Osmanlı Yahudileri olarak Abdülhamid Han’ın tebası olmaktan gurur duyduklarını belirten Musevi Cemaati’nin önde gelen ismi Doğan Kasadolu, “Sultan Abdülhamid sayesinde barış içerisinde yaşadık. Abdülhamid kendi tebası olan Yahudilerle gayet sıcak ilişkiler geliştirirken, Uluslararası Siyonist Yahudilere toprak satışını yasaklamıştır. Layık olduğu saygının verilmesini istiyorum” dedi.
HARUN SEKMEN / İSTANBUL - Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil ile Abdülhamid Han üzerine gerçekleştirdiğimiz ve büyük yankı uyandıran röportaj sonrası Türkiye’deki Musevi Cemaati’nin kanaat önderlerinden olan Doğan Kasadolu da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Osmanlı Yahudileri’nin Abdülhamid’in hükümdarlığı altında yaşamaktan gurur duyduklarını belirten Kasadolu, “Sultan Abdülhamid sayesinde barış içerisinde yaşadık. Abdülhamid kendi tebası olan Yahudilerle gayet sıcak ilişkiler geliştirirken, Uluslararası Siyonist Yahudilere toprak satışını yasaklamıştır. Bugüne kadar kendisine yapılan haksızlıklardan dönülerek layık olduğu değerin ve saygının milletimiz tarafından verilmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.
OSMANLI YAHUDİLERİYLE SICAK İLİŞKİLER KURMUŞTUR
Abdülhamid Han döneminde Osmanlı Yahudileri ile devlet arasında sıcak ilişkilerin olduğunu belirten Musevi asıllı işadamı Doğan Kasadolu, “Öncelikle Yahudi ve Ermeni meselelerini birbirinden ayırmak gerekir. Birinci Dünya Savaşı aşamalarında Osmanlı topraklarında özgürce yaşamalarına ve dini vecibelerini rahatlıkla yerine getirme imkanlarına rağmen Ermeniler, Ruslarla birlik olup Osmanlı ordularını arkadan vurmuşlar pekçok askerimizi şehit etmişler ve sivil halkı da katletmişlerdir” dedi.
Osmanlı’da yaşayan Yahudilerin Osmanlı’ya asla kurşun sıkmadığını belirten Doğan Kasadolu, “Çanakkale destanında hiçbir mecburiyetleri olmamasına rağmen Yahudi gençleri gönüllü olarak bu savaşa katılmışlar ve hayatlarını kaybetmişlerdir. Abdülhamid Han, Fransa, Almanya, Polonya Rusya gibi ülkelerde yaşayan Uluslararası Siyonist Yahudilere toprak satışını yasaklamıştır. Bunun dışında kendi tebası ile sıcak ilişkiler kurmuştur” dedi.
ERMENİ VE RUMLARDAN KORUMUŞTUR
Abdülhamid’in Yahudilerin dini ibadetlerini yerine getirmesi adına her türlü kolaylığı sağladığını hatırlatan Kasadolu, “Kadıköy Yahudi Cemaati yetkililerinin talebi üzerine Sultan 2. Abdülhamid fermanı ile Kadıköy Yel Değirmeni semtinde bir sinagog inşasına izin verilmiştir” dedi. Yahudilerin, Ermeniler ve Rumlar tarafından tehdit edilmesi üzerine Abdülhamid’in duruma müdahale ettiğini vurgulayan Kasadolu, “Yahudi cemaati mensupları tehditler almaya başlayınca Sultan Abdülhamid, Selimiye Kışlası’ndan gönderdiği birlikler ile Ermeni ve Rumların bu isyanlarını bastırmış ve havranın inşasını sağlamıştır” ifadelerini kullandı. Sadece, ibadet konusunda değil sağlık ve diğer konularda da Abdülhamid’in Yahudilere kolaylık sağladığını belirten Kasadolu, “Balat’ta halen tüm topluma hizmet vermekte olan Balat Or Ahayim Musevi Hastanesi’nin açılışında ve faaliyetlerinde Sultan Abdülhamid’in katkıları olmuştur” dedi.
MİNNETLE ANMIŞLARDIR
Osmanlı Yahudilerinin Abdülhamid’i her zaman minnetle andıklarını vurgulayan Kasadolu, “Hiçbir dönemde yapılmayan bir şekilde Osmanlı Yahudi Hahamları Kudüs’te, Arapça ve İbranice ihdas ettikleri, “Ülkemizin ve devletimizin sultanı olan Abdülhamidin şahsında, ‘Ülekimzde barış ve refahın gelişmesi, ülkemizin bekası ve başarısı ile yüce Rabbimizden, ‘Şanının ebediyyen övülecek olan sultanımızın kutsamasını, korumasını, nezaret ve refakat etmesini, yüceltmesini, büyütmesini ve çokça ihtişamlı kılmasını’ niyaz etmesi şeklindeki duayı tüm dini bayramlarında ve her hafta “Şabat” günlerinde okuyarak Allah’a yalvarmışlardır” şeklinde konuştu.
HAKSIZLIKLARA SON VERİLMELİ
Son FETÖ darbe girişiminin Osmanlı’dan beri gelen ihanetler zincirinin son halkası olduğunun altını çizen Kasadolu, “Uluslararası hain FETÖ/PDY çetesinin ülkemize verme çabasında oldukları zarar ve tahribat sadece son yıllarda değil, Osmanlı’dan beri süregelen ihanetlerinin devamı niteliğinde olup, tüm bu ihanetlere rağmen ülkesine sonsuz hizmetler veren bu arada Osmanlı Yahudi cemaati mensuplarına her türlü sosyal, kültürel ve dini imkanları sağlayarak huzur içinde yaşamlarını sürdürmelerini temin eden Sultan Abdülhamid hatırası önünde saygıyla eğiliyor, bugüne kadar kendisine yapılan haksızlıklardan dönülerek layık olduğu değerin ve saygının milletimiz tarafından verilmesini istiyorum” dedi.
Düzeltme: 15. 09.206 tarihinde Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil ile Ulu Hakan Abdülhamid Han üzerine yaptığımız röportajda, “Kürtçü Mehmet Emin Yurdakul” ibaresi sehven kullanılmıştır. Doğrusu, “Türkçü Mehmet Emin Yurdakul” olacaktır.