• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Akit, kumpasa boyun eğmez

Yeniakit Publisher
2014-09-10 07:05:00 - 2014-09-11 10:28:25
Akit, kumpasa boyun eğmez

Paralel devlet yapılanmasının Akit’i susturmak için tıpkı 312 General Davası’ndaki gibi sinsi bir çalışma içine girmesi ve özellikle küçük ilçelerde ‘linç davaları’ açmasına siyasilerden ve STK’lardan sert tepki geldi.

Papa’ya hoşgörüyle yaklaşan, Çevik Bir’e saygılar sunan Fetullah Gülen taraftarlarının Akit’i susturmak için açtığı davalarını özellikle paralel devlet yapılanmasıyla bağlantılı iddia edilen hakimlerin bulunduğu küçük ilçelerde dava açılmasına sert tepki geldi. Siyasiler ve STK temsilcileri, paralel devlet yapılanmasının Akit’i susturmak için 312 General Davası’ndaki gibi sinsi bir çalışma içine girdiğine dikkat çekti.

312 DAVANIN BİR ÖRNEĞİ BU!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nureddin Nebati, Akit Gazetesi’ne karşı yapılan linç girişimini 312 General davasına benzetti. Nebati, “312 davanın bir örneği bu. Tipik yargının bir takım unsurları kullanılarak basına gözdağı vermek üzere kullanılan temel kumpaslardan bir tanesi. Maalesef Türkiye’nin vesayetçilikle ilgili kalıntılarının temsilcileri aynı işlemleri yaparak bağımsız veya hakkı, doğruyu söyleyen basın üzerinde her türlü baskı yapmaya gayret ettikleri için bu tür yol ve yöntemleri uygulamaya devam ediyorlar. Ama artık Türkiye bir hukuk devleti ve bunların hiçbir şekilde karşılığı olmayacaktır” dedi.  

GÜLEN, ‘DAVA AÇMAM’ SÖZÜNÜ TUTMUYOR

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner de, paralel yapı ve lideri Fetullah Gülen tarafından kendisine karşı da sayısız dava açıldığını söyledi. Metiner, “Fetullah Gülen’in verdiği bir röportajında, ‘Ben bu saatten sonra beni eleştiren hiç kimse hakkında dava açmayacağıma söz veriyorum’ şeklinde açıklamada bulunduğunu hatırlatarak, “Eğer Pensilvanya’daki zat sözünün arkasında durmayacaksa inandırıcılığı gündemden düşer, tabi bizim açımızdan bir inandırıcılığı yok da hala ona inanan binlerce insan var. Siz sözünüzün arkasında durmayacak bir insansanız bu da sizin durduğunuz yeri gösterir” dedi.

MAHKEME YOLUYLA  HERKES TACİZ EDİLİYOR

“Hani basın özgürlüğü vardı. Hani düşünce özgürlüğü vardı” ifadeleriyle Paralel yapıyı eleştiren Mehmet Metiner, “Paralel yapı hakkında görüşünü açıklayan herkesi siz mahkeme yoluyla taciz etmeye çalışırsanız bu ne anlama gelir? Şu anlama gelir; benim hakkımda konuşursan, beni eleştirirsen, beni suçlarsan ben sana gününü gösteririm. Demek ki Paralel yapı iktidarda olmuş olsa o diktatörlük bahsinde söylemiş oldukları sözlerin hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacak. Esas diktatöryal rejimi kendileri kuracaklar. Onun için varsın mahkeme marifetiyle tacizlerini sürdürsünler. Her birimiz hakkında açılan davalar var ve bundan sonrada açılacak olan davalara hazırız” ifadesinde bulundu. 

İKİNCİ CEKET GÖNDERMESİ

Pensilvanya’daki malikanesinde yaşayan Fetullah Gülen’e ‘ceket’ göndermesinde de bulunun Mehmet Metiner, “Pensilvanya’daki zatın ikinci bir cekete ihtiyacı varsa onun için mahkeme kapılarını aşındırmasına gerek yok, biz kendisine iki cekette alırız üç cekette alırız ama taciz siyasetini sürdürmekten vazgeçsin. Söyleyecek sözleri varsa ellerinin altında yayın organları var, gazeteleri var. Birbirimize hakaret etmeden de birbirimizi eleştirebiliriz” dedi. Akit’in bu tür davalarla sindirilmeye çalışılması karşısında hazırlıklı olduğunu da söyleyen Metiner, “Allah size yardımcı olsun. Bu yola girerken her şeye hazırlıklıydınız. Her birimiz hakkında açılan böyle sayısız davalar var. Biz bu davalardan korkmuyoruz, çekinmiyoruz. Herkes inandığı değerler uğruna mücadele veriyor. Siz de bir mücadele veriyorsunuz onlar da size karşı mücadele veriyor. Bu bir mücadele ve mücadelemiz devam edecek. Fetullah Gülen’i sözlerinin arkasında durmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

AKİT DAVALARLA SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR!

GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz ise gazetemizin 28 Şubat sürecinde verdiği mücadelesini hatırlatarak, “Akit kadrosu, muhalif yayıncılığıyla Türkiye’de demokratik sistemin sağlıklı temellere oturması ve geliştirilmesi hususunda yıllarca mücadele eden bir ekip. Akit gazetesi 28 Şubat sürecinde de 312 General davasıyla da sürekli baskı altına alınarak yayını sindirilmeye çalışılan bir kadrodan oluşmakta. Akit’in yayın çizgisi toplumda kabul görmüş, saygı duyulan bir ekip. Akit’in davalarla, mahkeme salonlarıyla sindirilmeye çalışılması basın özgürlüğünü zorlayan, zedeleyen bir tavır olarak görmek lazım. Gazeteler hep yağcılıkla, yağdanlıkla bizi övecek diye bir vazife ve görevleri yoktur. Hoşunuza gitmeyen her yazdıkları makale, haber, değerlendirme ve röportajlarla ilgili gazeteciler mahkemeye sürekli vermekse kimseye bir şey kazandırmaz” şeklinde konuştu. 

“BU KİRLİ SİLAHLARIN GERİYE TEPMESİ, SAHİBİNİ VURMASIAN MESELESİDİR”

28 Şubat’a giden süreçte dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz arasında geçen “şerefsiz onbaşı” polemiğini hatırlatan bir gelişmeyle karşı karşıya kalındığını ifade eden  Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı ve Haksöz Dergisi Yazı İşleri Müdürü Kenan Alpay, “Dün ‘şerefsiz onbaşı’ ifadesinden tahkir ve tezyif olma iddiasıyla mahkeme kapılarında kuyruğa geçirilen ‘kurşun askerler’ vardı. Bugünse ‘kamikaze ifadesinde tahkir ve tezyif oldum’ diye mahkeme kapılarında kuyruğa geçirilen ‘kurşun askerler’ var karşımızda. İlgili ilgisiz söylemler üzerinden ve olabildiğince yaygınlaştırılan dava açma girişimi Yeni Akit’e karşı yürütülen üst bir savaş stratejinin ürünüdür. Kamuoyunda infial oluştuğu, ülkenin birçok bölgesinde farklı insanların maddi-manevi zarar gördüğü gibi temelsiz tezler üzerinden gazetecilik faaliyetleri yargı kıskacına alınmak isteniyor. Bir zamandır Gülen grubu da aynı psikolojik savaş ve yargı despotizmi silahına sarılmış gözüküyor. Fakat unuttukları önemli bir şey var: Bu kirli silahların geriye tepmesi, sahibini vurması an meselesidir” açıklamasında bulundu. Yeni Akit

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23