• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

2 mayıs 1999: O Günü Unutmadık! Meclis Çatısı Altında Bir Demokrasi Ayıbı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
2 mayıs 1999: O Günü Unutmadık! Meclis Çatısı Altında Bir Demokrasi Ayıbı

Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen ve milli iradenin tecelligahı olan TBMM’nin çatısı altında seçilmiş bir milletvekiline yönelik sergilenen nezaket dışı tavırların üzerinden tam 27 yıl geçti. 2 Mayıs 1999 günü yaşananlar, sadece bir giyim tarzına duyulan tahammülsüzlük değil, aynı zamanda sandıktan çıkan halk iradesine karşı yapılmış açık bir müdahale olarak hafızalardaki yerini koruyor.

1999 Genel Seçimlerinde Fazilet Partisi (FP) İstanbul Milletvekili olarak seçilen Merve KAVAKÇI, mazbatasını alarak meclise gelmişti. Ancak yemin töreni için genel kurul salonuna girdiğinde, dönemin siyasi ikliminin körüklediği suni bir krizle karşılaştı. KAVAKÇI’nın başörtülü bir şekilde meclis salonunda bulunması, bazı kesimler tarafından bir "meydan okuma" olarak lanse edildi.


Dönemin Başbakanı Bülent ECEVİT’in kürsüye gelerek sarf ettiği şu sözler, Türk siyasi tarihine antidemokratik bir müdahalenin sembolü olarak geçti:

"Burası devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!"


Milli İradeye Atılan Tokat

ECEVİT’in bu çağrısı üzerine, DSP (CHP) milletvekilleri başta olmak üzere birçok isim, sıralara vurarak ve protesto gösterileri düzenleyerek seçilmiş bir temsilcinin yemin etmesini engelledi. Merve KAVAKÇI, halkın oylarıyla meclise girmeye hak kazanmış bir vekil olmasına rağmen, sırf başörtüsü taktığı için meclis salonunu terk etmek zorunda bırakıldı.


Bu olay, sadece bir şahsın engellenmesi değil; aslında KAVAKÇI’ya oy veren binlerce insanın iradesinin yok sayılmasıydı. Demokrasinin en temel kuralı olan "temsil hakkı", ideolojik saplantılar ve katı laiklik yorumları nedeniyle bizzat meclis kürsüsünden hedef alındı. "Haddini bildirmek" ifadesi, sivil siyasete ve demokratik kazanımlara karşı atılmış siyasi bir darbe niteliğindeydi.


Sonuç ve Muhasebe

Merve KAVAKÇI olayı, Türkiye’nin vesayetçi anlayışla hesaplaşma sürecinde önemli bir dönüm noktasıdır. O gün mecliste yükselen "Dışarı!" sloganları, aslında toplumsal barışa ve bir arada yaşama kültürüne vurulan bir darbeydi.

Bugün gelinen noktada, kılık kıyafet özgürlüğünün önündeki engellerin kalkması ve her kesimden insanın mecliste temsil edilebilmesi, 2 Mayıs 1999’da yaşanan o karanlık tablonun bir daha tekrarlanmaması adına büyük bir kazanımdır. Demokrasiyi savunmak; sadece kendi fikrimize olanı değil, halkın seçtiği herkesin hak ve hukukunu korumayı gerektirir.

2 Mayıs 1999'da yaşanan bu demokrasi ayıbını unutmadık, unutturmayacağız.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23