• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
4
Yeniakit Publisher
Vay Alihan Kuriş vay! Evindeki çelik kasadan servet çıktı

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Vay Alihan Kuriş vay! Evindeki çelik kasadan servet çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Alihan Kuriş Suç Örgütü”ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in ikametinde bulunan çelik kasadan 3 milyon dolar değerinde çek ele geçirildi. Ayrıca kasada 27 milyon 548 bin 376 TL değerinde altın ve ziynet eşyasının bulunduğu da öğrenildi.

#1
Foto - Vay Alihan Kuriş vay! Evindeki çelik kasadan servet çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda yapılan aramalarda elde edilen bulgular ve şüphelilerin yakalanma sürecine ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

#2
Foto - Vay Alihan Kuriş vay! Evindeki çelik kasadan servet çıktı

Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş’in ikametinde bulunan çelik kasada yapılan aramada, 3 milyon dolar değerinde çek ile 27 milyon 548 bin 376 TL değerinde altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği öğrenildi.

#3
Foto - Vay Alihan Kuriş vay! Evindeki çelik kasadan servet çıktı

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yeyin birbirinizi

Ben locadan seyrediyorum.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İnanç Pazarı ve Din Tacirlerinin Gizli Kasaları! Yüzyıllardır değişmeyen bir sömürü çarkı, bugün yine en çıplak ve en acı haliyle karşımızda duruyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bir cemaat liderinin evindeki çelik kasadan çıkan milyonlarca dolarlık çekler, kilolarca altınlar ve yüzlerce gayrimenkul, aslında sadece bir suç dosyasının içeriğini değil; bu ülkenin saf, temiz ve iyi niyetli insanlarının çalınan emeğini gösteriyor. Kendisini dinin hamisi, maneviyatın rehberi gibi sunan yapıların perde arkasında nasıl devasa bir holdinge, nasıl acımasız bir para makinesine dönüştüğünü bir kez daha ibretle izliyoruz. Bu trajedinin en incitici kısmı, o şatafatlı kasalara giren her kuruşun arkasında, Anadolu’nun yoksul ve gariban insanlarının gözyaşının bulunmasıdır. Fabrikada asgari ücretle ter döken bir işçinin çoluğunun çocuğunun rızkından kestiği paralar, köyündeki tarlasını, ineğini satıp sevap kazanma ümidiyle "hizmet" adı altında teslim eden temiz yürekli köylüler, dişinden tırnağından arttırdığı üç beş kuruşu kutsal bir amaca bağışladığını sanan emekliler... Onlar cennetten bir köşe hayal ederken ya da çocuklarının ahlaklı birer insan olarak yetişmesi için varını yoğunu feda ederken, güvendikleri eller o paraları lüks villalara, gizli bölmeli çelik kasalara ve yurt dışı kaynaklı şüpheli hesaplara yatırıyor. Garibanın sofrasındaki zeytinden çalınan, din ticareti yapanların kasasında milyon dolarlık çeklere dönüşüyor. Din tacirliği, tarihin en zahmetsiz ama en kazançlı sektörüdür. Çünkü bu pazarın sermayesi kutsal değerlerdir ve bu değerlerin üzerinden hesap sormak, sorgulamak inançlı kitleler için hep bir korku eşiği olarak kurgulanmıştır. "Hizmete yardım" maskesi takan yapılar, insanların Allah rızasını kazanma arzusunu sömürerek kendilerine dokunulmaz, şeffaflıktan uzak ve denetlenemeyen finansal krallıklar kurarlar. Milyarlarca liralık para trafiğini yöneten, Dubai hatlarında mekik dokuyan, ruhsatsız silahlar ve balistik yeleklerle adeta birer suç örgütü gibi konuşlanan bu elit cemaat bürokrasisi, lüks içinde yaşarken faturayı her zaman en alttaki samimi inanmışlar öder. Gerçek dindarlık ahlak, dürüstlük ve paylaşmayı emrederken; din ticareti sadece biriktirmeyi, köleleştirmeyi ve lüksü esas alır. Sonuç olarak, patlatılan her çelik kasa, adli bir başarının ötesinde toplumsal bir uyanışın miladı olmak zorundadır. İnancı bir gelir kapısı, insanları ise birer bağış makinesi olarak gören bu zihniyetle mücadele etmek sadece hukukun değil, vicdan sahibi her bireyin görevidir. Temiz inanç dünyasını bu asalak yapılardan kurtarmadığımız sürece, garibanın emeği din tacirlerinin gizli bölmelerinde erimeye, kutsal değerlerimiz ise lüks villaların kasalarında rehin kalmaya devam edecektir...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23