• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarını kontrol altında tutmaya yönelik teşvikleri artırmak amacıyla Soğuk Savaş döneminden kalma Savunma Üretim Yasası’nı yeniden devreye aldı.

#1
Foto - Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

İran Savaşı, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki ablukanın sürmesinin yanı sıra Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının da etkisiyle petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıktı.

#2
Foto - Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin zor durumda bıraktığı ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerinin acil durum rezervlerinden 100 milyon varil motorin ve ham petrolü serbest bırakma kararı ve Rusya'ya yönelik dizel yaptırımlarının hafifletilmesi sonrası yeni bir hamle yaptı.

#3
Foto - Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

. Soğuk Savaş döneminden kalma Savunma Üretim Yasası'nın bir bölümünü devreye soktu.

#4
Foto - Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

YENİ TEŞVİKLER GELİYOR Trump bu yasa sayesinde petrol krizini üretim, rafineri, boru hatları ve sıvı yakıt depolama alanlarında mali teşviklerle aşmayı umuyor.

#5
Foto - Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

Trump'ın Savunma Üretimi Yasası'na ilişkin talimatında, söz konusu adımlar atılmadığı takdirde ABD'nin finansman kısıtları, uzun hazırlık süreleri, izin süreçleri ve altyapı darboğazları ile tedarik zincirindeki sınırlamalar nedeniyle bu enerji hizmetlerini yeterli miktarda ve “zamanında” sağlayamayacağı belirtildi.

#6
Foto - Trump'tan flaş petrol hamlesi! Soğuk Savaş yasasını devreye aldı!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

