AİLESİNDE MEME KANSERİ OLAN HERKES DİKKATLİ OLMALI Meme kanseri sadece kadınlarda değil erkeklerde de görüldüğünün altını çizen Prof Dr. Gürkan, "Erkeklerde meme dokusu az olduğu için kitleler daha kolay hissedilebilir. Buna rağmen birçok erkek "meme kanseri erkeklerde olmaz" yanılgısıyla sert kitle, meme başında içe çekilme, akıntı, cilt değişikliği gibi şikayetleri önemsememekte veya utanç nedeniyle doktora gitmeyi ertelemektedir. BRCA mutasyonu taşıyan erkeklerde risk 100 kata kadar çıkabilir; aile öyküsü olanlar özellikle dikkatli olmalıdır. Özellikle ailesinde erkek meme kanseri öyküsü olan kadınların çok daha dikkatli olması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. TANI İÇİN GEÇ KALINIYOR Meme kanserine yakalanmamak için dikkat edilmesi gereken konulara değinen Gürkan, "Erkek hastalarda tanı genellikle daha geç evrede konmaktadır. Bu da sağ kalım oranlarını olumsuz etkilemektedir. Erken evre tümörlerde 5 yıllık sağkalım yüksek olsa da bölgesel ve metastatik olanlarda çok düşmektedir. Türk Onkoloji Grubu'nun bir çalışmasında ileri evre erkek meme kanseri oranının yüzde 30 civarında olduğu belirtilmiştir. Erkekler de memede veya koltuk altında yeni kitle, şekil değişikliği, meme başı akıntısı veya cilt değişikliklerini önemsemeli ve hekime başvurmalıdır. Özellikle birinci derece akrabalarda meme veya yumurtalık kanseri öyküsü olan erkekler genetik danışmanlık ve risk değerlendirmesi için yönlendirilmelidir. Sağlık profesyonelleri ve kamuoyu, meme kanseri farkındalık çalışmalarında erkekleri de kapsayan mesajlar üretmelidir. "Pembe" yalnızca kadınlara ait bir renk olmamalıdır'' ifadelerine yer verdi. "BELİRTİLERİ İHMAL ETMEYİN" Hastalıkla ilgili belirti olması durumunda gerekli tedavilerin geciktirilmemesi konusunda hastaneye başvurmalarını belirten Gürkan, "Erkeklerde meme kanseri tanısı genellikle fizik muayene ile başlar. Genellikle meme başı altında ağrısız sert kitle, meme başında içe çekilme, akıntı veya cilt değişikliği gibi belirtiler değerlendirilir. Şüphe halinde ultrason ve/veya mamografi yapılır; kesin tanı için ultrason veya mamografi eşliğinde ince iğne veya kor biyopsi ile doku örneği alınır. Biyopsi sonucuyla tümör tipi, hormon reseptör durumu ve HER2 durumu belirlenir; gerekirse lenf nodu değerlendirmesi, ileri görüntüleme ve genetik testler eklenir" diye konuştu. KADINLARA YAPILAN CERRAHİDEN FARKI YOK Erkeklerdeki meme kanserinin kadınlardaki meme kanseri ile farkı olmadığına değinen Prof. Dr. Gürkan "Cerrahi gerektiğinde yaklaşım kadınlardakiyle benzerdir, ancak erkeklerde meme dokusu sınırlı olduğu ve tümörler sıklıkla meme başına yakın yerleştiği için en sık uygulanan yöntem memenin çıkarılmasıdır. Bu cerrahide meme dokusu, meme başı ve çevresiyle birlikte çıkarılır. Koltuk altı lenf bezlerinin durumunu değerlendirmek için örnekleme yapılır; tutulum varsa koltuk altı temizlenir. Uygun seçilmiş erken evre vakalarda, tümör boyutu ve yerleşimi uygunsa, meme koruyucu cerrahi de mümkün olup sonrasında radyoterapi önerilir. Ameliyat sonrası evreye ve tümör özelliklerine göre hormon tedavisi, kemoterapi veya radyoterapi planlanır'' dedi.