• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
5
Yeniakit Publisher
 Okulda eğitim başladı, Psikolog açıkladı: İlkokul ve lise çağında öfkeye aman dikkatli olun! Başka bir şey...

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Giriş Tarihi:

Okulda eğitim başladı, Psikolog açıkladı: İlkokul ve lise çağında öfkeye aman dikkatli olun! Başka bir şey...

Okullar eğitime başlayınca ilkokul ve lise çağındaki çocukların öfke patlamaları da gündeme geliyor. Peki, çocuklar neden bu kadar öfkeli? Psikologlara göre ilkokul çağındaki çocuklarda görülen öfke patlamaları ile lise dönemindeki ergenlerin öfkesi farklı nedenlerden kaynaklanıyor. Açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, çocuklarda öfkenin altında yatan duyguları, ailelerin yaptığı hataları ve doğru kriz yönetimi yöntemlerini anlattı.

#1
Foto - Okulda eğitim başladı, Psikolog açıkladı: İlkokul ve lise çağında öfkeye aman dikkatli olun! Başka bir şey...

Çocuklarda ve ergenlerde artan öfke problemleri ailelerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer alıyor. Peki, çocuklarda öfke ve şiddet nasıl geçer?

#2
Foto - Okulda eğitim başladı, Psikolog açıkladı: İlkokul ve lise çağında öfkeye aman dikkatli olun! Başka bir şey...

İlkokul çağındaki çocuklarda duyguları ifade edememe ve dürtü kontrolündeki gelişim süreci öfke patlamalarına yol açarken, lise dönemindeki gençlerde kimlik arayışı, bağımsızlaşma isteği, sosyal baskılar ve akademik kaygılar öfkenin temel nedenleri arasında öne çıkıyor. Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, Merve Kantarcı Çulha'ya yaptığı açıklamada, çocukların öfkesinin yalnızca bir davranış problemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, ailelerin kriz anında nasıl yaklaşması gerektiğine dikkat çekti. Şahin, dijital ekran kullanımı, sosyal medya ve sınav baskısının da çocukların öfke eşiğini etkileyebildiğini vurguladı.

#3
Foto - Okulda eğitim başladı, Psikolog açıkladı: İlkokul ve lise çağında öfkeye aman dikkatli olun! Başka bir şey...

İlkokul çağındaki bir çocuğun öfkesi ile lise çağındaki bir ergenin öfkesi, nörobiyolojik ve gelişimsel açıdan tamamen farklı zeminlerde şekillenir. İlkokul çağındaki çocukta beynin yürütücü işlevlerinden, dürtü kontrolünden ve planlamadan sorumlu olan prefrontal korteks henüz ham bir gelişim aşamasındadır. Çocuk, engellenme veya anlaşılmama gibi yoğun duygularla karşılaştığında duygusal merkez olan amigdala hızla devreye girer. Çocuk; yaşadığı duyguyu adlandırmakta ve söze dökmekte zorlandığı için öfke, bedensel bir taşkınlık olarak dışa vurulur. Ağlama, bağırma, vurma veya fiziksel tepkiler gösterebilir. Çocuğun öfkesinin altında yatan temel psikolojik ihtiyaçları çoğunlukla: duygusal regülasyon, güvenlik ve sınırların netliğidir. Ergenlikte ise duyguları ve ödül mekanizmasını yöneten limbik sistem aşırı aktiftir. Bununla beraber mantıklı karar almayı yöneten prefrontal korteksin olgunlaşması 20'li yaşların ortalarına kadar devam eder. Bu nörolojik dengesizlik ergeni fevri ve yoğun hissetmeye açık hale getirir. Ergenin öfkesi çoğu zaman bağımsızlaşma sancısı, kimlik arayışı ya da adaletsizlik algısından kaynaklanabilir. Birey olarak kabul görmek, mahremiyet, özerklik gibi faktörler ergenin temel psikolojik ihtiyaçlarındandır.

#4
Foto - Okulda eğitim başladı, Psikolog açıkladı: İlkokul ve lise çağında öfkeye aman dikkatli olun! Başka bir şey...

