• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

60 günlük süre doldu! ABD'den İran'a operasyon hazırlığı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
60 günlük süre doldu! ABD'den İran'a operasyon hazırlığı

ABD ile İran arasındaki 60 günlük mutabakat süresinin sona ermesiyle bölgede savaş endişesi yeniden yükseldi. Trump’ın Hürmüz Boğazı ve Umman’a yönelik açıklamaları tansiyonu artırırken, gazeteci Mete Sohtaoğlu, ABD’nin Task Force Falcon Strike adlı İHA filosunu Orta Doğu’ya sevk edeceğini ve hamlenin İran’ı caydırmayı amaçladığını söyledi.

ABD ile İran arasındaki 60 günlük mutabakat süresinin sona ermesiyle bölgede savaş endişesi yeniden yükseldi. Trump’ın Hürmüz Boğazı ve Umman’a yönelik açıklamaları tansiyonu artırırken, gazeteci Mete Sohtaoğlu, ABD’nin Task Force Falcon Strike adlı İHA filosunu Orta Doğu’ya sevk edeceğini ve hamlenin İran’ı caydırmayı amaçladığını söyledi.

ABD ve İran arasında müzakere süreci devam etmesine rağmen Trump'ın açıklamaları ve 60 günlük mutabakat anlaşmasının dolmasıyla bölgedeki saldırı gerilimi sürüyor.


 

İRAN'IN ARDINDAN UMMAN'A GÖZDAĞI

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazının çok yakında "ABD toprağı" ilan edileceğini öne sürerken, İran'ın yanı sıra gözünü Umman'a çevirerek tehditler savurdu. Trump ABD'nin Hürmüz Boğazındaki faaliyetlerine müdahale etmesi durumunda Umman'a saldırı yapabileceklerini belirtti.

ABD Başkanı Fox News'e verdiği röportajında İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileri ile gizli iletişim kanalları olduğunu vurgulayarak Tahran yönetiminin teslim olması gerektiğini savundu.

Yaşanan gelişmelerin ardından Orta Doğu'da savaşın genişleme riski günden güne artarken A Haber'de Gündem Özel programına konuşan gazeteci Mete Sohtaoğlu, ABD-İran gerilimine ilişkin son durumu ve olası saldırı senaryolarını değerlendirerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.


 

EYLÜL VE EKİM AYLARI İÇİN "ASKERİ HAMLE" UYARISI

Körfez'deki iklim şartlarının askeri teknoloji üzerindeki etkisine değinen Mete Sohtaoğlu, "Körfez bölgesinde 50-52 dereceye varan sıcaklık ve kum fırtınalarının olduğu dönem bitiyor. Eylül ve ekim ayı artık Amerikan askeri birlikleri için İran'a bir askeri hamle yapabilmek için havanın berrak olduğu, yani sensörlerin ve erken uyarı sistemlerinin çalışacağı bir dönem." ifadelerini kullandı.


 

"FALCON STRIKE" İLE İRAN'A YENİ BASKI PLANI

ABD'nin bölgedeki yeni askeri yapılanmasını deşifre eden Sohtaoğlu, "Amerika Birleşik Devletleri bölgede insansız hava araçlarından (İHA) oluşan yeni bir yapılanmaya gitti. Task Force Falcon Strike (Kartal Vuruşu) ismini taşıyan bu yeni güç, İran için yeni bir saldırı ve hazırlık anlamına geliyor. Daha önce gördüğümüz bombardımanlardan ziyade İran hava sahasını ve kıyıdaki İran birliklerini baskı altına alabilmek için oluşturuldu." dedi.


 

USS ABRAHAM LINCOLN GEMİSİNDE PSİKOLOJİK KRİZ

Sohtaoğlu, ABD askerlerinin 2o0 günü aşkın süredir Umman Denizi açıklarında olduğunu ve Abraham Lincoln savaş gemisindeki askerlerin temel ihtiyaçları nedeniyle sıkıntılar yaşadığını belirterek "Görselde her ne kadar işler yolunda görünse de durum pek öyle değil. Abraham Lincoln gemisinde 200 gündür denizde olan gemiciler var ve psikolojilerinin pek iyi olmadığı yönünde bilgiler geliyor. Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğini söyleyen Trump'ın ordusu da içeride ciddi bir savaş hali ve yıpranma yaşıyor." açıklamasında bulundu.


 

İRAN'IN KARŞI TAARRUZ SENARYOSU

Mete Sohtaoğlu bugünden itibaren riskli bir döneme girildiğinin altını çizerken, "İran'da anladığım kadarıyla farklı bir taktik izleyecek. ABD topraklarına saldırmasından ziyade toprakları dışında önlemeye yönelik Tahran'ın karşı bir taarruzu muhtemelen meydana gelebilir." dedi. İran'ın, ABD'nin topraklarına yönelik düzenlediği saldırılarda hedef alınmasını izin vermeyeceğini belirten Sohtaoğlu, "Kulağa çılgınca gelebilir ama İran içerisinde Kuveyt'in işgal edilmesi gibi bazı senaryolar konuşuluyor. Şuan bunu söylemekten imtina ediyorum ama eylül ve ekim aylarının olağanüstü geçeceğini söyleyebilirim." dedi.


