• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

01 Mart 2023: Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
2023-03-01 07:12:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
01 Mart 2023: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız günün âyet ve hadisi ile günün sözünü istifadelerinize sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN



وَمِنْ اٰيَاتِهٖ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْؕ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِمٖينَ

Esirgeyen bağışlayan Allah'ın adıyla

"O’nun kanıtlarından biri de, gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olmasıdır.

  Kuşkusuz bunda bilenler için ibretler vardır."

 (Rûm Suresi - 22)                (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 

TEFSİRİ:

Yüce Allah’ın kudretinin kanıtlarına değinilirken göklerin ve yerin yaratılmasının insanların özellikleriyle birlikte zikredilmesi ve ardından da bunda bilenler için ibretler bulunduğunun belirtilmesi, evrenin yaratılmasının insanla anlam kazandığını, insanın da bunları bilmesiyle değerli olduğunu göstermektedir (göklerin ve yerin yaratılması hakkın­da bk. Bakara 2/29).

İnsanların dillerinin ve renklerinin farklılığı objektif olarak gözlemlenebilen bir olgudur. Bundan ibret alınması ise bilme şartına bağlanmıştır. “Bilenler” şeklinde çevirdiğimiz âlimîn kelimesi dar anlamıyla alınırsa bunu “âlimler, ilim sahipleri” şeklinde tercüme etmek mümkündür; fakat burada her insanın fıtrî özellikleriyle bilebileceği bir durumdan söz edildiği için kelimenin geniş anlamı esas alınmıştır. Konu üzerinde özel araştırmalar yapan uzmanların bu kapsamda sayılması ise zaten evleviyet gereğidir. Fakat “bilme”nin başkaları tarafından telkin edilen veya öğretilen bilgileri alıp bellekte koruma anlamında olmadığına dikkat edilmelidir. Zira âyette geçen kelimenin kökünde “varlık ve olayların hakikatini anlamak, temyiz etmek yani farklı şeyleri birbirinden ayrıştırmak, bir şeyin mahiyetini iyice kavramak, bir işi sağlam ve düzgün yapmak” gibi anlamlar bulunmaktadır. Şu halde âyette muhataplardan istenen, bir kökten geldikleri halde insanların biyolojik ve kültürel farklılıklara sahip olmaları üzerinde dikkatle düşünüp bundan sonuçlar çıkarmaktır.

Farklı dillere sahip olma, değişik etnik gruplara mensup toplulukların farklı dilleri konuşması, aynı dili konuşanlar arasında lehçe, şive ve ağız farklılıklarının bulunması şeklinde açıklanabileceği gibi, her bir ferdin ses, konuşma ve ifade özelliklerindeki farklılıklar biçiminde de anlaşılabilir. Çevremize baktığımızda sesinin gürlüğü-zayıflığı, inceliği-kalınlığı, konuşmasının düzgünlüğü-bozukluğu, üslûbu vb. bütün hususlarda birbirinin aynı iki kişiye rastlamanın hemen hiç mümkün olmadığını görürüz. Aynı şekilde, her bir ferdin deri rengi, yüz hatları ve vücut biçimindeki farklılıklar bir taraftan insanın kendine özgü hususiyetleriyle “kendisi” olmasını sağlarken diğer taraftan da insanların birbirleriyle ayrı kişiler olarak ilişki kurmalarını mümkün kılar. Nitekim Hucurât sûresinin 13. âyetinde insanlığın değişik halklara ve oymaklara ayrılmasının amacı, onların tanışmasının sağlanması şeklinde açıklanmıştır ki bunun tabii sonucu karşılıklı beşerî ilişkilerin kurulmasıdır. Şayet bu farklılıklar bulunmasa ve insanlar tek tip olarak yaratılmış olsaydı dünyanın böyle beşerî ilişkilere sahne olması mümkün olmaz, düzenin yerini kaos alırdı. Bunu daha iyi tasavvur edebilmek için, meselâ, aynı kıyafeti giymiş ikiz kardeşleri ayırt etmenin zorlukları ve böyle bir durumda üzerlerinde farklı kıyafet bulunmasının sağladığı kolaylık göz önüne getirilebilir (Zemahşerî, III, 201). Yine, âyette değinilen bu olgu üzerinde düşünürken, üslûp ve ifade farklılıklarının insana verilen düşünme ve muhâkeme yeteneğinin verimliliğini sağlamadaki, ilim, fikir ve sanat hayatının geliştirilmesindeki etkileri hatta medeniyetlerin temelinde bu farklılıkların yattığı dikkatlerden uzak tutulmamalıdır. İnsanların dil ve renk hususiyetleri temeline dayalı bilim dallarının alt disiplinlere ayrılması bu âyette dikkat çekilen olgu üzerinde düşünmenin önemini teyit ettiği gibi, bu alanlarda yapılacak yeni araştırmaların, konunun inceliklerine daha çok ışık tutan verilerin tesbitine imkân sağlayacağı muhakkaktır.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 303-304



ALLAH RASULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem) 

“Kendisi ateşe haram edilen ve kendisine de ateşin haram kılındığı kimseyi size haber vereyim mi? 