Özetle; ilkokul çağındaki çocukta "Duygumu nasıl yöneteceğimi bilmiyorum." daha ön plandayken ergende "Beni anlamıyorsunuz ve kendi alanımı korumak istiyorum." teması belirgindir. Ortak hata, öfkenin kendisini problem olarak ele alıp öfkenin aslında ne anlatmak istediğini gözden kaçırmaktır. İlkokul çağındaki çocuğa öfke anında aşırı açıklama yapmak ve mantık yürütmeye çalışmak çocuğun yükünü artırarak krizi körükler. Bir diğer yaygın hata ise çocuğun öfkesini dindirmek adına daha önce konulmuş bir kuralı esnetmektir. Kısıtlanan ekran süresini uzatmak, aslında yasak olan abur cuburdan yemesini müsaade etmek gibi. Bu durum, öfkenin bir manipülasyon aracına dönmesine sebep olur. Ergende ise "Sen zaten ergenliktesin, her şeye sinirleniyorsun." tepkisi ergenin yaşadığı duyguyu küçümseyerek iletişimi daha da zorlaştırabilir. Ergenin öfke anındaki sert çıkışları ebeveyn tarafından şahsi bir saldırı olarak algılandığında bir güç savaşı meydana gelebilir. Ergeni dinlemek yerine savunmaya geçmek bağı koparan en kritik adımdır. Özellikle yoğun ve kontrolsüz ekran kullanımı; uyku saatlerinin gecikmesine, fiziksel hareketliliğin azalmasına ve çocuğun gerçek yaşamındaki ilişkilerinden uzaklaşmasına yol açabiliyor. İlkokul çağındaki çocuklarda dijital ekran kullanımı hızlı dopamin döngüsü yaratarak hazzı erteleme ve sabır eşiğini düşürür. Ekran kapandığı an yaşanan dopamin düşüşü ani öfke patlamalarına neden olur. Bununla beraber dijital oyunlardaki kaybetme hissi ya da oyun içinde yaşanan zorbalıklar öfkeyi tetikler. İlkokul çağındaki çocukların gerçek yaşamlarında kurdukları oyun ihtiyaçları ödev ve sınav kaygısı gibi akademik baskı ile bastırıldığında bedensel enerji birikir ve huysuzluğa dönüşür. Ergenlerde dijital ekran kullanımı mavi ışık maruziyeti sebebiyle derin uyku bozukluklarına dolayısıyla kronik öfkeye sebep olabilir. Sosyal medyadaki sürekli karşılaştırma, siber zorbalık, dışlanma korkusu gibi faktörler yoğun kaygı ve savunmacı bir öfke maskesi yaratabilir. Gelecek kaygısı, aile beklentisi, sınav kaygısı gibi durumlarla kendini gösteren akademik baskı ergende kronik tükenmişliğe sebep olabilir ve bu durum en ufak bir uyarıda öfke patlamaları doğurabilir. Bir çocuğun öfkesi ne zaman "normal bir gelişimsel tepki" olmaktan çıkıp profesyonel desteğe ihtiyaç duyan bir duygusal duygu-durum problemine dönüşür? Bir öfke tepkisinin profesyonel desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren temel kriterler; sıklık, şiddet, süre ve işlevselliktir. Öfke nöbetleri sırasında çocuğun kendine, başkalarına veya eşyalara yönelik fiziksel şiddet uygulaması. Öfkenin okul başarısını, arkadaşlık ilişkilerini ve aile içi iletişimini sürdürülemez şekilde bozması. Krizlerin haftada birkaç kez yaşanması ve yatışmasının saatler alması gibi durumlar söz konusuysa profesyonel destek alınmalıdır. Ergenlerde öfke genellikle örtük bir depresyonun, kaygının dışavurumudur. Öfkeye eşlik eden içe kapanma, iştah ve uyku problemleri klinik değerlendirme gerektirir. Öfke anında kriz yönetimi nasıl olmalı? Hem küçük yaştaki bir çocukta hem de ergende, patlama anında ebeveynin yapması ve kesinlikle yapmaması gereken ilk 3 adım nedir? Öfke patlamasının en yoğun olduğu anda amaç çocuğa ders vermek değil, önce ortamı sakinleştirmektir. 1. Çocuk kendisine veya çevresine zarar verecek durumdaysa öncelik güvenliktir. "kızgın olabilirsin ama vuramazsın." gibi net bir sınır koyulabilir. 2.Çocuk öfke patlaması yaşıyorken ebeveynin de bağırması krizi büyütür. Kısa, net ve sakin cümleler kullanılmalı. 3.Duyguyu kabul edip konuşmayı kriz bitimine bırakmak gerekir. "Şuan çok öfkelisin, bunu görüyorum. Sakinleştiğinde konuşabiliriz." Demek çoğu zaman uzun açıklamalardan daha etkilidir. Çocuk sakinleştikten sonra ne olduğunu, neye ihtiyaç duyduğunu ve bir sonraki sefer ne yapabileceğini mutlaka birlikte konuşmak gerekir. Kesinlikle yapılmaması gereken 3 şey ise: 1.Bağırmak, tehdit etmek, aşağılamak gibi tutumlar çocuğun öfkesini düzenlemekten çok utanç ve karşıtlık yaratabilir. 2.Krizin ortasında uzun nasihatler vermek veya mantık yürütmeye çalışmak hem ilkokul çağındaki çocuk için hem de ergen için işlenmesi zor durumlardır. Önce sakinleşme sonra konuşma daha işlevseldir. 3.Öfkeyi tamamen yok saymak çocuğun öfkesini kronik bir güvensizliğe dönüştürür. Bununla beraber öfke krizini o an dindirebilmek için yasakları delmek öfke davranışını doğrudan pekiştirmek olur. KAYNAK: AKŞAM

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23