 

TRUMP'TAN UMMAN'A: "YANLIŞ YAPARSANIZ BOMBALARIZ"

Orhan Sali, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılmazsa Umman'a saldırı yapacağına dair açıklamalarını hatırlatarak; "Trump'tan bugün çok ilginç bir açıklama geldi; 'Umman'ı bombalayabiliriz' dedi. Eğer İran konusunda yanlış yaparlarsa, yani Amerikan çıkarlarının aleyhine bir mutabakat sağlanırsa bu tehdit masada." dedi.

Sohtaoğlu ise bir mutabakatın olduğuna dikkat çekerek; "İran, Umman üzerinden bir kuzey rotası oluşturup ticari ve insani yardımları bu yolla geçirmek istiyor. Eğer Umman ve İran anlaşırsa Amerikan ablukası boşa düşüyor. Trump tam da bu noktada Umman'ı açıkça tehdit ediyor." ifadeleriyle Trump'ın Devrim Muhafızları'yla yaptığı iddia ettiği gizli pazarlığın bu durum olabileceğini ifade etti.


 

TASK FORCE FALCON STRİKE NEDİR?

Task Force Falcon Strike, ABD'nin Orta Doğu'da kullanmak üzere oluşturduğu İHA ağırlıklı bir operasyon gücü olarak öne çıkıyor. Bu yapı; keşif, istihbarat, gözetleme ve gerektiğinde saldırı görevlerinde kullanılabilecek insansız hava araçlarından oluşuyor. Filonun bölgeye sevk edilmesi, Washington'ın İran üzerindeki askeri baskıyı ve caydırıcılığı artırma hazırlığı olarak değerlendiriliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Diplomasi ile Savaş Arasında Sıkışan Bölge: ABD-İran Geriliminde 60 Günlük Dönüm Noktası! Küresel siyasetin ve enerji koridorlarının merkezinde yer alan Orta Doğu, ABD ile İran arasındaki 60 günlük İslamabad Mutabakatı'nın resmi bir uzlaşı sağlanamadan sona ermesiyle birlikte yeniden sıcak çatışma riskinin eşiğine geldi. Küresel petrol trafiğini tehdit eden bu ego savaşı, diplomatik çabaların yerini adeta ergen tribini andıran bir güç gösterisine bırakmasıyla sonuçlandı. Siyasi liderlerin kamuoyuna yansıyan çelişkili ve istikrarsız açıklamaları ise krizin çözümünü zorlaştıran en büyük faktör olarak öne çıkıyor. Sürecin sona ermesindeki en büyük kırılma noktası, tarafların mutabakatın temel şartları ve süresi konusunda tamamen zıt pozisyonlar alması oldu. ABD yönetimi, tanınan 60 günlük sürenin dolduğunu ve herhangi bir süre uzatımına gidilmeyeceğini net bir dille ilan etti. Buna karşılık İran kanadı, imzalanan metinde bağlayıcı bir zaman kısıtlaması bulunmadığını öne sürerek Washington'ın baskı politikalarına boyun eğmeyeceğini savundu. Diplomatik zemindeki bu kopma, sahada hızla askeri bir tırmanışa dönüştü. Krizin ekonomik ve stratejik boyutu ise doğrudan Hürmüz Boğazı üzerinde düğümleniyor. ABD’nin deniz ablukasını kaldırmaya yanaşmaması üzerine Tahran yönetimi, küresel petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini askeri güç kullanarak neredeyse tamamen durdurdu. Bu hamle, dünya genelinde enerji piyasalarını sarsarak petrol fiyatlarının hızla fırlamasına neden oldu. Uluslararası istihbarat raporları ve askeri analistler de İran'ın füze üslerini teyakkuza geçirdiğini ve bölgedeki milis güçleriyle birlikte kapsamlı bir hesaplaşmaya hazırlandığını aktarıyor. Masadaki bu kedi-fare oyununun en eğlenceli kısmı ise gizli kapılar ardında dönen dedikodu trafiği oldu. Beyaz Saray, İran Devrim Muhafızları ile gizli hatlardan fısır fısır konuştuklarını iddia edip "aslında bizi istiyorlar" imajı çizmeye çalışırken; Tahran’dan gelen "çaresizlikten hayal görüyorlar" çıkışı durumu tam bir pembe diziye çevirdi. Bir gün barış elçisi kesilen, ertesi gün nükleer düğme yarıştırmaya kalkan bu liderler, küresel diplomasiyi mahalle kavgasından hallice bir seviyeye indirmeyi büyük bir başarıyla tamamladı. Günün sonunda, koskoca devletlerin yürüttüğü bu stratejinin aslında "en az tavizle en çok caka satma" üzerine kurulu basit bir mahalle baskısından ibaret olduğu anlaşıldı. Her iki taraf da ne topyekun bir savaşı göze alabilecek kadar cesur ne de masadan ilk kalkan olup karizmayı çizdirecek kadar rahat davranabiliyor. Sonuç olarak, Orta Doğu coğrafyası ve dünya ekonomisi, iki tarafın iç kamuoyuna şirin görünmek adına attığı ergen tribi kıvamındaki bu adımların rehinesi olarak kalmaya devam ediyor. Mevcut kısır döngünün, blöfler ve ego savaşlarıyla dolu bu orta oyununun perdesinin daha uzun süre kapanmayacağı açıkça görülüyor. Küresel ekonomi, tarafların birbirine gözdağı vermesi yüzünden yanmaya devam ederken; dünya da bu süreci heyecanlı bir aksiyon filmi gibi uzaktan izlemeyi sürdürüyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23