Yaş ilerledikçe kemiklerimiz onarım devrini tamamlayıp, kırılganlık dönemine giriyor. Artık osteoporozun kapsama alanında biz de varız demektir. Dikkatli olunmalı.
Osteoporoza şimdiden önlem alın! Özellikle menopoz sonrası kadınları etkileyen, az da olsa aynı yaş grubundaki erkeklerde de görülebilen osteoporoz (kemik erimesi), doğru davranışlarla önlenebilir.
Hekimler, osteoporozun kendini fark ettirmeyen ve toplum genelini tehdit eden ''sinsi bir hastalık'' olduğunu belirtiyor.
Hastalık, menopoz döneminde östrojen hormonunun kemikler üzerindeki koruyucu etkisinden yoksun kalınması sebebiyle kadınlarda daha sık karşılaşılıyor.
50 yaş üstü her 3 kadından biri osteoporoza yakalanıyor.
Erkeklerde bu oran sekizde bir
Kemik dokusunun zayıflamasıyla başlayan, ileri safhalarda kırıklara ve buna bağlı ölümlere yol açabilen osteoporoz, doğal süreç sonunda gerçekleşir ancak bu önlenebilir.
Kemikler, vücuttaki diğer pek çok dokuda olduğu gibi hayat boyunca sürekli yenilenme içindedir.
Çeşitli sebeplerle yıkım artar, yenilenme azalırsa kemik dokusunda zayıflama meydana gelmeye başlıyor.
SIRT AĞRILARI İLE GELİYOR
Kişinin bundan önceleri haberi olmuyor. Bir süre sonra sırt ağrılarıyla kendini belli etmeye başlayan rahatsızlık, ileri dönemde boy kısalması, şekil bozukluğu, omurlarda çökme kırıklarına yol açıyor.
Kemik dokusu ömür boyu yenilenmesine karşılık, yapım hızı 30-35 yaşına kadar üst seviyede devam ediyor ve bu dönemde yoğunluk en üst seviyesine ulaşıyor.
45 yaşından sonra ise kemik kayıp hızı, artmaya başlıyor. 30-35 yaşına kadar kemik yoğunluğunu en üst seviyeye taşınabilinirse, ileride yaşanacak yıkımın tahribatını da en aza indirmek ve osteoporozun önüne geçmek mümkün.
ANNE KARNINDAN İTİBAREN BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ
Osteoporozun en büyük sebebi genetik faktörler.. Bununla beraber kalsiyum yönünden fakir beslenenler, erken menopoza girenler, yeteri kadar hareket etmeyenler, yürümeye yüksünenler ve güneşten az yararlananlar tehlikeye davetiye çıkarıyorlar demektir.
Osteoporozu önlemek için öncelikle yediğinize içtiğinize dikkat edeceksiniz.
Bebeklikten, hatta anne karnından itibaren doğacak çocuğun geleceği düşünülerek doğru beslenilmesi lazım.
Kalsiyumun, ömür boyunca yeterli miktarda alınması, kemik dokusunu en üst seviyeye çıkaracağından bu yıkımın etkisini zayıflatıyor. Ayrıca yürümek, hareket etmek, iş güç sahibi olmak; bir yerde uzun süre oturup kalmamak, kemiklerin güçlenmesini sağlar.
Bütün bunlara mukabil yine de genetik gibi diğer bazı faktörler yüzünden hastalık ortaya çıkabilir. O zaman da uygulanacak tedaviyle yıkım önlenebilir.
"Pamuk elli olmak" ileride ağrı çekmek!
Osteoartrit (kireçlenme) de 40 yaş sonrasında en sık görülen eklem hastalıklarındandır. Eklemlerdeki kıkırdak dokuda yıkım, yapısal bozulma ve yeni kemik oluşumları ile karakterize bir hastalıktır. Osteoartrit normal eklem yapısını bozarak eklemlerde ağrıya ve hareket kısıtlılığına sebep olmaktadır. Osteoartrit (kireçlenme) birçok eklemi tutabilir. Sıklıkla elleri, dizleri, kalçayı, omurgayı etkilemektedir.
Yani siz 40'ı geçtikten sonra ellerinizde dahi sık sık ağrılarla karşılaşıyorsanız, biliniz ki kemik dokunuzda kireçlenme sorunu var. Ellerinizi yeteri kadar kullanmıyorsunuz. "Pamuk elli olmak" iyi de işte böyle ağrısı sonra çıkar!