Özetle; ilkokul çağındaki çocukta "Duygumu nasıl yöneteceğimi bilmiyorum." daha ön plandayken ergende "Beni anlamıyorsunuz ve kendi alanımı korumak istiyorum." teması belirgindir. Ortak hata, öfkenin kendisini problem olarak ele alıp öfkenin aslında ne anlatmak istediğini gözden kaçırmaktır. İlkokul çağındaki çocuğa öfke anında aşırı açıklama yapmak ve mantık yürütmeye çalışmak çocuğun yükünü artırarak krizi körükler. Bir diğer yaygın hata ise çocuğun öfkesini dindirmek adına daha önce konulmuş bir kuralı esnetmektir. Kısıtlanan ekran süresini uzatmak, aslında yasak olan abur cuburdan yemesini müsaade etmek gibi. Bu durum, öfkenin bir manipülasyon aracına dönmesine sebep olur. Ergende ise "Sen zaten ergenliktesin, her şeye sinirleniyorsun." tepkisi ergenin yaşadığı duyguyu küçümseyerek iletişimi daha da zorlaştırabilir. Ergenin öfke anındaki sert çıkışları ebeveyn tarafından şahsi bir saldırı olarak algılandığında bir güç savaşı meydana gelebilir. Ergeni dinlemek yerine savunmaya geçmek bağı koparan en kritik adımdır. Özellikle yoğun ve kontrolsüz ekran kullanımı; uyku saatlerinin gecikmesine, fiziksel hareketliliğin azalmasına ve çocuğun gerçek yaşamındaki ilişkilerinden uzaklaşmasına yol açabiliyor. İlkokul çağındaki çocuklarda dijital ekran kullanımı hızlı dopamin döngüsü yaratarak hazzı erteleme ve sabır eşiğini düşürür. Ekran kapandığı an yaşanan dopamin düşüşü ani öfke patlamalarına neden olur. Bununla beraber dijital oyunlardaki kaybetme hissi ya da oyun içinde yaşanan zorbalıklar öfkeyi tetikler. İlkokul çağındaki çocukların gerçek yaşamlarında kurdukları oyun ihtiyaçları ödev ve sınav kaygısı gibi akademik baskı ile bastırıldığında bedensel enerji birikir ve huysuzluğa dönüşür. Ergenlerde dijital ekran kullanımı mavi ışık maruziyeti sebebiyle derin uyku bozukluklarına dolayısıyla kronik öfkeye sebep olabilir. Sosyal medyadaki sürekli karşılaştırma, siber zorbalık, dışlanma korkusu gibi faktörler yoğun kaygı ve savunmacı bir öfke maskesi yaratabilir. Gelecek kaygısı, aile beklentisi, sınav kaygısı gibi durumlarla kendini gösteren akademik baskı ergende kronik tükenmişliğe sebep olabilir ve bu durum en ufak bir uyarıda öfke patlamaları doğurabilir. Bir çocuğun öfkesi ne zaman "normal bir gelişimsel tepki" olmaktan çıkıp profesyonel desteğe ihtiyaç duyan bir duygusal duygu-durum problemine dönüşür? Bir öfke tepkisinin profesyonel desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren temel kriterler; sıklık, şiddet, süre ve işlevselliktir. Öfke nöbetleri sırasında çocuğun kendine, başkalarına veya eşyalara yönelik fiziksel şiddet uygulaması. Öfkenin okul başarısını, arkadaşlık ilişkilerini ve aile içi iletişimini sürdürülemez şekilde bozması. Krizlerin haftada birkaç kez yaşanması ve yatışmasının saatler alması gibi durumlar söz konusuysa profesyonel destek alınmalıdır. Ergenlerde öfke genellikle örtük bir depresyonun, kaygının dışavurumudur. Öfkeye eşlik eden içe kapanma, iştah ve uyku problemleri klinik değerlendirme gerektirir. Öfke anında kriz yönetimi nasıl olmalı? Hem küçük yaştaki bir çocukta hem de ergende, patlama anında ebeveynin yapması ve kesinlikle yapmaması gereken ilk 3 adım nedir? Öfke patlamasının en yoğun olduğu anda amaç çocuğa ders vermek değil, önce ortamı sakinleştirmektir. 1. Çocuk kendisine veya çevresine zarar verecek durumdaysa öncelik güvenliktir. "kızgın olabilirsin ama vuramazsın." gibi net bir sınır koyulabilir. 2.Çocuk öfke patlaması yaşıyorken ebeveynin de bağırması krizi büyütür. Kısa, net ve sakin cümleler kullanılmalı. 3.Duyguyu kabul edip konuşmayı kriz bitimine bırakmak gerekir. "Şuan çok öfkelisin, bunu görüyorum. Sakinleştiğinde konuşabiliriz." Demek çoğu zaman uzun açıklamalardan daha etkilidir. Çocuk sakinleştikten sonra ne olduğunu, neye ihtiyaç duyduğunu ve bir sonraki sefer ne yapabileceğini mutlaka birlikte konuşmak gerekir. Kesinlikle yapılmaması gereken 3 şey ise: 1.Bağırmak, tehdit etmek, aşağılamak gibi tutumlar çocuğun öfkesini düzenlemekten çok utanç ve karşıtlık yaratabilir. 2.Krizin ortasında uzun nasihatler vermek veya mantık yürütmeye çalışmak hem ilkokul çağındaki çocuk için hem de ergen için işlenmesi zor durumlardır. Önce sakinleşme sonra konuşma daha işlevseldir. 3.Öfkeyi tamamen yok saymak çocuğun öfkesini kronik bir güvensizliğe dönüştürür. Bununla beraber öfke krizini o an dindirebilmek için yasakları delmek öfke davranışını doğrudan pekiştirmek olur. KAYNAK: AKŞAM