon açık. Paralel yapı asalak bir yapı, kendisine siyasi bir vücut bulmaya çalışıyor. MHP’nin iç meselelerine girmek istemem ama Paralel yapı bir güvenlik meselesidir, kendi vücudunda değil başkalarının vücudunda yaşıyor. Bu hayalet yapı yeni bir vücut arıyor. Kendisine kullanışlı bir vücut bulmaya çalışıyor. Sayın Bahçeli’nin direnmesi milli bir duruştur, önemli bir tavırdır. Salı günü grup konuşmasında çok önemli mesajlar verdi: Seçimlerden önceki herşeye hayırcı tavrı terk etti ve devletimizin terör örgütü olarak işaret ettiği yapıya karşı mücadeleye girişti. Bu terörle mücadele alanındaki gücümüze güç katar.”
BAŞKANLIK SİSTEMİ GELMEZSE, TERÖRLE MÜCADELEDE ARZU EDİLEN BAŞARI SAĞLANAMAZ
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, “Başkanlık Sistemi”nin ülkenin en önemli meseleleri olan terör örgütleri ile mücadelenin olmazsa olmazı” olarak öne çıktığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sistemi kişisel bir mesele olarak gündeme getirmediğinin altını çizen Akdoğan, “Biz bunları çok uzun yıllar önce yazdık. Türkiye çok uzun yıllar boyunca bunları konuştu. Başkanlık sistemi konusunda liderlerin büyük bölümünün görüşleri malum. AK Parti yokken de, biz bunu savunuyorduk. Başkanlık sistemi olmazsa olmazdır. Ve inşallah Türkiye bu sisteme kavuşacaktır” dedi.
FETÖ’CÜLER ÇOK AĞIR SUÇ İŞLEDİLER BEDELİNİ MUTLAKA ÖDEYECEKLER
Paralel yapı ile mücadelenin koordinasyonundan da sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Paralel yapı diyoruz ama bir terör örgütüdür bu” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“PDY, FETÖ terör örgütü, tabanında manevi hislerle katılmış olanlar olabilir ama ortada bir terör örgütü var. Bu sadece AK Parti’nin değil ya da herhangi bir kişinin değil, Türkiye’nin meselesidir. Bu yüzden topyekün mücadele önem taşır. Bütün kurumların katılması önemlidir. Bunlar başarılı olabilselerdi. Sadece hükümeti değil, devleti de devirmiş olacaklardı. Bir kölelik düzeni kurmuş olacaklardı. Bu mesele bütün Türkiye’nin meselesidir. Bütün kurumların, partilerin, bütün sivil toplum örgütlerinin ve medya organlarının sonuna kadar katkı vermesi gerekir. Haziran’dan Temmuz’dan sonra nasıl terör örgütleri eş zamanlı harekete geçtiyse, bu da bir örgüt olarak Türkiye’ye saldırmaktadır. Türkiye düşmanları ile beraber hareket etmektedir. Bu yüzden ben diyorum ki, PDY ile mücadelede başarılı olmamız şart. PDY ile mücadelede başarılı olamazsak diğer terör örgütleri ile mücadelede de başarılı olamayız.”
ORGANİZASYON ŞEMASI DEŞİFRE EDİLDİ
“ Bu 40 yıldır sisteme yerleşmiş bir yapıdır. Bu hemen bitecek bir mücadele değildir. Açık söylüyorum; Eğer Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dik ve kararlı duruşu olmasaydı, rejim esaret rejimine dönüşürdü’ diyen Akdoğan, “ Bunları ancak Tayyip Erdoğan gibi bir lider püskürtebilirdi. Devlete, sisteme, rejime yönelik saldırıydı; bunu tarihi hareketle püskürttü. Biz hukuk içinde hareket ediyoruz ve hukukun gereği hak edene hak ettiği cezanın verilmesidir. Bunlar çok ağır suç işlemişlerdir ve bedelini ödeyeceklerdir” diye konuştu.
“Bu yapının bütün yönetim şeması, organizasyon şeması deşifre edildi, önemli ölçüde gücü kırıldı, birçok kurumda hayatın farklı alanlarında ciddi örgütlenmeleri var. Mesela 870 civarında dershaneleri vardı, 180’e kadar düşmüş durumda” bilgisini veren Akdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
“7500 şirkete inceleme yapıldı, 2 milyar lira ceza kesildi. MASAK tam olarak çalışıyor, isim değiştiriyor, yönetim değiştiriyor, farklı adlar, farklı şirketlerle, kamu ihalelerine girmeye çalışıyorlar, adamlarını farklı referanslarla tekrardan kamuya sokmaya çalışıyorlar. Uyarıyorum; bunlarla ne şekilde olursa olsun ilişki kuranlar teröre bulaşırlar! Bunlarla mücadelede çok mesafe alındı. Yargıda emniyette güçlerinin kırılması önemli. Şu ana kadar emniyette 5000’den fazla soruşturma açıldı, 900’e yakın kişi meslekten çıkarıldı, bir o kadar disiplin cezası aldı, emniyet istihbarattan 4400 civarında personel uzaklaştırıldı. 1000 civarında üst düzey örgüt üyesi tutuklandı, 650’ye yakın operasyon yapıldı, 300 civarında yurtdışı kaçakları var... DEAŞ, PKK ve FETÖ… Aralarında fark yoktur!