  Ateş, (halka) her yakın olana, yumuşak huylu ve insanlara kolaylık gösterene haram kılınmıştır.”

(Tirmizi, Kıyamet 46)


GÜNÜN SÖZÜ:

"İnsan yolun sonunda kendi tercihinin sonuçlarıyla baş başa kalacaktır.
 Kendi düşen ağlamaz."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdullah Murat

Allah buyruyorki; Allahın indirdiği hükmetmeme yönetmeme işi; insanlara korumaları için bir namus izzetlerinin yegane vesilesi kutsal Allahın ayetlerinin insanlardan korkmak ve/ya azıcık aldatıcı pis ama süslenmiş bir dünya menfaatine tercih edilmesidir. işte bu tercih cennete cehenenm arsındaki tercih gibidir. Bu kutsala ihanet içinde olanlar herşeylerini kaybetmiş gerçek şeref ve namusları kalmamış batıla ve büyük günaha dadanmış ebedi cehennemlikler yani kafirlerin takendileridir devlet yönetiminin tamamı adaleti düzeni temin etmek evlilik miras ticaret vergi yeme içme kılık kıyafet dost düşman edinme savaş barış müttefik olma eğitim tümü Allaha teslimiyet islamımn şartı RUKU boyun eğiş mevzularıdır. Bu dinin olan konularda dinsizliği yol edinmiş ateistlere şirk koşanlara kafirlere şeytanların dostlarına boyun eğerseniz sizde affı olmayacak ebedi cehennemlik olmuş kendilerine cennetin haram kılındığı ortak koşanlardan olursunuz. Bu açık Allahtan korkusuzluk hatta ona açılmış bir savaştır. Allah Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine yapılan binaların sağlam diğerlerinin ise cehenneme yuvarlanacak uçurumun kenarındaki en kötü yapılar olduğunu bildirmektedir. Bu ideolojinin üzerine kurulun devletlerde milletlerde vatanda ocaklarda aynı durumdadır. Bu sebeple her insan kendini ve ailesini özellikle bu büyük ebedi cehennemlik yapan günahlardan koruması Allahın indirdiği ile hükmedilen gerçek adaleti düzeni büyük günahlardan arınmışlık halini özgürlük ve onur ortamını tein etmesi onun kutsal bir numaralı güvenlik ve beka meselesidir. Bu mücadeleyi mallarından harcmayarak hertürlü felakette gösterdiği özveriden çok daha fazlasını yaparak ve emrolunduğu gibi hatta canını ortaya koyarak göstermesi gerekmektedir. Dini dinin sahibinin tanım ve sınırlarıyla kabul etmeyenler o din mensuplarının dinin sahibinin müretdlik hükmünden başka birşey sunmamakta daha çok kendilerine boyun eğidrmek ve bu büyük suça katılımı temin etmek suretyile karanlıklara büyük zulme islamın dışına fakat aldatıcı ve süslü bir menfaatlenme ortamına yani ebedi cehennem ateşine sürüklemekte canından değerli gerçek namsuna ebedi saadetine kast ve tecavüz emektedirler. Bu adam öldürmekten beter karışılması kesinkez yasak yok edilmesi emredilen fitne ortamıdır. Allahın bölünemez ilan ettiği dini onun temel yapıları olan devleti orduyu ve eğitim sistemini dinsileştirip onu paramparça edenler kendi yorum ve olurları ile dine istedikleri kadarını verdikleri bir din kurumu peydah etmişler bunu dinin ve din mensuplarını kontrol altında tutmak ve hakkı ve bu büyük uyarıları gizlemek sansürlemek için bir araç olarak kullanmışlar Dini hem fasit hemde alet etmişler islam din adamını bu küfre memur etmişler Hakkı batıla monte etmeye girişmişlerdir. Bu iş adeta Allah ile aldatma boyutunda büyük bir iş Güzel gibi görünen süslüenmiş başka bir aldanımdır. Allah kötülükleri yasaklamayı iyilikleri emretmeyi emrederken kötülüğü ortadan kaldırmayı iman ile eş değer bildirirken islam din adamının bu büyük kötülüğe memur olmasına cevaz verir m İslam haktır batılı yanında yada altında yeralamaz o batılın üzerine binmesi onu bertaraf etmesi içindir Allah hak ile batıl arasında şiddetli mücadeleleri dilemiştir.

Ayhan

..Ne kadar güzel, hergun bir ayet ve hadisi hatirlatiyorsunuz.Bunun yanısıra Muhyiidin Arabi haberi koyuyorsunuz.Maksat ovmekse başka bir suru eseri var bu alimin. Fakat 2023 te büyük depremler olacağını bildi, 19 temmuz 2023 çarşamba günü neler olması gerektiğini söylemiş seklindeki ifadeler neml suresi 64-65 .ayetlerine sanki muhalefet.Yüce Allah gaybi yanlız ben bilirim diyor o ayeti kerime de.Lütfen kaldırın.Saygılar,selamlar Allaha emanet olun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23