TRUMP’IN PETROL OYUNU: DÜNYAYA DEMOKRASİ DERSİ VERENLERİN ASIL DERDİ NE? Dünya siyasetinde nice Amerikan başkanları geldi geçti. Kimisi savaşlarıyla, kimisi tehditleriyle, kimisi de başka ülkelerin iç işlerine müdahaleleriyle tarihe geçti. Ancak Donald Trump kadar söyledikleriyle yaptıkları arasında uçurum bulunan, bugün söylediğini yarın inkâr edebilen ve dünya siyasetini âdeta kendi ticarethanesini yönetir gibi idare etmeye çalışan bir lider bulmak gerçekten zor. Şimdi de çıkmış, petrol fiyatlarını kontrol altında tutmak amacıyla Soğuk Savaş döneminden kalma Savunma Üretim Yasası'nı devreye sokmuş. İlk bakışta insanın aklına şu geliyor: Acaba Trump dünya ekonomisini mi düşünüyor? Petrol fiyatları düşsün, insanlar rahatlasın, yoksul ülkelerin üzerindeki ekonomik yük hafiflesin diye mi uğraşıyor? Hiç kimse kusura bakmasın ama ben Trump'ın böyle bir hayırseverlik peşinde olduğuna inanmıyorum. Çünkü bugüne kadar ortaya koyduğu siyasi anlayış, bana göre insanlığın ortak menfaatinden çok Amerika'nın çıkarlarını, hatta zaman zaman kendi siyasi hesaplarını önceleyen bir anlayıştır. Dünyanın bir köşesinde insanlar açlıktan kıvranırken, başka bir köşesinde çocuklar bombaların altında can verirken, ülkeler ekonomik yaptırımlarla boğuşurken insan hakları nutukları atanların samimiyetini sorgulamak bizim en doğal hakkımızdır. Petrol meselesi de bundan bağımsız değildir. Petrol yalnızca yer altından çıkarılan siyah bir sıvı değildir. Petrol, dünya ekonomisinin can damarıdır. Petrolün fiyatıyla oynandığında fabrikaların üretim maliyetleri, çiftçinin mazotu, nakliyecinin giderleri, soframızdaki ekmeğin fiyatı bile etkilenir. İşte bu yüzden petrolü kontrol etmek isteyen güçler, aslında dünya ekonomisi üzerinde de söz sahibi olmak isterler. Trump'ın bu hamlesine de böyle bakmak gerekir. Bir taraftan serbest piyasa ekonomisini savunacaksın, diğer taraftan işine geldiğinde devletin bütün imkânlarını kullanarak piyasaya müdahale edeceksin. Başka ülkeler kendi kaynaklarını korumaya kalkıştığında onları tehdit edeceksin, fakat Amerika'nın çıkarları söz konusu olduğunda yıllar öncesinden kalma yasaları bile seferber edeceksin. Peki, bunun neresinde adalet var? Bunun neresinde samimiyet var? Asıl mesele petrol fiyatlarının düşmesi değildir. Elbette petrol ucuzlasın, dünya halkları rahatlasın. Buna kim karşı çıkabilir? Ancak mesele, bu kararların hangi niyetle alındığı ve bedelinin kime ödetildiğidir. Benim itirazım tam da buradadır. Dünyanın enerji kaynakları birkaç güçlü devletin siyasi hesaplarına mahkûm edilmemelidir. Bir ülkenin refahı için başka ülkelerin ekonomik geleceği tehlikeye atılmamalıdır. Amerika'nın çıkarları uğruna başka milletlerin bağımsızlığı, huzuru ve kaynakları pazarlık konusu yapılmamalıdır. Trump'ın siyasi üslubuna baktığımda ise diplomatik nezaketten uzak, tehdit etmeyi müzakereye tercih eden, gücü haklılığın ölçüsü gibi gören bir anlayış görüyorum. Oysa güçlü olmak haklı olmak demek değildir. Bir devletin elinde dünyanın en büyük askerî imkânları bulunabilir. Ekonomisi güçlü, teknolojisi ileri olabilir. Fakat bütün bunlar ona başka milletlerin kaderi üzerinde sınırsız söz sahibi olma hakkı vermez. Hele hele kendisini dünyanın jandarması olarak görüp başka ülkelere demokrasi ve insan hakları dersi vermeye kalkışanların önce kendi uygulamalarındaki çelişkilerle yüzleşmesi gerekir. Şunu da açıkça söylemek istiyorum: Benim itirazım Amerikan halkına değildir. Amerika'da da barış isteyen, adaleti savunan, savaşlara karşı çıkan milyonlarca vicdan sahibi insan vardır. Bizim meselemiz bir milletle değil, gücü eline geçirdiğinde kendisini dünyanın efendisi sanan siyaset anlayışıyladır. Trump'ın petrol üzerinden attığı bu adımın gerçek sonuçlarını zaman gösterecek. Ancak geçmişteki uygulamalarına bakarak bu kararın yalnızca insanlığın iyiliği için alındığına inanmamı kimse beklemesin. Çünkü adalet yalnızca kendi vatandaşının refahını düşünmek değildir. Gerçek adalet, kendi ülkenin menfaatini korurken başka milletlerin hakkını da çiğnememektir. Bizim inancımızda zulüm kimden gelirse gelsin zulümdür. Mazlum kim olursa olsun mazlumdur. Zalim güçlü diye alkışlanmaz, mazlum zayıf diye terk edilmez. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: “Allah, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!” (İbrahim Suresi, 42. ayet) İşte bizim ölçümüz budur. Bugün petrolü, doları, silahı ve ekonomik yaptırımları kullanarak başka milletler üzerinde baskı kurmaya çalışanlar şunu unutmamalıdır: Hiçbir siyasi güç sonsuz değildir. Hiçbir makam ebedî değildir. Tarih, kendisini yenilmez sanan nice hükümdarın, nice imparatorluğun nasıl yıkıldığını yazmıştır. Trump da bir gün görevinden ayrılacak. Onun da siyasi dönemi sona erecek. Fakat geride bıraktığı kararların, insanların hayatlarında açtığı yaraların ve dünyaya verdiği mesajların hesabı tarih önünde tartışılmaya devam edecek. Benim temennim, dünyanın artık tehditlerle değil adaletle yönetilmesidir. Güçlü devletlerin zayıf ülkeleri ezmediği, enerji kaynaklarının bir baskı aracına dönüştürülmediği, çocukların savaş korkusu yaşamadan büyüdüğü bir dünya görmek istiyorum. Ve bütün kalbimle dua ediyorum: Allah, zulme uğrayan bütün milletlere sabır, birlik, dirayet ve güç kuvvet versin. Haksızlığa karşı haklarını koruyabilmeyi nasip etsin. Gücünü zulüm için kullananlara da ya adaletli olmayı nasip etsin ya da zulümlerine engel olsun. Unutulmasın ki dünya hiçbir devlet başkanının şahsi mülkü değildir. Petrol de para da askerî güç de gelip geçicidir. Asıl büyüklük, dünyaya korku salmak değil, insanlığın duasını alabilmektir. Ve benim gözümde Trump'ın en büyük siyasi açmazı da budur: Dünyaya gücünü göstermeye çalışırken güven vermeyi başaramamasıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23